Hayat Dijital İctihad Fıkhın geleceğidir

Dijital İctihad Fıkhın geleceğidir

Yapay zeka tabanlı İctihad faaliyeti üzerine yeni bir keşif olan 'Dijital İctihad' ile ilgili bilinmeyenleri Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim görevlisi Dr. Mehmet Hicabi Seçkiner, yenisafak.com'a anlattı. Konu ile ilgili henüz proje aşamasında olduğunu belirten Seçkiner, ''Ekip kurmaktayız ve bunu TÜBİTAK projesi ile hayata geçireceğiz, çalışmalara başladık. Bu konu bırakın Türkiye'yi dünyada ilk defa gündeme geldi. Başka yerde araştırma ve çalışma yok'' dedi.

Abone Ol Google News
Muhammed Sefa Ulusoy Yeni Şafak
Dijital İctihad Fıkhın geleceğidir
Öğr. Gör. Dr. Mehmet Hicabi SEÇKİNER (Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi).

1. İctihad

İslam dini insanlığı tek yaratıcı olan Allah Teâla’ya inanmaya ve O’nun emir ve yasaklarına uymaya davet eden son ilahi dindir. İslam kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim ve elçisi Hz. Muhammed (sav.) aracılığıyla inanç, ibadet, muamelat ve ahlak alanlarından insanlığa yapmaları ve yapmamaları gerekenlere dair ilahi hükümler getirmiştir. İslam’ın iki temel kaynağı olan Kur’an-ı Kerim ve Sünnetteki bu hükümler zamanla tasnif edilerek farklı ilim dallarının konusu olmuştur. Klasik tabirle fıkıh ve modern tabirle İslam hukuku, tafsili delillerden istinbat edilen şer’i ameli hükümler üzerine kurulu bilim dalıdır. Fıkıh, ilk dönem İslam literatüründe dini bilgiyi derinlemesine bilme, kavrama ve uyarlama şeklinde geniş bir muhtevayı ifade ederken, dini bilimlerin sistematikleşmesiyle birlikte dinin hukuk sahasına ait meselelerini ifade eden bilimsel alanın adı olmuştur.

İnsan, aklı ile malum bir varlıktır. İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan aklı sayesinde ayırır. İnsan aklı sayesinde kendisine iletilen bilgiyi işler, anlar ve yorumlar. Ancak anlama ve yorumlama faaliyetinde bilginin birden fazla manaya ihtimali kadar aklın bilgiyi birden çok anlama yorumlama ihtimali de söz konusudur. Bu durum hükümlerin anlaşılmasında da geçerli olup bu sayede bir hükme ait birden çok görüş ortaya çıkabilir. Bu istenen bir durum olmasa bile beklenen bir durumdur. Diğer yandan kişinin anlama kapasitesi, yeteneği, bilgi dağarcığı ve tecrübeleri anlamlandırma düzeyine etki eder. İnsanın psiko-sosyal yapısı dahi hükmü anlayışını etki altında bırakabilir. Bu nedenle de ortaya tercihinde ihtilaf edilebilecek birden çok görüş çıkar. Bu durumlar da hükmün anlamlandırma çabasına ait problemler arasında yer alır.

İctihad terim olarak “fakihin herhangi bir şer‘î hüküm hakkında zannî bilgiye ulaşabilmek için bütün gücünü harcaması” demektir. İctihad mana ekseninde yürütülen zihni faaliyetin adıdır. Ancak ictihad, sınırlı sayı ve kapsamdaki nasların çeşitli yorumlara tâbi tutularak yeni ve farklı olaylara uygulanması, yani nas-olgu ilişkisinin kurulması yönündeki fikrî çabayı temsil ettiğinden böyle bir anlayış ve faaliyetin şer‘î ahkâmın mükelleflere bildiriminin ardından, yani vahiy ve sünnet süreciyle birlikte başlamış olması tabiidir.Nasların şer’i hükmün temel kaynağı ve belirleyicisi olarak kabulü ve de nasların anlaşılıp yorumlanması akılla mümkündür. Nakil ve akıl her durumda bir birini destekleyen ve dengeleyen bir işleve sahiptir. Kıyas, rey, istidlal, istinbat ve fıkıh gibi nas ekseninde yürütülen faaliyetlerin genelini kapsamına alan ictihad, nasların lafız, mana ve bilinçli boşluklarında var olduğu düşünülen şer’i-ameli hükümleri ortaya çıkarmaya yönelen derinlemesine çabanın adıdır. Bu yönüyle ictihad insan aklı ve birikiminin devrede olduğu beşeri bir faaliyettir. Farklı boyutlarıyla re’y ictihadını câiz görenlere göre Hz. Peygamber, re’y yoluyla görüş açıklamak suretiyle bu konuda ümmetine örneklik etmiş ve nasları anlamada beşer aklına yer verileceğini göstermiştir.

Naslarla hayatın dinamizmi ve sosyal gerçeklik arasındaki bağlantıyı dengeli bir şekilde kurabilmek için bunu sağlayacak olan ictihad faaliyetinin her dönem ve toplumda canlı bir şekilde sürdürülmesine duyulan ihtiyaç açıktır. Ancak mezheplerin teşekkülü ve fıkıhlarının tedvin edilmesiyle birlikte ictihadın ilk geniş anlamının daraldığı ve mevcut müdevvenatın tatbikinden ibaret hale geldiği de bilinmektedir. Bu husus literatürde “ictihad kapısının kapanması” tabiriyle ifade edilir. Bu görüş, birçok çağdaş İslâm âlimi ve araştırmacısı tarafından da paylaşılmakta, yeni bir mezhep için yeni usuller koymaya mâtuf, yani klasik anlatımıyla mutlak ictihadın kapandığı benimsenmekle birlikte tahkīku’l-menât ictihadı, mukayyed ictihad, meselede ictihad ve kollektif ictihad gibi faaliyetlerin değişik düzeylerde hemen hemen aralıksız olarak devam ettiği, ileri dönem fakihlerinin de bu yönüyle öncekilerden geri kalmadığı ifade edilmektedir.

2. Dijital

Dijital, verilerin bir ekran üzerinde elektronik olarak gösterilmesidir. Yani bilgisayarlar ile yapılan algoritma tabanlı veri akışı üzerine kurulu yazılımla sağlanan işlemler ve imkanlar bütünüdür. Bilgisayarlar; onlara anlatılabilen (yada ifade edilebilen) belirli emirleri; işleyen, belirli verileri depolayabilen, gerçekleştirdiği bu işlemleri insanlara göre daha hızlı ve hatasız tamamlayabilen elektronik makinelerdir.

Bilgisayarlar verilen talimatları ve tekrar eden görevleri çok hızlı bir şekilde adım adım uygulayabilen makinalardır. Bilgisayarların bu hızlarından yararlanabilmek için net bir şekilde tanımlanmış talimatlara yani algoritmalara ihtiyaç vardır. Bu nedenle algoritma mantığını anlamak ve gerekli algoritmaları geliştirebilmek çok önemlidir. Algoritmalar modern kullanımlarına rağmen aslında bilgisayardan çok eskidir. Algoritmalar çözülmesi gereken problemler için genel bir çözüm oluşturmaktadır. Bu durum hem modern hem de eski algoritmalar için geçerlidir. Gerek günlük hayatımızda karşılaşmakta olduğumuz problemlerin çözümünde gerek dijital çağımıza yeni katkılarda bulunabilmek için algoritmaları benimseyerek hayatı kolaylaştırabilecek algoritma geliştirebilmek inanılmaz derecede bir öneme sahiptir.

Problem, yaşamda karşılaşılan güçlükler, engeller, çözülmesi gerekli sorunlar olarak tanımlanabilir. Kişiler, karşılaştıkları sorunlarla başa çıkabilmek için çözüm bulmaya çalışırlar. Problem çözme ise kişinin bir amaca ulaşmaya çalışırken karşılaştığı güçlükleri, engelleri görebilmesi ve bunlara çözüm bulana kadar geçirdiği bir düşünme ve problemi yenme süreci olarak tanımlanabilmektedir. İnsanlar, birçok problemle karşı karşıya kalsalar da problem çözme becerisine sahip oldukları sürece hayatlarına istedikleri şekilde yön verebilme şansına sahip olabilirler.

Algoritma, belirli bir amaca ulaşmak veya belli bir problemi çözmek için tasarlanan yol ve yöntemdir. Bir diğer anlamda “problemleri çözmek için tasarlanmış bir prosedür veya formül" anlamında gelmektedir. Aynı zamanda bu yöntem içerisinde bulunan bir dizi işleme verilen addır. Bir dizi işlem, tek bir işlem veya birden fazla işlem olabilir. Eğer yapılacak bir dizi işlem yok ise, ortada problem olan bir durum söz konusu değildir.

Bir probleme çözüm üretmek veya belirlenen amaca ulaşabilmek için tasarlanmış yola ve birbirini takip eden işlem adımlarına algoritma denir. Belirlenen amaca ulaşmak için çözüm yolları ve aşamaları belirlenmektedir. Doğru geliştirilen bir algoritma belirlenen aşamaları takip ederek en mantıklı çözüme ulaşacaktır. Günlük yaşamda bir iş için genellikle önceden plan yapılmaktadır. Bu plan, aslında yapılacak olan işin adımlarını belirler. Bu adımlar ilerleyerek yaşamı kolaylaştırmada ve hedefe ulaşmada yol göstermektedir. Algoritma kısaca çözüm adımlarıdır. Farkında olmasak da hayatın her anında algoritma kullanırız. Evden okula ulaşmak için ulaşım algoritmasını, açlığımızı gidermek için yemek algoritmasını tercih ederiz.

Bilgisayar bilimlerinde, yapılan bu planların yerini algoritma almaktadır. Bir sorunun çözümünde giriş değerlerinin nereden alınması gerektiği, bu değerlerin işlenmesinde hangi yöntemlerin kullanılacağı ve çıkan sonuçların nerelerde saklanacağı gibi tüm adımları algoritma belirler. Bir problemi çözmek için, düşünme eylemi gerçekleştirdiğimiz her evrede, algoritma kurarız veya daha önceden (bizim veya başkası tarafından) kurulmuş olan algoritmaları kullanırız. Bazı durumlarda da, geçerli olan durumlar için algoritma kuramayabiliriz. Gelişen dünya – bilişim sayesinde artık her tür problem çözülmeye, çözüm yolları da herkes tarafından öğrenilmeye (internet veya kitaplar tarafından) başlandı. Artık bu noktadan sonra, önemli olan, algoritma kurabilme değil, kuracağınız algoritmaların; ne kadar hızlı, ne kadar kapsamlı, ne kadar ucuz ve ne kadar yüksekperformanslı olduğudur.

İlk başlarda matematik veya geometri alanlarındaki problemlerin çözümünde formül şeklinde geliştirilen algoritmalar günümüzde bilgisayarların ve benzeri teknolojik araçların hızlarından yararlanabilmek için geliştirilmektedir. Dijitalleşmenin artışı ile algoritmaların önemi de gün geçtikçe artmaktadır. Ayrıca öğrenerek kendi kısıtlarını oluşturan yani insanların davranışlarını takip ederek kendi algoritmasını yazan daha gelişmiş yeni algoritmaların hayatımızı daha da çok şekillendireceği düşünülmektedir.

Bir sorunu çözmek ya da herhangi bir amaca ulaşmak için algoritma kurarız. Veri algoritmanın hammaddesidir ve algoritmanın girdisidir. Çözüm ya da beklenen amaç ise algoritmanın çıktısıdır. Algoritmada iş akışı sürecine sokulan her veri mutlaka bir işlemin tetikleyicisi olur. Veri algoritmaya ya elle girilir ya da önceden dijital ortama girilmiş verilerden faydalanılır. Çoğu zaman birkaç veri çeşitli işlemlerden sonra bir araya getirilerek süreç boyunca kullanılacak yeni bir veri elde edilir.

Bir konuyu çok iyi anlatabilmek için, beynin çalışma yapısını bilmeniz gerekmektedir. İşte bunun için ya kendinizi bu konuda bilgilendirmiş olmalısınız yada beynin çalışma yapısıyla ilgilenen bir bilim dalı olan yapay zeka uzmanı olmalısınız. Yapay zeka (insan gibi düşünebilen – çözüm üretebilen – sistemler geliştiren bir bilim dalı) sistemlerinde de; insan gibi düşünen sistemler geliştirmede ilk temel alınan yöntemlerden biri, başlangıç durumundan, istenilen duruma ulaşan bir formül bulmaktır.

Öğr. Gör. Dr. Mehmet Hicabi SEÇKİNER (Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi).
Öğr. Gör. Dr. Mehmet Hicabi SEÇKİNER (Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi).

3. İctihadın Dijitalleşmesi

İnsanın sosyal bilgilerle hayat arasındaki ilişkisinde olduğu gibi şer’i naslarla (dini hükümlerle) hayat arasında da temelde bilmek, anlamak ve uyarlamak üzerine kurulu bir ilişki dengesi vardır. Naslar bilinmeli, anlaşılmalı ve hayat naslara uyarlanmalıdır. Fıkıh, ilk dönem İslam literatüründe dini bilgiyi derinlemesine bilme, kavrama ve uyarlama şeklinde geniş bir muhtevayı ifade etmektedir. Ne var ki bilme eylemi, bilginin kaynağından ileri gelen açıklık ve kapalılık, zihinde gerçekleşen bir aktivite olan anlama eylemi de zihin yapılarının algılayış farklılığı ve uyarlama eylemi ise sınırlı naslar karşısında sınırsız hayat gerçeğinden hareketle bir takım problemler sinerjisine yol açabilir. Bu durumda birinin naslarda yer alan hukuki hükümlere, isdtidlal ve istinbat yöntemlerini derinlemesine bir gayretle kullanarak, çözümler üretmesi gerekmektedir. İşte bu kişiye müctehid ve yaptığı işin adına da ictihad denir.

Bilgisayarlar verilen talimatları ve tekrar eden görevleri çok hızlı bir şekilde adım adım uygulayabilen makinalardır. Bilgisayarların bu hızlarından yararlanabilmek için net bir şekilde tanımlanmış talimatlara yani algoritmalara ihtiyaç vardır. Gerek günlük hayatımızda karşılaşmakta olduğumuz problemlerin çözümünde gerek dijital çağımıza yeni katkılarda bulunabilmek için algoritmaları benimseyerek hayatı kolaylaştırabilecek algoritma geliştirebilmek inanılmaz derecede bir öneme sahiptir.

Peki bilgisayarlardan, programlarından ve yapay zeka mekanizmasından yararlanarak İslam hukuk mirasına dair verileri bilgisayara yükleyerek dijitalleştirmek ve bir programda toplamak mümkün müdür? İctihad yöntemleri ile sonuçlara varıp farklı problemlere aynı yollarla çözüm üretmek imkansız mı? Dijital ictihad fıkıh ve fetvada verileri harekete geçirecek verileri canlandırabilir mi? Mezhep imamlarının ictihad usullerini kullanarak yazılıma aktaracağımız veriler ile hükme varmak mümkün müdür?

Müctehidin İslam hukukunun delillerinden hareketle fıkhi problemlere çözüm üretme yöntemleri, matematiksel algoritmaların teorik prensiplerine; günümüz fıkıh problemleri de günümüzde bilgisayarlardan yararlanılarak çözülen sosyal hayatın pek çok problemine benzerlik arz eder. Hatta istidlal, istinbat, kıyas, tahric, tenkih-i menat gibi usul teorileri aslında bir algoritma ürünü ve usulcüler birer algoritma uzmanıdır.

Öyleyse İslam hukuku kaynaklarındaki sabit ve değişken delillerin elektronik dile çevrilip veri olarak depolanması, merkezinde İslam hukuk metodolojisinin esasları üzerine kurulu olarak inşa edilecek algoritmalarla bilgisayar ortamında programlanması ve yapay zeka formları ile işlevsel hale getirilmesi de mümkündür. Bu sayede günümüzde bir bireyin sahip olamayacağı kadar çok verinin belli paradigmalarla kurgulanan yapay zeka modüllü bir bilgisayar programı aracılığıyla bir araya getirilip ictihad faaliyetinin canlandırılması, geçmişten geleceğe pek çok fıkhi problemin çözüme kavuşturulması, adına “dijital ictihad” veya “dijital fetva” diyebileceğimiz bu keşif ile mümkün olacaktır.

Biz bu çalışmamızda ictihadın dijitalleşmesi üzerine keşfimiz olan “dijital ictihad”ın imkanını, meselenin ictihad ve dijitallik yönü ile temellendirilmesine ait özet verileri ortaya koymaya çalıştık. Dünyanın, insanlığın ve bilimin geleceği olduğunu düşündüğümüz yapay zeka gerçeğinin İslami ilimlerde ve hususiyetle İslam hukuku sahasında var olan problemlerin çözümü anlamında işlevselleşmesinin olumlu katkılar sağlayacağı inancıyla temellendirmeye çalıştığımız dijital ictihad arayışımızın öncelikle alanımıza multidisipliner yeni bir boyut kazandıracağını düşünmekteyiz. Ayrıca yapay zekanın diğer bilimlerde olduğu gibi İslam hukukunu yeni bir yöne evirme potansiyelini dijital ictihadla müfit bir evrilmeye götüreceğini ve bu çabanın tohumlarının Anadolu’dan filizlenmesini arzulamaktayız. Bu hayalin gerçekleşmesi için dijital ictihadın yeni bir disiplin olarak ilmi ve kurumsal açıdan geliştirilerek ilerlemesine yönelik İslam hukuku akademisyenlerine geniş bir saha ve büyük bir sorumluluk düştüğünü de öngörmekteyiz.

Bunların yanında ictihadın yapay zeka merkezli dijitalleşmesinin ictihad devrinin aktifleşmesine, ictihadın sürekliliğine, fıkhın geçmiş, günümüz ve geleceğe dair usul ve füruya ait problemlerinin çözümüne, din işlerinin kolaylaştırılmasına, evrensel hüküm birliğine, Müslümanların insanlık alemindeki konjonktürlerinin gelişmesine sağlayacağı katkılar yanında ictihadın İslami kimliği, mezhepler açısından doğurabileceği karmaşa, fıkhın/fukahanın pasifleşme olasılığı ve fıkhı donukluğa sürükleme gibi riskler barındırdığı da akla gelmekte olup bu soru işaretlerinin bertaraf edilmesi ancak bu keşfin gerçekleşmesiyle cevap kazanacaktır. Unutmamak gerekir ki her şeyin bu denli hızlı geliştiği günümüzde asrın gereksinimi bilmekten öte bilgiyi doğru işlemektir.

Sonuç olarak dijital ictihadın geliştirilme aşamasında öncelikle yapılması gereken İslam hukuku sahasında temel kaynaklardaki sabit ve değişken verileri dijital dünyaya, temel konulardan problemli konulara ve basitten komplekse doğru serverlar aracılığı ile veri girişleri sağlanarak aktarmaktır. Bu sayede naslar ve içtihatlardan oluşan delillere dijital ortamda canlılık kazandırılıp hareketli veriler elde edilecektir. Daha sonra veriler müctehidlerin ictihad usulleri kullanılarak geliştirilen algoritmalarla yazılımlanacaktır. Ardından yapay zeka tabanlı sistematik bir yazılımla verilere düşünme yönü entegre edilecektir. Bu sayede İctihad yöntemleri ile sonuçlara varıp farklı problemlere aynı yollarla çözüm üretmek hedeflenmektedir. Böylece fıkhi verilerle ve doğru algoritma yöntemi ile programlanan yazılım sayesinde bilgisayar ortamında hüküm üretme eylemi yani dijital ictihadın imkanı sınanacaktır.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.