Hayat Oku ve gafletten uyan

Oku ve gafletten uyan!

İslam dünyası bu yüzyıla ne söylüyor? Ya da daha doğru bir soru olarak neden bu çağa bir söz söyleyemiyor? Atasoy Müftüoğlu, Yeni Bir Dilin İnşası adlı kitabında bu soruların cevabını veriyor.

Haber Merkezi Yeni Şafak
Atasoy Müftüoğlu, Yeni Bir Dilin İnşası
Atasoy Müftüoğlu, Yeni Bir Dilin İnşası

ZEYNEP KARACA

Müslümanlar olarak bu çağda kendimiz olarak var olamıyoruz çünkü başkası olarak var olmayı kabul etmiş durumdayız. Başkasının belirlediği zihinsel kültürle yaşamayı kabul etmişiz ve artık kendimiz bir söz üretemiyoruz. İslam artık sadece bir sosyal yardımlaşma kurumu işlevi görüyor. Kendi sözü, kültürü, ekonomisi çağa söyleyeceği yeni bir şey yok. Bu yokluğun tek sebebi ise, zihinsel körlük. Kur’an okuyoruz ama bize ne söylediğini anlamıyoruz. Yaşıyoruz ama iki yüzyıldır Batılıların belirlediği gündemi takip ederek. Kendimizi gönüllü köleliğe ikna etmiş durumdayız. Bu gerçeğin değişmesi için yeni tip bir insan modeli geliştirmemiz gerektiğini söyleyen Mütüoğlu “Sorgulayan, olayların gerçek nedenlerini araştıran ve oradan yeni çözümler üretebilen bir yeni Müslüman tipine ihtiyacımız var” diyor ve İbni Rüşt örneğini veriyor. Rüşt’ün döneminde, ateistlere, deistlere, Hristiyanlara, Yahudilere hitap ettiğini hatırlatan Müftüoğlu, bu vizyona sahip yeni isimlerin gençlerin yetişmesinde önemli rol oynayacağını dile getiriyor. Müftüoğlu, günümüzde dini hayatın sadece Türkiye’de değil, İslam dünyasının tümünde Allah’ı, Cibril’i ve Peygamberi dehşete düşüren meczuplar tarafından ele geçirildiğinden yakınıyor. Bundan kurtulmak için tıpkı geçmişte olduğu gibi düşünen düşünceyi yeniden uyandırmak harekete geçirmek şart.

Yeni Bir Dilin İnşasınAtasoy MüftüoğlunBeyan Yayınları n2018n172 sayfa

MÜSLÜMANCA BİR BAKIŞ

Eğer bunu başaramazsak İslam sadece sosyal yardımlaşma vakfı olarak bu çağda yaşamaya devam edecek. Yani hayatın her alanında olacağız ama kendimiz olarak var olamayacağız ancak başkalarının belirlediği gündemi yaşayarak var olacağız. Kendi sözümüz sesimiz, duruşumuz, kendi siyasetimiz, felsefemiz, edebiyatımız olmayacak. Sadece taklitlerle yaşamaya devam edeceğiz. Atasoy Müftüoğlu’na göre, böyle yaşamaktan şikayetçi de değiliz, kapitalizminden pay aldığımız sürece günlük hayatımıza ibadetimize dokunulmadığı sürece bu çağa yeni bir söz söylemek Müslümanca bir bakış açısını kazandırmak derdinde değiliz. Bu iş için öncelikle bu sorunları dert eder bir hale gelmemiz sonra cemaat ve lider taassubundan kopmuş zihinler yetiştirmemiz, geçmişi anlatarak mutlu olma hastalıklarından kurtulmuş olmamız gerekiyor. Bunlardan kurtulup gerçekte kim olduğumuzu hatırladığımızda bizim de yeni bir sözümüz, sesimiz ve dünyaya sunacak yeni bir yaşam biçimimiz olacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.