Teknoloji Bilim insanları havadan gıda ürettiler

Bilim insanları havadan gıda ürettiler

Finlandiya'da bilim insanları sadece hava ve su kullanarak, besleyici bir protein tozu üretmeyi başardı. Araştırmacılar "havadan gıda ürettiklerini" söylüyor. Bu yeni maddenin gelecekte insanlığın gıda ihtiyacını karşılayabileceği düşünülüyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyanın gıda ihtiyacının 2050 yılına kadar yüzde 60 ile 100 arasında artması bekleniyor. 2050 yılında 10 milyara yaklaşacak küresel nüfusu doyurmak için alternatif gıda kaynaklarının önemine dikkat çekiliyor.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Diğer
Havadan gıda ürettiler
Arşiv

Finlandiyalı girişimcilerden "Sadece hava ve su kullanarak besleyici bir gıda ürettik." açıklaması geldi. Helsinki merkezli şirketin uzmanları havadaki karbon dioksit ile sudaki hidrojeni birleştiriyor.

Tek bir mikrop ile başlayan fermentasyon süreci ile toz halinde bir protein elde ediliyor.

Süreç sonunda besleyici bir toz ortaya çıkıyor

Araştırmacılar, Gaz fermentasyonu adlı bir teknoloji ile tek bir hücrenin gelişmesi için gereken koşulları oluşturuyoruz. Süreç sonunda besleyici bir toz ortaya çıkıyor" dedi. Protein tozu üretim süreci sırasında kullanılan elektrik de güneş enerjisinden sağlanıyor.

  • Tadına ilişkin ise şöyle bir yorum yapıldı: "Nötr bir tadı var. Biraz umami hissi de veriyor. Rengi beta kerotenden geliyor. Bu madde aynı zamanda havuçlara da rengini veriyor. Sanki biraz havuç tadı da alıyorum."

"Solein" adı verilen protein tozu, nötr tadı sayesinde hem tuzlu hem de tatlı gıdaların üretiminde kullanılabilecek.

Türk bilim insanları geliştirdi: Milli olarak üretilecek
FOTOĞRAF 9
Title
Tekrarlayan, metastatik ya da ileri evredeki akciğer kanseri hastaları için geliştirilen ilacın faz-1 çalışmaları Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Faz-1 Klinik Araştırmalar Merkezi'nde başladı.
Title
Toplam 16 hasta üzerinde yürütülecek çalışmanın faz-1a aşamasında 6 gönüllü hastada maksimum tolere edilebilen doz tespit edilecek, faz-1b aşamasında ise 10 gönüllü hastada etkinlik ve güvenlik değerlendirilecek.<br>
Title
Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Faz1 Klinik Araştırmalar Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin savunma sanayinde olduğu kadar sağlık sanayinde de kendine yeten bir ülke olması, özellikle yerli ve milli ilaçların üretiminde ileri bir noktaya taşınması için diğer bilim insanlarıyla iş birliği yaptıklarını söyledi.
Title
Bu kapsamda, Türkiye'de akciğer kanserine karşı geliştirilen ilk ilaçlardan birinin hastanelerindeki Faz-1 Klinik Araştırmalar Merkezi'nde yürütülecek klinik araştırması için gururlu olduklarını belirten Altuntaş, şöyle konuştu:
Title
\"Akciğer kanseri hastaları için bir umut ışığı. Yeni bir molekül, hedeflenmiş bir ajan. 18-75 yaş arasında hastalığı tekrarlamış veya ileri evre olan, daha önce immünoterapi dahil tedaviler almış hastalarda Ankara Onkoloji Eğitim Araştırma Hastanesinde klinik aşamaya başladığımızı ifade etmek isterim. Özellikle standardı tüketmiş kanser hastalarımızın bu tedavi seçeneğinden faydalanmaları bir şanstır diye düşünüyorum.\"
Title
\"BU BİR EKİP İŞİ\"<br>Prof. Dr. Altuntaş, Ankara Onkoloji Eğitim Araştırma Hastanesi olarak sadece sağlık hizmetinin sunumunda değil, aynı zamanda klinik araştırmaların geliştirilmesinde de hem ulusal hem de uluslararası bazda önemli sorumluluklar üstlendiklerini anlattı.
Title
Klinik Araştırmalar Merkezinin 2021'de kanser alanında yaklaşık 114 uluslararası faz-2 ve faz-3 çalışmasına, yerli VLP aşısı ile Car-T-hücre tedavisi faz çalışmaları dışında kanser alanında 7 faz-1 çalışmasına ev sahipliği yaptığını aktaran Altuntaş, bu kanser ilacının da faz-1 çalışmasının tamamlanmasıyla faz-2 ve faz-3 aşamalarına geçmeyi arzu ettiklerini söyledi.<br>
Title
Prof. Dr. Altuntaş, \"Ülkemiz için hayırlı olsun. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Bu bir ekip işi. Bunun hem laboratuvar hem klinik hem akademik hem de idari kısımları var. Burada da bir bütün içerisinde çalışıyoruz. İnşallah önümüzdeki süreçlerde de hem bunların etkinliği hem de güvenilirliği konusunda daha büyük veriler alırız.\" dedi.
Title
FAZ-1 ÇALIŞMASI NE ANLAMA GELİYOR?<br>Laboratuvar şartlarında etkinliği kanıtlanmış bir ilacın veya molekülün hastalarda etkinlik, doz ve yan etki çalışmalarının değerlendirildiği aşama faz-1 klinik çalışma olarak adlandırılıyor.<br><br>Faz-1 çalışması, yeni bir ilacın ilk klinik başlangıç noktasını temsil ediyor. Çoğu kez bir ilacın veya molekülün insanlarda ilk kez test edildiği aşama olarak tanımlanıyor.<br>
Türk bilim insanları geliştirdi: Milli olarak üretilecek
Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Rana Nomak Sanyal ve ekibi tarafından akciğer kanserine karşı geliştirilen ve laboratuvar çalışmaları tamamlanan ilaçta klinik araştırmalara geçildi. Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin savunma sanayinde olduğu kadar sağlık sanayinde de kendine yeten bir ülke olması, özellikle yerli ve milli ilaçların üretiminde ileri bir noktaya taşınması için diğer bilim insanlarıyla iş birliği yaptıklarını söyledi.

Bilim insanlarından yeni araştırma: Şimdiye kadar gördüğümüz hiçbir şeye benzemiyor
FOTOĞRAF 15
Title
Venüs'te amonyak gazının varlığını araştıran uzmanlar, 'şimdiye kadar gördüğümüz hiçbir şeye benzemeyen' uzaylı yaşam formlarının gezegende olabileceğini açıkladı.
Title
NTV'de yer alan habere göre; Bilim insanları, Venüs'ün atmosferinde tespit edilen, nitrojen ve hidrojenden oluşan renksiz bir gaz olan amonyak varlığı karşısında şaşkına döndü. Bunun sebebi ise Venüs’te amonyağın herhangi bir kimyasal işlemle üreyemeyecek olması.
Title
Cardiff Üniversitesi, MIT ve Cambridge Üniversitesi tarafından yapılan yeni çalışma, Venüs’te amonyak gazının varlığı için gerçekleşmesi gereken bir dizi kimyasal süreci modelledi.
Title
Bilim insanları, amonyak gazının sülfürik asit damlacıklarının nötralize edilmesi için bulutların asitliğinin 11'den sıfıra düşmesi gerektiğini bildirdi. Ancak, bu seviyenin pH ölçeğinde hala çok asidik olmasına rağmen, yaşamın potansiyel olarak hayatta kalabileceği bir ortam hazırlayacağı aktarıldı.
Title
\"YAŞAM VENÜS'TE KENDİ ORTAMINI OLUŞTURDU\"<br>Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) adlı bilimsel dergide yayımlanan çalışmanın yazarları, Venüs’teki potansiyel amonyak kaynağı için en makul açıklamanın, yıldırım veya volkanik patlamalardan ziyade biyolojik kökenli olduğunu açıkladı.
Title
Söz konusu bulgu, yaşamın Venüs'te kendi ortamını oluşturduğunu gösteriyor.
Title
MIT'den çalışmanın yazarı Prof. Dr. Sara Seager, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, \"Bildiğimiz hiçbir yaşam Venüs damlacıklarında hayatta kalamaz. Ama mesele şu ki, orada bir yaşam olabilir ve hayatta kalmak için kendi çevresini değiştiriyor gibi görünüyor” dedi.
Title
VENÜS GÖREVLERİNİN SONUCUNDA DOĞRULANABİLİR<br>Bununla birlikte araştırmacılar, hipotezlerinin Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi'nin (NASA) Venüs yolcukluklarında doğrulanabileceğini duyurdu. NASA, 2030 yılında, iki ayrı insansız görevle 38 milyon uzaklıktaki gezegeni ziyaret edecek. DAVINCI+ ve VERITAS adı verilen görevlere şu an için bir milyar dolar kaynak ayrıldı.
Title
Bilim insanları ayrıca hipotezlerinin doğrulanması durumunda, yaşam formlarının Dünya'da bulunan bakterilere benzer mikroplar olmasının muhtemel olduğunu bildirdi.
Title
Diğer taraftan araştırmacılar, amonyağın varlığının Venüs bulutlarında görülen büyük anomalilerin çoğunu açıklayabileceğini söyledi.
Title
Dünya’da amonyak, suda yaşayan organizmalardan kalan yaygın bir atık olarak değerlendiriliyor. Bilim insanları, gezegenimizde -özellikle kendi midelerimizde - asidik bir ortamı yaşanabilir kılmak ve nötralize etmek için amonyak üreten yaşam formları olduğunu belirtti.
Title
Cardiff Üniversitesi Fizik ve Astronomi Okulu'ndan çalışmanın ortak yazarı Dr. William Bains, \"Hayatın Dünya'daki asit ortamlarda gelişebileceğini biliyoruz. Venüs’ün bulutlarında amonyak yapan bir şey varsa, bu, damlacıkların bir kısmını etkisiz hale getirerek onları potansiyel olarak daha yaşanabilir hale getiriyor” dedi.
Title
VENÜS'TE YAŞAM İDDİALARI<br><br>Öte yandan, Venüs'te yaşam bulma umutları, bu yıl Temmuz ayında yayınlanan bir çalışmanın, başlangıçta mikroplardan geldiği düşünülen fosfin gazının aslında volkanlar tarafından üretilebileceğini iddia etmesiyle suya düşmüştü.
Title
Ancak, Eylül 2020'de, Cardiff Üniversitesi tarafından yapılan farklı bir araştırmada, gezegenin asidik bulutlarında eser miktarda fosfin tespit edildiği bildirilmişti.
Title
Fosfin gazı genellikle Dünya'da nefes almak için oksijen kullanmayan mikroorganizmalar tarafından salınıyor. Bu da araştırmacıları o sırada Venüs'ün yaşam barındırıyor olabileceğine dair hipotezler geliştirmeye yöneltti.
Bilim insanlarından yeni araştırma: Şimdiye kadar gördüğümüz hiçbir şeye benzemiyor
Uluslarası bilim insanları ekibi tarafından yapılan çalışma, karbondioksit dolu kalın bir atmosfer ve kurşunu eritecek kadar sıcak bir yüzeye sahip olan venüste asidik ortamını etkisiz hale getirebilen ve kendi kendine yetebilen bir kimyasal reaksiyon oluştuğunu ortaya koydu.

İki bin 200 yıl önce Türkler yaptı: Bilim insanları 'Mühendislik harikası' olarak tanımlıyor
FOTOĞRAF 15
Title
Deniz seviyesinin altında olan Turfan vilayetinin merkezi olan Turfan şehri, su kaynakları bulunmayan ve iklimi son derece kurak bir bölgede bulunuyor.
Title
Deniz seviyesinin altında olan Turfan vilayetinin merkezi olan Turfan şehri, su kaynakları bulunmayan ve iklimi son derece kurak bir bölgede bulunuyor.
Title
Sabah'ın haberine göre bölgedeki su sıkıntısından ötürü 2 bin yıl önce Tanrı Dağlarından Turfan istikametine toplam uzunluğu 5 bin 272 kilometre olan yer altı su kanalları inşa edildi. Bu gelişmeden yıllar sonra bölge hayran bırakan manzaralara sahip. İşte o görüntüler...
Title
Tek kelimeyle muhteşem bir yapı! Bu kanallar bilim insanlarını da hayran bıraktı. Karız Kanalları Tanrı Dağlarından topladığı suyu 60 km çölün altından geçirerek Turfan' daki yerleşim birimlerine götürüyor.
Title
MÜHENDİSLİK HARİKASI!<br><br>Çinliler bu kanalları ülkelerindeki üç harikadan biri olarak gösteriyorlar. Bilim insanları da mühendislik harikası olarak tanımlıyor.
Title
Bu kanallar bundan 2 bin 200 yıl önce Uygur Türkleri tarafından yapılmış. Kanalın derinliği 110 metreden başlıyor. Kanallar çölün altından ağ gibi örülmüş.
Title
TANRI DAĞLARINDAKİ SUYU TAŞIYOR<br><br>Tarihte kuyu kanalları olarak adlandırılan Karez kanalları, yöre insanlarının Tanrı Dağlarında eriyen kar sularının yer altına sızmasından oluşan sudan yararlanması için inşa edilen bir sulama projesi.
Title
Aralıklarla açılan kuyular yardımıyla tarım alanları sulanıyor. Tanrı Dağları ile Turfan arasındaki bölge çöl olduğundan suyun aşırı sıcaktan buharlamaması için Karız su kanalları yeraltında inşa ediliyor..
Title
Turfan'ın su ihtiyacının yüzde 30'u, hala bu yer altı kuyuları olan Karez kanallarından sağlanıyor.
Title
YER ALTINDAKİ BÜYÜK KANAL<br><br>Karez kanallarını Çinliler tarafından \"Yer altındaki büyük kanal\" olarak adlandırılıyor.
Title
Karez kanalının tarihini ve şimdiki özelliklerini anlatmak üzere oluşturulan sergi, bölgeyi ziyaret edenler tarafından büyük ilgi görüyor.
Title
Karez kanalı müzesinde yer altı su kanallarının üç boyutlu maketi, insanoğlunun doğa koşullarına nasıl meydan okuduğunu net bir şekilde gösteriyor.
Title
Tanrı Dağlarından yüzyıllardır bölge halkına hizmet veren yer altı kanalları 1,5 metre yükseklikte, 60-70 cm genişlikte inşa edilmiş ve günde 858 metreküp su taşıyor.
Title
ÜÇTE BİRİ ORANINDA DÜŞTÜ<br><br>Ancak bugün bu oran neredeyse üçte bir oranında düşmüş durumda.
Title
2 bin 200 yıl önce sadece yerçekimi kullanılarak çalışması sağlanan Karız Kanalları,60 kilometre uzaktaki kurak Turfan bölgesini bereketli vaha haline getirmiş.
İki bin 200 yıl önce Türkler yaptı: Bilim insanları 'Mühendislik harikası' olarak tanımlıyor
İki bin 200 yıl önce Türkler tarafından yapılan su kanalları şu anda bile bir mühendislik harikası olarak tanımlanıyor. Karız Kanalı denilen bu yeraltı su şebekesi sistemi Orta Asya'da, Turfan bölgesinde yapıldı. Uygarlık tarihinin en önemli buluntularından biri olarak gösteriliyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.