Hayat Çocuk ruhumu kaybetseydimyazamazdım

Çocuk ruhumu kaybetseydim yazamazdım

Jordi Sierra i Fabra, İspanya'nın en ünlü gençlik yazarı. Her yazdığı kitap satış rekorları kırıyor. "Hayatım boyunca hep gençlerle ve çocuklarla arkadaşlık kurdum. Çocuk ruhumu hiç kaybetmediğim için başarılı oldum"diyen Fabra ile yazın serüvenini konuştuk.

Abone Ol Google News
Hatice Saka Yeni Şafak
Çocuk ruhumu kaybetseydim
yazamazdım
Jordi Sierra İ Fabra'nın "Kafka ve Gezgin Bebek" adlı kitabı yayınlandı.

Kitapları dünyada 11 milyonun üzerinde satan ünlü İspanyol yazar Jordi Sierra i Fabra şu ana kadar 40’ın üzerinde edebiyat ödülüne layık görüldü. İspanyol çocuk ve gençlik edebiyatının en çok okunan, en başarılı yazarlarından sayılan yazarın bu alandaki kitapları, aralarında Hollanda, Japonya, Bulgaristan, Slovenya, Fransa ve Almanya’nın da bulunduğu pek çok ülkede yayımlandı. 2004’te İspanya kütüphaneleri istatistiklerinde, gençler tarafından en çok okunan yazar olarak dikkati çekti. Çocukluk yıllarından itibaren yazar olmak isteyen Fabra, kazandığı tüm parayı yazar olmak isteyen gençler için kurduğu vakıfta harcıyor. Başarısının sırrını ise hep çocuk kalmasına bağlıyor.

Çocuk ve gençlik edebiyatında dünyaca üne kavuşmanızı hangi yönünüze bağlıyorsunz?

Her şeyin başında ben, hayata çocuk bir yazar olarak başladım. Yazmaya adım attığımda henüz sekiz yaşında idim. 10-11 yaşlarına geldiğimde ise 100 sayfalık kitaplar yazıyordum. Herhalde çocuk yaşta yazmaya başladığım için o tazeliği hep korudum. İkinci olarak ben hala çocuk olarak hayatıma devam ediyorum. Etrafımdaki bütün çocuklar beni kendilerinden biri gibi görürler. Tüm arkadaşlarım gençler ve çocuklardan oluşuyor. Özellikle 15-16 yaşındaki gençler benimle konuşunca bizi nasıl bu kadar iyi anlayabiliyorsun diyorlar. Sanıyorum ki başarım çocuk ruhlu olmamdan kaynaklanıyor.

Uzun yıllar Rock Roll üzerine çalışmanız ve müzik eleştirmenliği yapmanızın genç kalmanızda etkisi oluyor değil mi ?

Evet, doğru bir tespit. 20 yıl boyunca müzik eleştirmeni olarak çeşitli gazete ve dergilerde yazdım. Müzik hakkında yazmayı bırakmama rağmen, beni bu konuda konservetuarlar ve ünlü müzisyenler hiç rahat bırakmadı. Organize edilen konuşmalarda gençlere müzik hakkında bildiklerimi aktarmaya devam ettim ve onlarla bir arada oldum. Elbette bu da benim genç kalmamı sağlayan nedenlerden biri oldu. aldığım rock kıyafetelerini giyerdim.

Çok fazla kitap yazıyorsunuz bunun sırrı nedir ?

Beni ayaklı bir uydu anteni gibi görebilirsiniz. Her gördüğümden bir fikir kapıp hemen yazıya dökebilirim. Çok fazla kitabımın olmasının nedeni de bu. Küçüçük bir sembolden bile kafamda bir kitap oluşturabilirim öyle bir kolaylığım var. Beni yazar yapan farklılık, sanıyorum başkalarının bir şey okuduğunda okuyup geçmeleri ya da birşeyi gördüklerinde üzerine düşünmemeleri, ben ise herhangi bir şeyi kafamda bir romana dönüştürebiliyorum.

Türkiye’deki okuyuculara ulaşan iki kitabınız var. Bunlardan biri “Kafka ve Gezgin Bebek”. Bu kitabınız yazılış öyküsünden bahseder misiniz ?

Kitap gerçek bir hikayeyi anlatıyor. Kafka, bu mektupları yalnız başına ve bunu hissederek yazmış. Ben bu Kafka’nın gerçek hikayesini bir gazetede üç satır olarak okudum. Daha haberi okur okumaz bu mektuplar yazılmalı dedim ve dört günde içinde kitabı yazıp bitirdim. Kafka gibi hissedebilmek için onunla empati kurdum. Insanlar bu kitapla Kafka’yı insanlaştırdığımı söylüyorlar. Buna katılıyorum. Kafka içine kapanık biri ve bu kitap onun iç dünyasını bir nebze de olsa yansıtıyor.

BEN BİR FEMİNİSTİM

Bir diğeri ise “Oysa Aşk”. Bu kitabınızda bambaşka bir konuya değiniyorsunuz. Kadına yönelik şiddeti yazmaya nasıl karar verdiniz?

Modern yaşantımızdaki kadınlar, hak ve özgürlükler bakımından epey yol aldılar. Ancak buna rağmen erkeklerin maçist duygularına esir düşmelerine, onların bu üstün, kendi beğenmiş tavırlarına, tacizlerine taviz vermelerine tahammül edemiyorum. Bu kitabı yazma nedenimin bu sorundan kaynaklanıyor. Kendi kendime modern dünyadaki kadına yönelik şiddeti yazmalıyım dedim. Ben kendimi feminst olarak tanımlıyorum. çok feministim. Bütün yazın hayatımda kadın hakları, kadın özgürlükleri, kadının toplum içindeki yeri için çok uğraştım. Türkiye’deki yayınevleri bu kitabı talep edince çok şaşırdım ve sevindim.

Bu kitapta da diğerlerinde olduğu gibi ayaklı uydunuza nasıl bir olay takıldı ve sizi harekete geçirdi ?

Evet, bu fikirde benim ayaklı uyduma takılan bir konuşmadan sonra bir anda ortaya çıktı. (gülüyor) Bir mağazada 15-16 yaşalarında iki kız arkadaş elbise deniyorlardı.Kızlardan biri erkek arkadaşı izin vermediği için elbiseyi almadı. Bu duruma çok sinirlendim ve eve gidip bu kitabı yazmaya başladım.

Barcaleno’da çok büyük bir vakfınız var. Bu vakıfta çocuklarla ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz ?

Ben küçükken kendi kendime roman yazıyordum. Babam, başka bir iş yapmayıp sadece yazıyorum diye çok kızardı. Bana yazmayı yasaklamıştı. Ayrıca çocukken kekemeydim. Bu yüzden okulda hep kendimi kötü hissettim. Yazar olma hayalim için, tek başıma çocukken herkesle ve herşeyle çok fazla mücadele ettim. Sonra büyüyüp ünlü bir yazar olunca etrafımdaki gençlere kulak verdim. Onların çoğu, “ben de yazmak istiyorum ama imkanım yok” deyip saçmasapan nedenlerden dolayı yazmaktan vazgeçtiklerini gördüm. Böylece vakfı kurdum.

Peki bütün bu çalışmalar için büyük bir bütçeye ihtiyaç yok mu ?

Ben yazılarımdan ve kitaplarımdan para kazanıyorum ama zengin bir adam değilim. Kitaplarımdan kazandığım tüm parayı, gençleri bu konuda eğitmek ve onları yazı yazmaya yöneltmek için bu vakıfta harcıyorum. Her şeyimi bu vakfa veriyorum. Şu anda yaşadığımız dünya çok bencil. Hepimiz kendi çıkarlarımız için yaşıyoruz. Sadece sahip olmaya odaklanıyoruz ve başka bir şey düşünmüyoruz. Ben de bu kötü dünyada yapılabilecek en iyi şeylerden birini yaptığımı düşünüyorum. Bir tane evim var ve 40 yıldır aynı evde oturuyorum. Başka bir eve de ihtiyacım yok. 20 yaşında eski bir arabam var. Yeni bir tane almayı da düşünmüyorum. Ama beni aziz falan sanmayın (gülüyor). Sadece doğru bildiğimi yapıyorum.

  • KİTABIN ÖZETİ :
  • Kafka ve Gezgin Bebek
  • Jordi Sierra i Fabra
  • Vapur Yayınları
  • 124 sayfa

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.