Hayat Farklılıklar herkes için farklı farklıdır

Farklılıklar herkes için farklı farklıdır

Küçük yaşta sağlam bir eğitim ve doğru yönlendirmenin gerektiği çocuklarımız, ilk bilgilerini kitaplardan alıyor. Seçtiğimiz çocuk kitapları hem kendini farklı hissedenlere hitap ediyor hem de farklılığa tahammülü olmayanlara.

Haber Merkezi Yeni Şafak
Dünya öyle bir yer ki, her rengiyle, her canlısıyla, her varlığıyla güzel ve her şeyin bu dünyada bir yeri ve işlevi var.
Dünya öyle bir yer ki, her rengiyle, her canlısıyla, her varlığıyla güzel ve her şeyin bu dünyada bir yeri ve işlevi var.

SEVİNÇ ŞAHİN

Öncelikle şunu sevinçle ve umutla söyleyeyim, bu ayki seçkimizi hazırlarken şunu gördüm; farklılıklar konusunda sayamayacağım kadar eser var. Farklılık dediğimizde eminim herkesin aklına bin bir türlü şey geliyordur. Bunların çoğu da kişisel duygu, düşünce ve tecrübelerimizden doğan fikirler ya da algılardır. Ama hepimiz şöyle düşünürsek, farklılıklar konusunda ortak bir nokta bulabiliriz sanırım: Farklılıklar, herkes için farklı farklıdır. Peki farklılıklar bir sıkıntı sebebi midir yoksa bir renk, bir başka pencere, bir başka ufuk mu? Her şeyin benzer veya aynı olduğu bir dünyayı ben hayal bile etmek istemiyorum doğrusu. Dünya öyle bir yer ki, her rengiyle, her canlısıyla, her varlığıyla güzel ve her şeyin bu dünyada bir yeri ve işlevi var. Hiçbirimiz hatta bir daldaki aynı meyveler bile birbirine benzemez tam olarak. Bu hayatın kaçınılmaz bir gerçeğidir ve böyle olmalıdır da. Tam ve bütün olmanın gereğidir bu.

RENKLER VE SEÇENEKLER ARASINDA İNSAN KALMAK

İlk cümlemde de belirttiğim gibi, çocuk kitapları içerisinde farklılıklar üzerine yazılmış çok sayıda eser var. Bunlardan biri de İngiliz yazar ve çizer David McKee tarafından yazılmış olan Dişe Diş isimli eser. Bu eser Ümit Mutlu çevirisiyle Uçan Balık Yayınları’ndan çıktı. Kitabın yazarı aynı zamanda çizeri de. David Mckee bol ödüllü, çok verimli bir yazar. Kitabın içeriğine gelince bir zamanlar, yeryüzündeki tüm filler siyah ya da beyazdır. Filler diğer bütün canlıları sevdikleri halde birbirleriyle iyi geçinemezler hatta birbirlerinden nefret ederler. Ormanda anlaşmazlıklar içinde yaşayan siyah ve beyaz fillerin bu didişmeleri bir süre sonra korkunç ve yıkıcı bir savaşa dönüşür. Öyle bir zaman gelir ki dünya üzerinde hiç siyah ya da beyaz fil kalmaz. Bir gün barış yanlısı fillerin torunları ormanın derinliklerinden çıkagelirler. Bilin bakalım bu filler ne renktir?

David Mckee, aynı canlı türü oldukları halde sadece ve sadece farklı renklere sahip oldukları için anlaşmazlığa düşüp, büyük yıkımlar yaşayan ve yaşatan siyah-beyaz fillerle, öylesine net bir mesaj vermiş ki...Fazla söze gerek yok sanırım. Mckee gibi farkındalık temalı bir başka eser de Venezuellalı yazar Menena Cottin tarafından yazılan Renklerin Kara Kitabı. Renkleri görmeden diğer duyu organlarınızdan faydalanarak nasıl tarif edersiniz? Sizce renkler nasıl kokar, tatları olan şeyler midir? Alparslan Durmuş tarafından çevrilen, Rosanna Faria tarafından resimlenen Renklerin Kara Kitabı, Edam Yayınları tarafından yayınlanmış. Adı üstünde kara bir kitap. Kitapta hem Latin harfleriyle yazılmış metinler hem de Barilla alfabesiyle. Çizimler tamamen kabartma. Yani sadece gözlerinizle metinleri okumuyor ya da çizimlere bakmıyorsunuz, onlara dokunabiliyorsunuz. Yani farklı olmayı deneyimleten bir kitap Renklerin Kara Kitabı. Dünyayı dokunarak ve hissederek yaşayanlarla empati kurmaya yardımcı olabilecek bir eser. Tekrar tekrar belirtiğim gibi, sadece çocuklar için değil bu kitaplar. Bu eserler farklı yaşam koşullarını, farklı insan özelliklerini hissedebilmek adına çok birer araç olabilirler.

Feridun Oral imzalı, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Farklı Ama Aynı isimli kitap da benzer bir farklılığı ele alan bir eser. Kitapta arka bacakları çok güçsüz olduğu için diğer kardeşleri gibi yürüyemeyen bir küçük keçinin hikayesi anlatılıyor. Küçük Keçi zayıf bacaklarla doğmuş olsa da bir açıdan çok şanslı. Onu seven ve düşünen dostları var. Başta çoban olmak üzere herkes ona destek oluyor. Çoban küçük keçi büyüdükçe değiştirdiği bir çeşit yürüteç yapıyor küçük keçiye ve küçük keçi büyüyor ve kendi yavruları oluyor. İnsanı sıcacık bir duyguyla kuşatan bu sevimli eserin resimleri de Feridun Oral’a ait.

HER KAFADA BİR İLLÜZYON

Farklılıklarımız olsa da aslında hepimiz aynıyız duygusunu sonuna kadar hissettiren bu eserden sonra sizi çizimlerini Isabelle Arsenault’un yaptığı ve İngiliz yazar Kyo Maclear tarafından yazılan başka sevimli bir eserle tanıştıracağım: Kaşal. Kaşal, 2010 IBBY Genç Engelliler İçin ne Çıkan Eserler Seçkisi’ne girmiş ve 2012 Quebec Kitapevleri Derneği Gençlik Ödülü’nü kazanmış bir eser. Çarpıcı resimleriyle dikkat çeken eserin çevirmeni Gözdenur Çağlayan. Bu eseri ülkemize Hep Kitap kazandırmış.

Annesi kaşık, babası çatal olan, biraz annesine biraz babasına benzeyen benzersiz Kaşal’ın canı böyle ortada kalmış olmaktan dolayı çok sıkılıyor. Kendi benzersizliğini fark edemeyecek kadar tecrübesiz. Kimse onu kullanmak için seçmeyince çekmecede bir mahkûm gibi hayatını sürdürmek zorunda kalıyor. Ta ki bir gün neyin nasıl kullanılacağını umursamayan bir şefle tanışına kadar. Farklı olması yüzünden uyumsuz görünen Kaşal için bu tanışma bir fırsatı doğuruyor. Kaşal kendini farklı hisseden herkes için yazılmış.

Bir başka farklılık hikayesi de İngiliz yazar Frank Cottrell Boyce tarafından kaleme alınmış olan Benim Adım Hiç Kimse. Boyce, bir okul etkinliğinde Moğolistan’dan gelen sığınmacı bir kızla karşılaşmış, yazarın deyişiyle “ışık saçıyormuş” bu kız. Bir gün göçmen bürosu yetkilileri Misheel adlı kızı ve ailesini Moğolistan’a geri göndermişler. Misheel’den geriye, sınıftaki askıda asılı unuttuğu paltosu kalmış. Yazarın bu hatırasından esinlenerek kurguladığı anlatıda, Moğalistan’dan İngiltere’ye göç eden bir ailenin çocukları Chingis ve Nergui ile onlara rehberlik eden Julie’nin tanışmaları ve yaşadıkları anlatılıyor. Juila’nın ağzından dinlediğimiz öykü, farklılıklar ve çok kültürlülük üzerine yazılmış hüzünlü bir hikâye. Chingis’in, Moğolistan’dan getirdiğini sandığımız fotoğrafların, aslında Liverpool’a ait olduğunu öğrenmek ise farklı bakış açıları üzerine düşünmemize yol açıyor. Bir başka yerden gelip bambaşka bir yerde yer edinmeye, kabul görmeye ve önemliymiş gibi duran aslında zerre ehemmiyeti olmayan farklılıkları ortadan kaldırmaya çalışarak hayata kaldıkları yerden devam etmeye çalışan insanların öyküsü Benim Adım Hiç Kimse. Farklılıkların sadece zihinlerimizin yarattığı bir illüzyon olduğunu anlamamız dileğiyle, keyifli okumalar. Ya da farklı okumalar mı demeliydim...

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.