|
Gerçekten başka bi’ festival

Kısa’dan Hisse Kısa Film Festivali 8. yılında şaşırtıcı bir programla başladı. Geçtiğimiz gün açılışı yapılan festivalde bir hafta içerisindeki etkinliklerde 50 sinemacı masaya oturuyor ve sinemaseverlerle buluşuyor. İçinde yer aldığım organizasyonun zenginliği gerçekten dikkat çekici. Hem yenilik iddiası, hem de geleneğe bağlılık düsturu düşündürücü elbet. İkisi birlikte ne kadar mümkün olabilir iki?

Festival tanıtım filmine ve programına baktığımızda gelenek ile yeniliği bir arada oldurmaya çalışan bir tablo söz konusu. Mesela bu yıl festivalde Ayşe Şasa anılıyor. Şasa, Yeşilçam’ın en önemli senaristleri arasında yer almasına yanı sıra ruh macerası, hayatındaki dönüşümler ve bıraktığı eserlerle tanınıyor. Yeşilçam Günlüğü kitabının basımının 30. yılı münasebeti ile anılan Şasa için panel düzenleniyor. Aynı festivalde sadece genç kalemlerden oluşan, sinema yolculuğunun başında olanların yazdığı bir kitap da basıldı. Çoğu amatör olan ya da o ruhu devam ettiren gençler “Olduramadım” isimli kitapta, yapmaya çalıştıkları şeyin olmadığını düşündükleri anların esasında oldurabilme yolunda basamaklar olduğunu anlatıyor.

Cumhuriyet’in 100. yılında Türk Sineması da konuşuluyor. Gelenekten bugüne bakılacak bu etkinliğin yanı sıra yapay zeka da ihmal edilmiyor. Yapay zekanın sinema ile ilişkisinin tartışılacağı bir panel düzenlenirken, bu panelde yapay zeka ile senaryo yazılıp film afişi yapılacak. Gerçekten ilginç…

Ustalarla gençlerin aynı masa etrafında sadece muhabbet etmek için bir araya geldiği Tek Plan Masa etkinliği de enteresan. Sektörün önemli isimleri gençlerle sadece sohbet etmek için bir araya geliyor. Reis Çelik, Birol Güven, Görkem Yeltan, Murat Pay ve Meral Aktan gençlerle çay-kahve içecek.

Festival etkinliklerine baktığımızda gençlere özel bir yer ayrıldığı çok belli. Hemen her programda gençlerin yer alması ve aktif olmaları amaçlanmış. Zaten festival ekibi de oldukça genç. Yaş ortalamasının 25’in altında olduğunu tahmin ediyorum.

Ülkemizde festival yapmak kolay bir şey değil. Sinemanın her alanında olduğu gibi atlanması gereken duvarlar, ikna edilmesi gereken insanlar, aşılması gereken zamanlar ve geri bırakılmaması gereken tecrübeler lazım. Kısa’dan Hisse Kısa Film Festivali, mottosunun ve iddiasının hakkını vererek yürümeye devam etmeli. Buradan bakınca istikameti çok güzel görünüyor.

Yolları açık olsun…

#Aktüel
#Sanat
#sinema
#Abdulhamit Güler
6 ay önce
Gerçekten başka bi’ festival
Ekonomik kalkınmada nitelikli işgücünün rolü
Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’nin kamu personeline yansıması (2)
Türkiye’yi devşirme kurtarıcılardan kurtarma mücadelesi…(3)
Devletsizlik ve ulussuzluk
Yasa ve toplumsal meşruiyet: 28 Şubat