SÜPER LİG

Rıza Çalımbay: Ligin kaderi mayıs ayındaki toplantıda belli olur

Demir Grup Sivasspor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay, Yeni Şafak Spor'un Instagram hesabında canlı yayın konuğumuz oldu. Deneyimli teknik adam hem futbolculuk hem de teknik direktörlük hayatında yaşadıklarını da içtenlikle anlattı.

Ömer Çelikbaşlı Yeni Şafak

Sivasspor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay, Instagram hesabımız üzerinden yaptığımız canlı yayında hem gündeme dair sorularımızı yanıtladı hem de Beşiktaş, Trabzonspor ve Sivasspor başta olmak üzere görev yaptığı takımlarda yaşadıklarını anlattı. Liglerin başlaması için güvenli bir ortamın oluşması gerektiğini vurgulayan Çalımbay, play-off ve tescil sorularına da yanıt verdi. Aynı zamanda deneyimli teknik adam, "Trabzonspor'u çalıştırdığımız dönemde transfer yapma şansımız olsaydı, ligi daha iyi yerlerde bitirebilirdik" ifadelerini kullandı. İşte Rıza Çalımbay'ın açıklamaları;

  • Hocam koronavirüsten dolayı hepimiz evlerimizdeyiz. Sizin zamanınız nasıl geçiyor, gün içinde neler yapıyorsunuz?

Ben şuanda Sivas'tayım. Büyükşehirlere göre daha sakin. Zaman zaman sabahları tesisimize gidiyoruz. Yürüyüş yapıyoruz sakin olduğu için. Zaten tesisi tamamen kapattırdım ben. Hiç kimse içeriye giremiyor. Sadece sahaları arkadaşlarımız kullanabiliyorlar. Bende sabah çok erken yürüyüş yapıyorum. Bir daha dışarıya çıkmıyorum. Ailem İstanbul'da zaten, ben de tekim burada.

  • Liglerin başlama tarihiyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Öncelikle bu durumların bitmesi gerekiyor. Futbol daha sonra konuşulacak şey. Bence mayısı beklemek gerekiyor. Mayısın başında federasyonun yapacağı toplantı çok önemli. Ondan sonra bir karar verilecek. İnşallah o zamana kadar kurtuluruz diye düşünüyorum.

  • Play-off veya ligin tescil edileceği söyleniyor. Sizin fikriniz nedir?

Benim için fark etmez. Ne karar verirlerse biz oynarız ama önemli olan o ortamı sağlamamız gerekiyor öncelikle. Oyuncuların hepsi tedirgin. Hiç kimse futbolu düşünmüyor. Sadece evlerinden çıkmamaya çalışıyorlar. Bu durum yerli arkadaşlar için de zor ama esas yabancı arkadaşlar için daha çok zor. Aileleri burada yok. O yüzden onlarda çok büyük sıkıntılar yaşıyorlar. Onlarda tedirginler. Öncelikle ortamın düzelmesi gerekiyor. Ondan sonra play-off mu oynarız başka bir şey mi oynarız hiç önemli değil yani. Önemli olan şunların bir an önce bitmesi. Ortamın çok iyi olması gerekiyor. UEFA liglerin oynatılmasından yana olduğunu söylüyor ama tüm oyuncular tedirgin, seyirciler yok. Ortamın futbol oynamaya tamamen elverişli olması gerekiyor.

  • Avrupa'da oyuncuların maaşında indirime gidilmesi isteniyor. Türkiye'de de böyle bir durum söz konusu olur mu?

Mantıklı bir şey yapılırsa tabi ki geçerli olabilir. Durumları görüyorlar. İnsanlar birbirlerine anlayışlı davranırsa olabilir. Çünkü baktığınız zaman bütün ülkeler maddi açıdan çok büyük sıkıntılar yaşadılar. Onun için böyle şeyler yapılması gerekiyorsa, bize de ne düşüyorsa biz de gereken her şeyi yaparız tabi ki.

  • Hocam sizinde sözleşmeniz bitiyor, oyuncularında. Bu süreç nasıl işeyecek?

Bunların hepsi ikinci planda olan şeyler. Benim düşüncem şöyle, UEFA'dan söylemiş bu 8 tane maç oynandıktan sonra oyuncuların sözleşmesi biter. Oraya kural getirirler yüzde yüz. Bence onu yapacaklar. Maçları oynadıktan sonra sözleşmesi biter arkadaşların sözleşmesi biter, uzatmak isteyen uzatır. Bu maçları herkesi oynaması gerekiyor.

  • Mert Hakan Yandaş ile oynadığınız ayak tenisinin sonucunu merak ediyoruz. Kendisi sosyal medya hesabından sormuştu 'Kim kazanır' diye.

O paylaştığı için söyleyeyim. Yoksa söylemem. Bugüne kadar Mert Hakan'la 4 maç oynadık. 3'ünü ben kazandım 1'i berabere bitti. Bana karşı galibiyeti yok. Ben Beşiktaş'ta de çok oynardım ayak tenisi. Antrenmanlara bir saat iki saat önce gelirdik. Ayak tenisi oynardık. Hem de eski Şeref Stadı'nda. O yüzden Mert Hakan biraz zorlanıyor. Ayak tenisi birebir oynanıyor. Bunun uzaklığı 5-10 metre. Birbirine uzaksın. O yüzden o oyunu oynuyoruz. Yoksa başka bir oyun, maç filan kesinlikle izin vermiyoruz onlara.

  • Sivasspor diğer büyük takımlara göre daha mütevazi bir kadroya sahip ama ligin zirvesine oynadı.

Hakikaten mütevazi bir kadromuz var. Bonservis parası ödeyip hiç oyuncu almadık. Belki de büyük takımların aldığı bir oyuncuyla biz bütün takımı kurduk. Bizde çok iyi bir arkadaşlık var. Çok iyi bir yönetimimiz var. Oyuncunun hiç bir sıkıntısı olmuyor maddi açıdan manevi açıdan. Çok iyi bir valimiz, emniyet müdürümüz, belediye başkanımız var. Çok iyi de bir taraftarımız var. En önemli şeylerden bir tanesi bu. Bunlar bütünleşince güzel şeyler çıkıyor. Sezon başında bizim kadroyu gördüklerinde bu takımın yeri belli dediler. Düşmeye oynar veya ortalara oynar gibi. Biz de yukarıyı zorladık. Kupa maçlarında çok büyük bir sıkıntı yaşadık biz. Çok sakat verdik. Maçları iki gün arayla oynadık ki bunlardan birisi Başakşehir birisi Trabzon maçlarıydı. Ben bu şartlarda oynatacaklarını bilsem Kupa'ya farklı, lige farklı takım çıkartırdım.

  • Antrenörlüğe başladığınız zaman örnek aldığınız teknik direktör var mıydı?

Bütün antrenörlerimden çok iyi şeyler öğrendim. Altyapıda Serpil Hamdi Tüzün, Adnan Dinçer gibi hocalarla çalıştım. A Takıma çıkınca hiç yerli hocayla çalışmadım. Çok çok güzel şeyler gördüm. Futbol hayatımı bitirdikten sonra Mustafa Denizli hocamla 4 yıl Milli Takım'da çalıştım ve hepsinden çok şeyler öğrendim. O yüzden bir tanesi örnek almam mümkün değil. Sonra İngiltere'ye gittim başta Newcastle takımı olmak üzere antrenmanlarını, maçlarını seyrettim. Oradan da bir sürü şey öğrendim. Onları da şimdi uyguluyoruz. En büyük avantajımız futbolun içinden gelmemiz. Bu işler sadece benimle olmuyor, iyi bir ekip kurmak gerekiyor. Benimde iyi bir ekibim var. Gittiğimiz takımlarda hedeflerini başardık.

  • Hem futbolculuk hem de antrenörlük hayatınızda unutamadığınız anılarınız diye sorsam.

Antrenörlük hayatımda unutamadığım 2 tane anı var. Bir tanesi Denizlispor'da. Avrupa Kupalarında gittik. Fransa Kupa Şampiyonu Lorient takımını eledik. Arkasından Çeklerin şampiyonu Sparta Prag'ı eledik. Sonra Fransa şampiyonu Lyon'u eledik. Bu gerçekten bir Anadolu takımı için çok büyük bir olaydı. En son Mourinho'nun Porto takımını elendik. Onlar da Avrupa Şampiyonu oldu o takımla. Bir de unutamadığım diğer olaysa, ben Beşiktaş'ta 17 yaşımda oynadım. İlk maçım. Gaziantep maçını unutamam. Beşiktaş'ta antrenörlük yaptım. Orada da unutamadığım Fenerbahçe'yi kalecisiz yendiğimiz maç. Pancu'yu kaleye geçirip oynatmıştık. Hakikaten kazandığımız müthiş bir maç vardı.

  • Tekrardan Beşiktaş'ı çalıştırmak ister misiniz?

Ben bir Beşiktaşlıyım. Onu hiçbir zaman gizlemedim. 20 sene Beşiktaş'ta oynadım ve başka hiçbir takım forması giymedim. İlerleyen zamanlarda bir teklif gelirse görev yaparız ama şu an zaten Sergen Hocamız orada. Çok da başarılı. Beşiktaş'ın yeri bizde çok ayrı.

  • Totemleriniz var mı hocam?

Oynarken ben sahaya elimde topla çıkardım. Antrenörlük hayatım öyle bir totemim yok ama sahaya bastığım zaman sağ ayağımla basmak isterdim. Böyle şeylerim vardı ama bunların başında en çok gelen şey dua. Ben dua etmeden maça çıkmam yani.

  • Almak isteyip de alamadığınız bir oyuncu oldu mu?

Takımına göre değişir bu. Mesela Sivas'a geliyorsun, burada istediğin üst düzey oyuncuyu alma şansın yok. Zaten alamazsın, buradaki dengeleri bozarsın. Buradaki dengeleri koruman gerekiyor. Büyük bir takıma gidersen bütçesi iyi olan, istediğin oyuncuyu alırsın ama ben Beşiktaş'ta çalıştım alamadım. Böyle bir şanssızlığım oldu. Trabzon'a gittim hem de zor döneminde gittim. Trabzonspor'a gittiğimde ilk maçımda Galatasaray'ı yenmiştik. Trabzon'dayken hiç transfer yapamamıştım. Bir tek Novak'ı transfer etmiştik. İyi transferler yapabilseydik çok farklı şeyler olabilirdi. Novak'ı transfer ettiğimizde 'bunu nereden aldınız?' demişlerdi. Kimse beğenmemişti. Ama Allah'tan Novak şu anda en iyi sol beklerden biri. Trabzon'da kaldığımızda iyi transferler yapabilseydik, her şey bambaşka olabilirdi.

  • Messi mi Ronaldo mu?

İkisi de.

  • Avrupa'da sizi heyecanlandıran takım?

Bayern Münih. Her zaman hayalimdeki takım. Bir de Ajax. Bu ikisi.

  • Dizi mi film mi?

Dizi.

  • Sizi en çok zorlayan futbolcunuz?

Kadro dışı bıraktığım, kendine oynayan oyuncular vardı ama üzüldüğüm tek bir oyuncu var. Ben oynatırken de iyi oynuyordu ama sonra olmadı. Batuhan Karadeniz. Çok daha iyi yerlere gelebilirdi. Allah her şeyi vermiş ona ama maalesef değerlendirmedi.

  • Futbolculuk mu teknik direktörlük mü?

Tabi ki futbolculuk. Çünkü futbolculukta kendine bağlı bir insansın. Antrenöre bağlısın. İyiysen antrenör oynatıyor. Beşiktaş tarihinde lig maçlarında en çok oynayan oyuncuyum. Çok çalışıyordum. Futbolculuk hayatımda ne hayal ettiysem gerçekleştirdim. Beşiktaş'ın en çok formasını giyen oldum, şampiyonluk gören oldum, kaptanlığını yaptım, Milli Takımda kaptanlık yaptım ve en çok istediği şey dünya karmasında oynamaktı. Unicef'in düzenlediği dünya karmasında Alman Milli Takımı'na karşı oynadım. 100 bin kişilik bir statta. Münih Olimpiyat Stadı'nda. Beni de enteresandır, dünya karmasına gönderen de Fenerbahçe Başkanı Ali Şen'dir. Fenerbahçe Başkanının beni tavsiye etmesi ve beni özel uçağıyla oraya götürmesi çok güzel bir şeydi.

  • Süper Lig'de şu anda oynayan oyunculardan 11 kurmak isteseniz, kadronuzda kimlere yer verirdiniz?

Onu kurmak çok zor. Çünkü çok çok iyi oyuncular var ama bizim takımdan baya bi fazla oyuncu alırdım.

  • En sevdiğiniz şehir?

Sivas.

  • En sevdiğiniz yemek?

Bezelye pilav.

  • Beşiktaş desek?

Beşiktaş benim yuvam gibi. Benim en çok çıkmak istemediğim maçlardır Beşiktaş maçları. O sahaya tribünlere karşı oynamak zor oluyor.

  • Hocam son olarak eklemek istediniz bir şey var mı?

Sağlık Bakanımıza ve sağlıkçılarımıza çok teşekkür ediyorum. Sokağa çıkma yasaklarına lütfen uyalım. Birbirimize yardımcı olalım.


Yorum

ÖNERİLEN VİDEO
İslam'ı seçen Avusturyalı dövüşçü Ott'un nişa...

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

+