Hayat Mardinin üç filozof çeşmesi

Mardin’in üç filozof çeşmesi

Yedi bin yıllık tarihi boyunca çeşitli uygarlıklara kucak açmış, değişik etnik grup ve mezheplere ev sahipliği yapmış bir yerleşim merkezi Mardin. Müslüman, Hıristiyan, Yahudi, Süryani, Keldani, Yakubi, Nesturi ve Yezidi gibi farklı dinlerin bir arada yaşadığı, sivil ve dini mimarisiyle tam bir açık hava müzesi.

Abone Ol Google News
Mustafa Cambaz Yeni Şafak
Mardin’in üç filozof çeşmesi
Yapıları ve rengiyle doğallıkta zirve yapmış şehrin çeşmeleri de çok özel. Medreselerin ve avlulu camilerin hepsinde mevcut olan çeşmeler, asli görevlerinin yanında derin bir felsefeyi de barındırıyor. Genellikle eyvan içinde yer alan bu Artuklu dönemi yapılarında, çeşme ve su insan hayatına benzetilmiş. Mardin camilerinin en eskisi olan ve şehrin tam ortasında yer alan Mardin Ulu Camii'nin inşa tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte şehrin simgelerinden biri olan minaresinin kaidesindeki kitabeden 1176 tarihinde var olduğu anlaşılıyor. Caminin avlusundaki eyvanlardan biri çeşme olarak düzenlenmiş.

ZİNCİRİYE MEDRESESİ



Mardin'in bir diğer simgesi, kalenin hemen altında yükselen Zinciriye Medresesi'dir. 1385 tarihli yapının revak kemerleri altında bir çeşme bulunuyor. Kanallı ve havuzlu çeşmede suyun kaynağı doğum, ilk havuz gelişme, ikinci havuz orta yaş, üçüncü havuzsa ölümü sembolize ediyor. Kaynağından doğan su, küçük havuzda çocukluk ve gençlik günlerini tamamlayıp daha büyük olan ikinci havuza doluyor. Oradan da mezar şeklindeki üçüncü havuza, kaçınılmaz sona akıyor. Bir başka anlatımla da hayatı simgeleyen büyük havuzdan çıkıp gidiyor. Bu arada su birinci havuzdan ikinci havuza akışta genişçe bir oluktan geçtiği için tıpkı gençlik yılları gibi ağır ağır akıyor. İkinci havuzdan son havuza geçişi sağlayan oluk dar olduğundan, su hızlı akıyormuş gibi görülüyor. Tıpkı orta yaştan sonra geçen yıllar gibi.

KASIMİYE MEDRESESİ



Mardin'in ikinci büyük medresesi Kasımiye, taş şehrin güney batısındaki tepenin altında bulunuyor. Artuklu döneminde yapımı başlatılan medreseyi, Akkoyunlu Hükümdarı Sultan Kasım 1487-1502 yılları arasında tamamlatmış. İlk yapım tarihi bilinmiyor. Artuklu mimari özelliklerini taşıyan medresenin süslemeleri Zinciriye Medresesi'yle benzerlik gösteriyor. İnsan ömrünü sembolize eden geleneksel Artuklu çeşmesi diğer medreselerde olduğu gibi burada da mevcut. Fakat buradakinin hüzünlü hikayesi, bu eyvanlı çeşmeyi diğerlerinden daha özel kılıyor. Efsaneye göre medreseyi yaptıran Sultan Kasım'ın kafası, Timur tarafından burada kestirilmiş. Acılar içindeki kız kardeşi, ağıtlar yakarak başındaki yaşmağını çıkarıp yerdeki kana bulamış ve duvarlara saçmış. Eyvanın sağ ve sol duvarında halen mevcut olan izlerin Sultan Kasım'ın kanı olduğuna inanılıyor.



6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.