|

Rus entelektüelin kaleminden tasavvuf tarihi

Rus kökenli yazar Alexandar Knysh''nin kaleme aldığı ''Tasavvuf Tarihi'' kitabı Ufuk Yayınları arasında çıkan önemli bir çalışma. Hem klasik hem de modern Arap edebiyatı üzerine ihtisasını Ortadoğu ve Avrasya tarihi, dinleri ve kültürleri konusunda yapan Knysh''nin çalışması, özgün bir çalışma olarak ''tasavvuf tarihi''ne ilgi duyanlar için önemli bir kitap.

Vedat Aydın
00:00 - 16/01/2013 Wednesday
Güncelleme: 11:55 - 16/01/2013 Wednesday
Yeni Şafak
Rus entelektüelin kaleminden tasavvuf tarihi
Rus entelektüelin kaleminden tasavvuf tarihi

Vahşi kapitalizmin kâinatı tahrip eden ve insanı makineleştiren yapısı bugün de modern insanın içinden geçmekte olduğu derin krizin sebebi olarak kabul edilmelidir. Ahlaki değerleri aşındıran, insanı fıtratına yabancılaştıran her şeyi meşru gören ''bırakın yapsınlar, bırakın etsinler'' anlayışını meşrulaştıran bir hayat tarzı armağan edildi insanlığa. Bu yıkıcı ve şok edici sistemler bugün İslam âlemini de derinden etkilemekte ve değerlerin aşınmasına sebebiyet vermektedir. Bununla baş edebilmek için İslam''ın içinden süzülerek gelen en özgün disiplinlerden biri olan tasavvufa olan ihtiyaç inkâr edilemez. Ahlaki ilkeler, manevi değerler esas alınarak bireyin iç arınmasını ve toplumsal sorumluluklarını ele alan bu disiplin sayesinde tevhidi bilinç, hak ve adalet, barış ve sevgi, kardeşlik, paylaşma, diğerkâmlık, tevazu… gibi kavramlar insanda bir bilinç düzeyinde yaşanılır hale gelir.

Şeriatın zahiri kurallarıyla yetinmeyip ilave yükümlülükler benimseyen sahabelere dayandırılan tasavvuf, bidayetinden günümüze kadar İslam düşüncesi içerisinde en çok tartışılan disiplinlerin başında gelmektedir. İslam dairesi dışında değerlendiren sınırlı sayıdaki kişiyi saymazsak, tasavvuf düşüncesi İslam''ın özgün bir yorumu sayılmış, dünyanın her tarafında etkin bir şekilde iz bırakarak tarikatlar aracılığıyla dal budak salmıştır. Ortadoğu, Orta Asya, Kuzey Afrika, Sahra-altı Afrika, Güneydoğu Asya, Kuzey Afrika, Kafkaslar, Batı Avrupa, Birleşik Devletler, Sovyetler Birliği, Mezopotamya… gibi geniş coğrafyalara yayılmıştır. Bağdat, Basra, Horasan, Kahire, Nişâbur, Semerkant, Buhara, Tûs, İstanbul, Herat, Maveraünnehir, Şam… gibi önemli pek çok şehirlerde kurumlaşmış, etkileri günümüze kadar devam etmiştir.

DERİNLİKTEN HABER VERİR

İlahi emirleri arınmış bir kalp ve temiz duygularla yerine getirmek için insan doğasında mündemiç olan olumsuzlukları –nefsin arzu ve isteklerini- kontrol altında tutmayı esas alan tasavvuf düşüncesi; insanı kişisel serüveniyle sınırlı tutmayıp âlem hakkında derin bir düşünce sahibi yapmaya, başka insanlarla olan ilişkilerinde hassas davranmaya sevk eden çok önemli bir disiplindir. Mutasavvıf veya sufî olarak adlandırılan ilk Müslümanlardan başlayarak günümüze gelinceye kadar bu disiplin etrafında pek çok tarihi isim ortaya çıkmış, etkinlik alanları geniş coğrafyalara yayılmış ve artlarından çok sayıda takipçi bırakmışlardır. Bunların en ünlülerinden birkaçı şunlardır: Hasan Basrî, İbn Mübârek, İbrahim b. Ethem, Râbiatu''l Adeviyye, Zünnûn-u Mısrî, Muhâsibî, Cüneyd-i Bağdâdî, Ebî Yezîd Bistâmi, Hallâc-ı Mansûr, Hakîm Tirmizî, Gazâlî, İbn Arabî..

Yukarıda adları belirtilen şahsiyetlerin ve daha pek çok kimsenin tasavvuf tarihi içerisinde yeri ve konumu değişik çalışmalarla ortaya konmuştur. Tasavvufun sistemleştirilmesi aşağı yukarı onuncu asrın sonlarına doğru oldu. Bu dönemde tasavvufi eserler yazılmaya başlandı. Ebu Nasr Serrâc''ın Kitâbu''l-Luma''sı, Ebû Tâlib Mekkî''nin Kûtu''l-Kulûb''u, Kelâbâzî''nin Ta''arruf li-Mezhebi Ehli''t-Tasavvuf''u, Sülemî''nin Tabakâtu''s-Sûfiyye''si, Ebû Nuaym''ın Hilyetu''l-Evliyâ''sı, Kuşeyrî''nin Risâle fi''t-Tasavvuf''u, Hucvirî''nin Keşfu''l Mahcûb''u vb. eserler günümüze kadar önemlerini muhafaza ederek gelmiştir. Birçok düşünürün tespit ettiği gibi ''Tasavvufu İslam''ın ''ana akımı''yla uzlaştırmayı başaran İmam Gazali''nin ölümsüz eseri İhyâu Ulûmi''din-Dîn gibi eserler de tasavvufun daha iyi anlaşılması için son derece önemli eserler olarak günümüze ulaşmıştır.

ÖNEMLİ BİR ESER ÇIKARMIŞ

Bütün bu kişiler ve eserler hakkında derli toplu bir tasavvuf tarihi kaleme alan kitap, Ufuk Yayınları tarafından neşredildi. İhsan Durdu''nun akıcı diliyle tercüme edilen eser, tasavvuf tarihleri içerisinde ayrıcalıklı bir yer edinecektir. Tasavvuf sahasında otorite olan yazarlardan bazıları da bu eserin önemine dikkat çekmektedirler. Bunlardan sadece William Chittick''in şu tespitini paylaşmak istiyorum: '''Knysh''ın kitabı şu anda tasavvufun İngilizce''deki en iyi tarihsel incelemesi.'' Kitap on bölümden oluşmaktadır. ''İlk zamanlar'' başlığıyla başlayan birinci bölüm ile ''Belli başlı tasavvufi kavramlar ve kurumlar'' ile sona eren bölüm arasında ünlü mutasavvıfların hayatları, eserleri, siyasi, sosyal ve ilmi yaşamları hakkında oldukça doyurucu bilgiler mevcuttur. Tasavvufun bir düşünce sistemi olarak gördüğü işlevi yazarımız şöyle tespit ediyor: ''Batı Avrupa toplumlarının Aydınlanma ile doruğa çıkan seküler ve rasyonalist eğilimlerinin gölgelediği ve marjinalleştirdiği Hristiyan mistisizminin aksine, tasavvuf, Müslümanların manevî ve entelektüel yaşantısında kuşatıcı bir etkiye sahip olma özelliğini içinde bulunduğumuz yüzyıla kadar sürdürdü.''

OBJEKTİF BAKABİLMİŞ

Alexsander Knysh ''metodolojik tercihlerim'' ve ''entelektüel tarafgirliklerim'' olduğunu inkâr edemem'' dese de objektifliğinden ödün vermemiş aksine Tasavvuf tarihini özlü biçimde gayet zekice ele almış, ufuk açıcı analizler yapmıştır. Tasavvuf terimlerinin orijinal anlamlarına sadık kalarak tasavvuf ekollerinin bunları nasıl yorumladıkları, siyasi ve kültürel konumlanışları, entelektüel birikimleri gibi geniş perspektiften bakarak tarihsel serüvenlerini ele almıştır. Örneğin büyük mutasavvıf İbn Arabî''yi pek çok Müslüman filozoftan ayıran özelliğini tespit ederken şu zekice tespiti yapar: ''Müslüman filozofların (felâsefe) kıyasî [syllogistic] muhakemelerine aşina olmasına karşın, İbn Arabî, bu yöntemin Allah, insan ve evren arasındaki ilişkinin karakteristik özelliğini oluşturan baş döndürücü devinimini tespitte yetersiz kalacağını daima vurgulamıştır.'' (S. 161).

Hem klasik hem de modern Arap Edebiyatı üzerine ihtisasını Ortadoğu ve Avrasya tarihi, dinleri ve kültürleri konusunda yapan Knysh''nin kitabı, özgün bir çalışma olarak ''tasavvuf tarihi''ne ilgi duyanlar için önemli bir kitap.

Tasavvuf Tarihi

Alexandar Knysh

Ufuk Yayınları

2011

328 sayfa

11 years ago