HayatUçuşan hatıralardan bize kalan

Uçuşan hatıralardan bize kalan

Metinlerinde köy ve şehir hayatını, dostları, hatıraları bir araya getiren Necdet Subaşı, “Biz Dışarıda Kalanlar” adlı kitabında yeni kuşakları unutulmaya yüz tutan eşyalarla tanıştırıyor.

Haber MerkeziYeni Şafak
Necdet Subaşı'nın "Biz Dışarıda Kalanlar" adlı kitabı yayınlandı.
Necdet Subaşı'nın "Biz Dışarıda Kalanlar" adlı kitabı yayınlandı.

ZAHİD ATEM

Malumun ilanıdır ki, şayet bir edebiyat kitabı okuyacaksanız seçici olmalısınız. Yanlış seçilmiş bir kitap edebiyat adına diğer kitaplarla buluşmanızı geciktirebilir. Şayet deneme havasında salt bir metin arzuluyor, o metnin sizi gerçek dünyanızdan çıkarıp başka başka yerlere götürmesini istiyorsanız, eleştirisinde bulunmaya çalışacağımız bu kitap sizler için iyi bir seçim olmayabilir. Bu kitabı bitirdiğinizde omuzunuzda size ait olan geçmişten birçok hatıra canlanıp, gelip göğsünüzün üstüne oturabiliyor. Çünkü kitabın yazarı, bir dönemin ve el an bu zamanın röntgenini olanı ile çekip kendi penceresinden okuyucuya seslenmektedir.

GEÇMİŞİ KENDİ PALTOSUNDA TAŞIYOR

Necdet Subaşı’nın Büyüyenay’dan çıkardığı Biz Dışarıda Kalanlar, tam anlamıyla bir gezi yazısı olmasa da kendi izlenimleri etrafına şekillenen deneme türü diyebiliriz. Büsbütün bu metinler bir deneme formu fakat insanın bu kitaba deneme ödülü veresi gelmiyor. Çünkü yazar belli ki, okurdan habersiz herhangi bir kaygı taşımadan eli kalem oynuyor. Bu da onu taklitten uzaklaştırıp, kendi anlam ve yazın tematiğini oluşturduğunu görebiliyorsunuz. Yazarı kitap özelinde incelediğimizde hayatında yer edinmiş bir kavramı, metaforlaştırıp ardından gerçeklik ve suret alanı oluşturuyor. Çünkü yazarda gerçeklik ve metaforik anlam birbirinden çok uzak değil… Örneğin çok mekanik bir ifade ile okurla duygusal bir bağ kurabiliyor.

“İlmihal” başlıklı yazısında, nereye ne şekilde savrulursa savrulsun, savrulduğu yerde dikkatini ilk çeken ya da aklına ilk gelen şey ile evinin yolunu bulmayı biliyor. Belli ki, onca savruk yaşantısının merkez kuvvetinde kendi ait olduğu mahallenin amentüsü var. Bu arada kitabın sûni bir gündemi yok. Yazarın anlattıkları hep kanlı canlı şeyler.

“Pijama” yazarın konu başlıklarından birisi... Pijama’dan edebiyat çıkar mıydı? Yazar pijama ilgili toplum algısı üzerinden kendini taşlamaya başladığında, “tamam pes eder, makul şeyler anlatır” dedim. Oysa o, Pijama’da ısrar etti. Ve son düzlükte pijamadan bir edebiyat çıkardı. Ve sahiden golünü attı. İsterseniz okuyup bir de siz deneyin; ne dersiniz?

Mesela bir yayınevinin hocaya hediye ettiği kitabın hikâyesini, Merak’ın ancak bu kadar merak uyandırabileceği gerçeğini bu kitapta bulabilmeniz içten bile değil. Onun özellikle erkeklerin bazı enstrümanlarla olan bağının, kendisinin kurduğu bağdan çok farklı olduğunu müşahede edebiliyorsunuz. Ne demek mi istiyorum? Kitabın teşbih başlığına bakmanız bunun için yeterli olacaktır. Ya da “Üç Romandan Bir Hikâye” başlıklı yazısının verdiği gerçeklik duygusuna bu kitabı okuyarak kendinizi bu duruma şahit tutabilirsiniz.

Yazarın metin içerisindeki okur ve çevresiyle olan ilişkisindeki yakınlığı ve hassasiyeti fark ettiğiniz vakit, sizin de yazarın hayatında bir buklelik yerinizin bir sonraki konu başlığında yer olmayacak olmanızın garantisi olmayacağını bilemezsiniz. Dolayısı ile okur olarak yazarın hayatında bir kesit olmak arzusunu dile getirmeniz içten bile değil. Çünkü yol arkadaşlarını hayırla ve güzel betimlemelerle yâd edip, kayıt altına alıyor. “Sıbgatullah” başlıklı yazısında bunu daha net görebiliyorsunuz.

Bir okur olarak yazarı bekleyen bir tehlikeden söz etmek gerekirse “Biz Dışarıda Kalanlar” adlı kitabın yazarın iki yıl içerisinde kaleme almış olması, okur olarak, bu kadar yoğun düşünen ve geçmişi her gün kendi paltosunda taşıyan biri, bundan sonra özgünlük açısından neyi kayda alır bilemiyorum.

Kitap özelinde ve Subaşı’nın yayın hayatına kazandırdığı diğer eserleri de dikkate aldığımızda, yazar kendi mahallesinden çıkıp karşı mahallenin kaldırımına geçmiş, hiçbir evrim ve değişim geçirmeden o mahalleden aldığı zenginlikle kendi mahallesinin tomografisini çeken radyolog gibi. Tüm her şey kitabı okurken anlıyorsunuz ki, Subaşı’nın hafızasında… Ve Cumhuriyet dönemi sonrası Ülkenin siyasi ve sosyal haritası üzerine tüm kitaplar yansa, herhalde tekrar bu bilgiyi bir araya getirecek ekibin başına bu yazarı getirmeniz gerekli olabilir.

Hatırı sayılır bir yazar bir vakit, “yazı duygulu olmalı ama asla duygusal olmamalı” demişti. Yine dönüp dolaşıp yazarın hayatındaki önemli bir dağılma, siz deyin ona toparlanma, noktası denen yere geliyoruz: “Taziye”, kitabın ortalarında bir yere serpiştirilmiş işte. Öyle ki, bu yazıyı kaç kelimede sonlandıracağına karar veren yazarın kendisi olmamış, yazının onu savurduğunu düşünerek… Subaşı’nı dağıtan şey ya da savrukluğu neyse, okuyucuyu muhtemel ki okuduğunda savurup kendi îrabına götürecek olan da, muhtemel ki, bu yazı olacaktır. Peki, duygusal bir yazı olduğu için mi? Hayır hayır…

DİLİN KAPISINDA

Her kitaptan bir pasajı kendimiz için alırız. Bu kitap için bana ait olan pasaj, “Bir gün o da ben de okulu kırmış, Saray sinemasına ağlaya ağlaya perişan olduğumuz bir filme gitmiştik. Neyse ki, ikinci film aksiyondu da, Battal Gazi bütün küffarı tepelemiş, biz de huzur içinde eve dönmüştük.” cümleleri olduğunu salık vermem gerekir.

Bu kitapta belki de eleştirmenler açısından yazarın zaman zaman bilinçli bir eylem olarak postmodern yazımsal bir dilin kapısını zorladığını, bu dil yazara da iyi geliyor olmalı ki, metinlerde ekstra bir zenginlik kattığını salık vermek gerekir.

Son tahlilde, Subaşı’nın kitabı özelinde genel bir değerlendirmede bulunmak gerekirse, deneme yazarları da bir yönüyle hatıra yazarlar. Subaşı ile deneme yazarları arasındaki fark, onlar gerçeklik üstü bir algıyla olmak istediklerini, ya da bir kahraman etrafında olabildiğince sureti mükemmelleştirirken, Subaşı, Platon’un mağara teorisinin tersine kahramanı kendisi olan bir dünyadan, yani isimlerini bizim de bildiğimiz sokaklardan hepimizden izbe taşıyan sıradan insan yaşantısını mücessem hale getirip, kitap özelinde kendi ile yüzleşirken okuyucu ya da bir mektup sayfası açıp onlarla birlikte bir süreci yaşıyor. Kitap bittiğinde her sayfayı okurken açılan boş sayfalar kitap bittiğinde doluyor ve okuyucuda kitabın bitiminde kendi denemesini hatırasını suyun öbür yakasında okuya okuya tamamlıyor.

  • KİTAP ÖZETİ :
  • Biz Dışarıda Kalanlar
  • Necdet Subaşı
  • Büyüyenay Yayınları
  • Eylül 2017
  • 244 sayfa
ÖNERİLEN VİDEOLAR
Almanya'da PKK yandaşları Türk yolculardan dayak yedi!
Almanya'da Hannover Havaalanı'nda terör yandaşı yaklaşık 200 kişilik grup ellerindeki örgüt sembolleriyle kargaşa çıkardı.
Check-in yapmak isteyen Türk vatandaşları ile terör yandaşları arasında büyük bir kavga çıktı. Olay yerine 20 ambulans gönderildi.
Dünyadan Mehmetçiğimize ‘sefer ve zafer’ duası
Türkiye'nin güney sınırını korumak için başlattığı 'Zeytin Dalı Harekâtı'nda başarılı olması için dünyanın dört bir yanında dua ediliyor. Afrika'dan Balkanlara eller, Türk askerinin zaferi için semaya yükseliyor...

ÖSO'dan Kürt halkına emanname: Güvende olacaksınız!
Afrin'i terör örgütü PYD/PKK'dan arındırmak için başlatılan 'Zeytin Dalı Harekatı' kapsamında TSK'ya destek veren ÖSO, aldığı köylerde Kürt halkına 'güvendesiniz' mesajı verdi. ÖSO komutanı, halka seslendi, "Bir şeye ihtiyacınız olursa bana gelin, kimse size zarar vermeyecek" dedi.
Filistinli küçük Ziyad'dan liderlere 'Erdoğan' çağrısı
3 yaşındaki Filistinli YouTuber Ziyad, dünya liderlerine seslendi: “Kudüs'ü satmayan, Filistin'in yanında duran tek lider, Recep Tayyip Erdoğan. Devlet yöneticiliğini ondan öğrenin"
Afrikalı miniklerin 'Zeytin Dalı' duası
Afrikalı çocuklar ellerindeki Türk bayrağıyla Zeytin Dalı Operasyonu için Türkiye'ye dua etti.
Tanklarımız sloganlar eşliğinde Afrin'e ilerliyor
Zeytin Dalı Harekatı'nın ikinci gününde Türk tankları, sınırın sıfır noktasına sevk edildi. Hatay sınırında vatandaşların sevgi gösterileri ile karşılanan Mehmetçikler tezahüratlar eşliğinde sınıra hareket etti. Mehmetçik de kendilerine sevgi gösterisinde bulunan halkı selamladı.
Mete Yarar ile Afrin Operasyonunun şifreleri
Güvenlik politikaları uzmanı Mete Yarar'ın anlatımıyla bütün cepheleriyle Afrin operasyonunun şifreleri...
Bu kez Erdoğan salonu alkışladı
Kütahya'da partisinin il kongresinde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan salondaki vatandaşları alkışladı.
Metalleri oyun hamuru gibi büküyor
Mobibieger isimli bu hidrolik makine metallere adeta oyun hamuru gibi şekil veriyor.
Emekliler dikkat! Son 10 gün
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından, kamuda 30 yılın üstünde hizmeti olan 233 bin emekliye toplam 1 milyar liradan fazla ödeme yapıldı. Yaklaşık 450 bin emekliyi ilgilendiren imkandan yararlanmak isteyenlerin 29 Ocak'a kadar başvurmaları gerekiyor.
Sıfır rakamını ilk o kullandı: El Harizmi
Cebirin temelini atan ve geliştiren, 'X' bilinmeyenini ilk kullanan Müslüman Alim El Harizmi'nin hayatını bu haftaki Bilime Yön Veren Müslüman Alimler serimizde ele aldık.
İsrail zindanından acı bir çığlık: İsra Ceabis
İşgal altındaki Doğu Kudüs'te yaklaşık iki yıl önce otomobilindeki tüpün patlaması sonucu vücudunun yüzde 60'ı yanan, ancak olayda yakındaki bir İsrail askerinin de yaralanması nedeniyle 11 yıl hapis cezasına çarptırılan Filistinli tutuklu İsra Ceabis yazdığı mektubunda, özel bakım ve tıbbi yardıma muhtaç olmasına rağmen İsrail makamlarınca ihmal edildiğini bildirdi.



Nas ve Kevser Surelerini Filistinli Yusuf’tan dinleyelim
Filistinli minik Yusuf'un, Mescid-i Aksa'nın avlusunda Nas ve Kevser Surelerini okuduğu anlar izleyenleri gülümsetti.
PKK'nın korkulu rüyası mavi bereliler sınırda
Türk Silahlı Kuvvetlerinde, karargahlara verilen emir kapsamında sınır birlikleri, olası Afrin operasyonuna yönelik en üst hazırlık seviyesine getirildi. Afrin ve Münbiç'i terörden süpürme harekatına katılacak komandolar uçaklarla Hatay'a sevk ediliyor. Bölgeye sevk edilen birlikler arasında TSK'nın gözde birliklerinden Kayseri Hava İndirme Tugayı ile Kırklareli 55. Mekanize Piyade Tugayı var.




Afrin’e süpürme harekâtı
ABD'nin PYD-YPG ile Suriye'de oluşturmaya çalıştığı terör koridorunun en önemli merkezlerinden Afrin, Türkiye'nin operasyon menzilinde. Türkiye, Fırat Kalkanı ardından kritik bir müdahaleye daha hazırlanıyor. Türkiye'nin operasyona hazırlandığı Afrin'in önemi nedir ve operasyonun nasıl gerçekleşecek?


Öğrenme güçlüğü çekti milyar dolarlar kazandı
67 yıllık hayatına birçok başarıyı sığdıran Richard Branson'a disleksi 5.1 milyar dolar kazandırdı. Branson'ın hayatını Dönüm Noktası'nda ele aldık...


Bu makine şeritleri kendi kendine boyuyor
Şerit boyama makinesi üreten Stim firmasının Kontur 700 isimli modeli herhangi bir sürücüye ihtiyaç duymadan şeritleri boyuyor.
Bunu Gördünüz Mü? Böyle duran top organizasyonu görülmedi
Dünyanın en saçma duran top organizasyonu, Dortmund'lu yıldızın oğlunu ağlatması ve daha fazlası... Tuğçe'nin sunumuyla 'Bunu Gördünüz Mü?'


Katar Şeyhi esir alındı!
Haziran ayından bu yana Katar'a karşı büyük bir ambargo başlayan Arap ülkelerinin arasında bulunan Birleşik Arap Emirlikleri, Katar'daki kraliyet ailesinden Şeyh Abdullah El-Sani'yi esir aldı. El-Sani yayınladığı videoda, başına bir iş gelirse sorumlusunun Abudabi Veliahtı olduğunu söyledi.
ABD’li uzman: Dünyanın yeni katilleri biziz
ABD'li medya uzmanı ve aktivist Jerry Day, Amerika'nın özellikle Ortadoğu ülkelerine yaptığı müdahalesine ve bu müdahalelerin hiçbir yasal gerekçeye dayanmadığına dikkat çekerek, ''ABD, uluslararası tüm anlaşmaları ihlal etti, Müslüman ülkeleri bombaladı, insanları öldürdü. Bu yüzden gittikçe yalnızlaştı. Bir gün sonumuz, İkinci Dünya savaşı sonrası Almanlar gibi olacak. Dünyanın yeni katilleri biziz'' şeklinde konuştu.