Hayat Suudi aktivistler direniyor

Suudi aktivistler direniyor

Suudi kadın aktivistlerin gözaltına alınması Suudi Arabistan ve Kanada arasında diplomatik krize neden oldu. Ancak bu ne ilk ne de son tutuklama. Kimi aktivist kadınlar araba kullanma hakkını kutlarken tutuklandı, kimi sosyal medyada reformlara rağmen kadınların suçsuz yere hapsedilmesini eleştirdiği için. Çoğu yazar ve akademisyen olan Suudi kadınların mücadelesi sürüyor.

Hatice Saka Yeni Şafak
Suudi Arabistan’da onlarca kadın aktivist tutuklandı. İnsan hakları savunucuları, kadın aktivistler tutuklanırken reformlardan bahsetmenin ironik olduğunu dile getiriyorlar.
Suudi Arabistan’da onlarca kadın aktivist tutuklandı. İnsan hakları savunucuları, kadın aktivistler tutuklanırken reformlardan bahsetmenin ironik olduğunu dile getiriyorlar.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman , yeni bir Suudi Arabistan vaad etmişti. Bir dizi reform yaptı. Ancak tutuklamalar hiç hız kesmedi. İnsan hakları örgütleri yıllardır, bu haksız tutuklamalar ile mücadelesini sürdüyor. İnsan hakları grupları, ‘Suudi Arabistanlı yetkililer, kadın hakları savunucularına zalim şekilde davranırken reform yapmaya adanmış olduklarını açıkça ifade edemez,” şeklinde eleştiriler yöneltiyor.

Kanada ile kriz büyüyor

Son olarak Kanada Dışişleri Bakanı’nın Suudi Arabistan’daki insan hakları durumunu eleştirmesi diplomatik krize neden oldu. Suudi Arabistan, Kanada’nın Riyad büyükelçisini “istenmeyen kişi” ilan ederek sınır dışı etti ve içişlerine karıştığı gerekçesiyle Kanada’yla tüm yeni ticaret ve yatırım anlaşmalarıyla, diplomatik ilişkilerini dondurduğunu duyurdu. İki ülke arasında sular durulacak gibi görünmüyor. Nassima al-Sadah ve Samar Bedevi adlı kadın hakkı savunucularının tutuklandığı İnsan Hakları İzleme örgütü tarafından açıklanmıştı. Tutuklanan kadınlar Suudi Arabistan’da kadınların otomobil sürmesine izin verilmesini talep etmişlerdi. Kanada hükümeti tutuklamaların endişeyle karşılandığını duyurmuş ve Riyad yönetiminden tutukluların derhal serbest bırakılmasını talep etmişti. Kanada Dışişleri Bakanı Chrystia Freeland, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Kanada’nın ülkedeki insan hakları aktivistlerinin gözaltına alınmasından ötürü “ciddi endişeleri” olduğunu söylemişti. Kanada ile yaşanan bu diplomatik kriz Suudi Arabistan’da baskı altına alınan diğer aktivistleri gündeme taşıdı. Biz de bu kadınlar arasındaki en çok ses getiren aktivistleri sizin için derledik.

REKLAM

Kanada-Suudi bayrak

71 yaşında ve yılmıyor

Aisha Al-Mana, 1971 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde Oregon Üniversitesi’nden lisans derecesini aldı. Daha sonra Arizona Üniversitesi’nde yüksek lisans ve 1981’de Colorado Üniversitesi’nde doktorasını yaptı. Al-Mana, Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı’nda denetçi olarak çalışan ilk Suudi kadınıydı. Al-Mana, 1985 yılında Körfez Kalkınma Şirketi’ni kadınlara teknik ve teknik eğitim ve elektronik bilgisayarlar sağlama amacıyla kurdu. 1990 yılında Doğu Bölgesi’ndeki Al Mana Hastanesi Grubundaki hizmetleri yöneten ilk Suudi kadın oldu. Aynı yıl, Muhammed Al-Mana Sağlık Bilimleri Koleji babası tarafından kuruldu. Ayrıca Suudi kadınlarının ticaret odalarına katılmalarına izin vermek için çalıştı. En önde gelen aktivistlerden olan 71 yaşındaki Aysha El-Mana geçtiğimiz aylarda sağlık sorunlarıyla nedeniyle serbest bırakıldı.

Mülteci kamplarında çalıştı

Mediha Al-Ajroush , psikanaliz konusunda uzmanlaşmış bir psikiyatrist. İnsan hakları savunucusu Al-Ajroush, Lübnan ve Ürdün’deki kamplardaki mülteci çocuklara yönelik gönüllü olarak çalıştı. Profesyonel bir fotoğrafçı olarak birçok fotoğraf sergisi açtı. Al-Ajroush, 2011 yılında Riyad’da araba kullandığı için tutuklandı ve tekrar etmemeye yemin ettikten sonra serbest bırakıldı. Al-Ajroush geçtiğimiz mayıs ayında birçok kadın aktivistle birlikte yeniden tutuklandı. İnsan Hakları İzleme Örgütü Ortadoğu Direktörü Sarah Leah Whitson, “Bu eylemcilerin, tek suçları araba sürmek ve üstelik Muhammed bin Selman bu yasağı kaldırdığını söylemişti” şeklinde açıklama yaptı.

REKLAM

21. yüzyılda kimlik aldılar

Haktan mahrum bırakıldı. Kadınlar için ilk üniversite olan Riyad Eğitim Koleji 1970 yılında açıldı. Henüz 21. yüzyıl başında kadınlar kimlik kartlarına sahip olma hakkını elde ettiler. Bu kartlar miras ya da mülk konusundaki anlaşmazlıklarda kadınların kimliklerini kanıtlamaları için gerekli. Ancak, kimlikler sadece kadınlardan sorumlu olan erkeğin izni ile çıkarılabiliyor. Kimlik ise kadına değil, bu ondan sorumlu olan erkeğe teslim ediliyor. Suudi Arabistan 2005’te zorla evlendirmeler yasakladı. Diğer yandan evlilik sözleşmeleri kadının müstakbel eşi ile babası arasında yapılması şart koşuluyor. Kadınların ise bu konuda söz söyleme hakkı asla verilmiyor. Bu kazanım yalnızca kağıt üzerinde kaldı. 2009 yılında Suudi Arabistan’ın ilk kadın bakan yardımcısını atadı. 2018 yılında ise kadınlara araba kullanma hakkı verildi

Semer Bedevi, Barack Obama’nın başkanlığı döneminde ABD Dışişleri Bakanlığı’nın ödülüne layık görülmüştü.

Makalenin peşine bakanlar düştü

Ünlü Suudi kadın yazar Hissa al-Sheikh de tutuklanan kadın aktivistler arasında. Al-Sheikh, 2015 yılında bir Suudi Arabistan gazetesinde kadın haklarıyla ilgili yazdığı makale nedeniyle hedef haline gelmişti. Gazete yönetimine onun yazılarına son vermesi ve makalelerini arşivlerden silinmesi için baskı yapılmıştı. Daha sonra İçişleri Bakanı Muhammed bin Nayef tarafından konuyla ilgili bir soruşturma başlatılmıştı.

Rejim kadınlara baskı yapıyor

Nesima El-Saade, Adalet İnsan Hakları Merkezi’nin kurucularından biri. Ancak bu merkez Suudi Arabistan’da çalışma izni almadı. Sosyal medyada aktif olan El-Saade, 2016 yılında Suudi yetkililer tarafından idam edilen Şii din adamı Nimr Baqir al-Nimr’in tutuklanması sırasında çok sayıda mülakat gerçekleştirdi. Ayrıca kadın haklarını savunan son kampanyalara aktif olarak katıldı. El-Saade, Şii militanları savunmak ve Suudileri “Şiilik”e davet etmekle suçlandı.

REKLAM

En güçlü Arap kadınları arasında gösterildi

Loujain Alhathloul, Amerika Birleşik Devletleri’nde insan hakları ve kadın hakları savunmasında aktif olarak çalıştı. Birleşik Arap Emirlikleri sınırına araba kullandığı için 2014 yılında 73 gün tutuklandı. Uluslararası Af Örgütü, “Suudi makamları insan hakları alanında barışçıl faaliyetleri ve kadın haklarına olan talep nedeniyle Alhathloul’u, hedef alıyor” dedi. Suudi aktivist 2015 yılında Arap İş Dergisi’nde 40 yaşın altındaki en güçlü Arap kadınlarından biri seçildi.

HATOON ALFASSI- Suudi tutuklu kadınlar
AishA almana- Suudi tutuklu kadınlar
AZİZE ALYOUSEF- Suudi tutuklu kadınlar

Fransa'dan ödül aldı

Hatoon Alfassi Suudi Arabistan’da kadınların araba kullanmalarına izin veren yasayı kutlamak için arabasında muhabirlere açıklama yaparken tutuklandı.Katar Üniversitesi’nde tarih profesörü ve Al-Riyad gazetesinde köşe yazarlığı yapıyor. Kadınları 2005 ve 2015 yıllarında belediye seçimlerine katılabilmeleri için çağrıda bulunan feminist bir eylemci. Kadınların araba kullanmalarına izin veren kampanyayı güçlü bir şekilde destekledi. “Arap Yarımadası’nın Doğusundaki Kadınlar”, “Suudi Feminizmi” ve diğer eserlerin yanı sıra çok sayıda batılı gazeteye yazıalr kaleme almasının yanı sıra Arapça ve İngilizce birçok kitabı ve araştırması bulnuyor. Ayrıca Al- fassi, 2012 yılında Fransa Cumhurbaşkanının kararıyla ödüllendilirildi.

NESİMA BEDEVİ- Suudi tutuklu kadınlar
SEMER BEDEVİ- Suudi tutuklu kadınlar
Hassa el şeyh- Suudi tutuklu kadınlar

Ben kendimin vekiliyim

Aktivist Eman Alnafcan Londra’da eğitim gördü ve İngiliz gazetelerinde Suudi kadınlarla ilgili makaleler kaleme aldı. Ünlü blog yazarı olan Al-Nefcan, Amerikalı Foregin Poliscy dergisi tarafından 2011 yılının düşünürleri arasında gösterildi. Eylül 2013 yılında sosyal medya üzerinden Suudi kadın haklarıyla ilgili başlattığı kampanya büyük ses getirdi. Alnafcan’a Suudi yetkililerin suçlaması ise Katar casusu olduğu yönündeydi.

REKLAM
lOUJAİN ALHATHLOUL- Suudi tutuklu kadınlar
EMAN ALNAFCAN- Suudi tutuklu kadınlar
MEDİHA ALARİŞ- Suudi tutuklu kadınlar

Son tutuklananlar arasında genç aktivist ve hemşire Walaa Alshubar var. Suudi yetkililer Alshubar’ı kadın hakları meseleleri ve taciz mağdurlarının bakımı için kampanya yürüttüğü için tutuklandı. Waleed Alshubar, aynı zamanda tutuklu kadın eylemcileri savunuyordu. Azize El-Yusuf, Suudi Üniversitesinin emekli profesörlerinden biri. 2013 yılında kadınların araba kullanma hakkını savunduğu için tutuklanmış ve ardından serbest bırakılmıştı. Başlattığı imza kampanyasıyla 14700’den fazla imzayı kral Salman Bin Abdülaziz’e sunmuştu. Son olarak kadın hakları konusunda, “Ben kendimin vekliyim” adlı bir kampanya başlatmıştı.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.