Hayat Sanat savaşa karşı

Sanat savaşa karşı

Suriyeli sanatçı Muhammed Ekrem Swedaan, boş füzeleri sanat eserlerine dönüştürüyor. Swedaan, “Acılarımızı aktaracak bir şeyler yapmalıydım. En iyi yolun üzerimize atılan bombaları bir sanat eserine dönüştürmek olduğunu düşündüm” diyor.

Hatice Saka Yeni Şafak
Ekrem Swedaan’ın eserleri Katar,  Amerika,  İsveç, Belçika ve İngiltere gibi ülkelerde sergilendi. Ancak hepsinde eserlerinin fotoğrafları kullanıldı. Hiçbir çalışmasını  ülkeden çıkaramadı. Savaş bittiği zaman dünyanın her yerinde sergi açmak ve  ülkesinin  onurlu insanlarının yaşadıklarını anlatmak istiyor.
Ekrem Swedaan’ın eserleri Katar, Amerika, İsveç, Belçika ve İngiltere gibi ülkelerde sergilendi. Ancak hepsinde eserlerinin fotoğrafları kullanıldı. Hiçbir çalışmasını ülkeden çıkaramadı. Savaş bittiği zaman dünyanın her yerinde sergi açmak ve ülkesinin onurlu insanlarının yaşadıklarını anlatmak istiyor.

Suriyeli Muhammed Ekrem Swedaan, rejim güçlerinin bombardımanın bıraktığı roket ve mermi kalıntılarından sanat eserleri yapıyor. 40 yaşında ve dört çocuk babası sanatçının çalışmaları Katar, Amerika, İsveç, Almanya, Belçika ve İngiltere’de sergilendi. Ancak bu sergilerde yalnızca fotoğraflar kullanıldı. Çünkü Suriyeli sanatçı hiçbir çalışmasını savaş nedeniyle ülkesinden çıkarmayı başaramadı ve sergilere katılamadı. Şimdi kuzey Halep kırsalında ailesiyle yaşamını sürdürmeye çalışan Ekrem Swedaan’ın en büyük hayali, ülkesine barış geldiğinde eserlerini tüm dünyada sergileyebilmek.

Resim yapmaya ne zaman başladın ?

Çocukluğumdan beri çizim yeteneğine sahibim. İlk başta kara kalem çizimler yapıyordum. Daha sonra geleneksel Ortadoğu figürleri çizmeye başladım. Cam ve dekoratif malzemeler üzerinde çalışmalar yaptım.

SAVAŞ ÖNCESİ BAŞKA İŞ YAPIYORDUM

Bu alanda eğitim mi alıyordun?

Hayır, bu alanda eğitim almadım. Kimseden birşey öğrenmedim. Sanat enstitülerine de gitmedim. Yeteneğim vardı ve hobi olarak yapıyordum. Bu süreç kendiliğinden gelişti.

Savaştan önce ne iş yapıyordun?

Bir süre mobil cihazların satışı ve bakımı işindeydim. Daha sonra evlerin dekorasyonu ve iç dekorasyon alanında çalıştım. 2011 Suriye devrimi başlayana kadar ailemin geçimini bu işten kazanıyordum.

ACILARIMIZI ANLATMAK İSTEDİM

Boş füzelerin üzerine resim yapmaya ne zaman karar verdin ?

Suriye rejimi yaşadığım Duma (Doğu Guta)’yı 2014 yılında bşaından itibaren bombalamaya başladı. Yıllar süren bu kanlı kuşatma nedeniyle hayatımız alt üst olmuştu. Ben de insanlara bir mesaj iletmeliyim diye düşündüm. Bütün dünyaya neye maruz kaldığımızı göstermeliydim. Bunun için de insanların hem gözüne hem de kalbine hitap eden, acılarımızı anlatan birşeyler yapmalıydım. En iyi yolun üzerimize atılan bombaları bir sanat eserine dönüştürmek olduğunu düşündüm. İnsan hakları dernekleri, Batılı güçler, Arap halkları ve aslında duyarlı tüm insanların bu kuşatmayı durdurabileceğine inandım. Herkesin dikkatini buraya çekmek için bu sanat eserlerini ürettim.

Sanatını nasıl tarif edersin? Bu ölüm saçan boş bomba ve füze kovanlarıyla her gün çalışmak nasıl bir duygu ?

Sanatımı takip edenler onu benden daha iyi tanımlayacaklardır. Füze kovanlarına ise alıştım. Resim ve dekorasyon alanında benden çok zeki ve yetenekli insanlar varıdr elbette. Ancak asıl önemli olan resim tekniğimden daha çok aktarmaya çalıştığım mesaj. Sanatımla ilgili söylemek istediğim tek şey ise barışcıl insanlar olduğumuzdur. Suriye rejimi bizim terörist olduğumuzu iddia ediyor. Biz terörist değiliz. Biz halkız. Hayatı seviyoruz ve insanca yaşamak istiyoruz.

FÜZE KOVANLARINI PATLAYICILARDAN TEMİZLİYORUZ

Peki bu boş füzelere yaptığın işlemler hangi aşamalardan geçiyor ?

Her parçanın kendi içerisinde özel aşamaları bulunuyor. Ancak genel olarak çalışma sırasında yapılması gereken temel aşamalar var. Öncelikle çizime uygun boş füze kovanını bulmak gerekiyor. Daha sonra içinde patlayıcı kalıntılarının olmadığından emin oluyoruz. İyice yıkadıktan sonra uygun renklerle ne tasarlayacaksam boyalarımla nakşediyorum.

Bu yaptığınız eserleri sergileme şansınız oldu mu ?

Evet, Arap ve Batı ülkelerinde çok sayıda sergi düzenlendi. İlk sergim 2015 yılında Katar’da açıldı. Amerika, İsveç, Almanya, Belçika ve İngiltere’de eserlerim sergilendi. Fransa’da 2016 yılında hazırlanan bir takvim için özel bir çalışma yaptım. Kuzey Suriye’deki insanların zorla yerinden edilmesinden sonra, biri İngiltere’deki Oxford Müzesi’nde diğeri ise Katar’daki Katara kültür merkezinde sergi açtım. Bu sergilerde kuşatmada herhangi bir parça alamadığım için basılmış resimlerle sınırlıydı ve bugüne kadar bu eserlerin doğrudan olduğu bir sergi olmadı.

Suriye devrim haraketine nasıl dahil oldunuz?

Bu devrim barışçıl gösterilerle başladı. Ben de bu barışcıl gösterilerde yer aldım. Özgürlük ve adalet isteyenlerin öldürülmesine, tutuklanmasına karşı durdum. Açılan ateş sonucu yaralananların yardımına koştum, şehir halkının çektiği acıları fotoğrafladım. Duma’nın kent koordinasyonunun ilk kurucuları arasında yer aldım. 2012 yılının başlarında faaliyetlerim nedeniyle tutuklandım. Beş aydan daha uzun bir süre hapishanede kaldım ve işkence gördüm. Ancak hapishaneden çıkıp Duma’ya döndüğümde yılmadım. Devrimin barışcıl kanadında ve sivil kuruluşlarda çalışmayı sürdürdüm.

Doğu Guta’dan ne zaman ayrıldın?

Doğu Guta’da Suriye rejiminin saldırıları ve baskılarının ardından zorla topraklarımızdan çıkarıldık. 4 Nisan 2018’in başlarında Halep’in kuzey kırsalına gittik. Çünkü hayatım ve ailemin hayatı Suriye rejiminin tehdidi altındaydı.

  • Çocuklarım savaşı unutsun istiyorum
  • Bundan sonra nasıl bir yol izleyeceksin ?
  • Gelecekte ulaşmayı umduğum birçok hedef var. İlk olarak ailemin ve çocuklarımın geleceklerini güvenceye almam gerekiyor. Şu an yaşadığımız bölgeden onları çıkarmalıyım. Çocuklarımın savaş günlerini ve kuşatmayı unutmalarını istiyorum. Yabancı ülkelerde sergiler açacağım günleri hayal ediyorum. Böylece ülkemin özgürlüğüne, onuruna ve yaşam sevgisine bağlı olan insanlarının hikayesini anlatmış olacağım.
  • Silahların sustuğu günleri hayal ediyorum
  • Suriye’nin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?
  • Devrim bittikten ve rejimin çöküşünden sonra sevdiğim kentin yeniden inşasına katılabilmek istiyorum. Suriye’nin 50 yıl önce olduğu gibi iyi insanların güzel işler yaptığı parlak günlerine dönmesini temenni ederim. Yakında silahların sustuğu, her gurbetçi ve mültecinin ülkesine geri döndüğü ve topraklarımıza barışın geldiği günlere kavuşmayı umuyorum.

50 eserle veda hutbesi
HAYAT
50 eserle veda hutbesi
Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.