Yazarlar 11 Eylül ve Afganistan gerçekleri

“11 Eylül” ve Afganistan gerçekleri..

Abdullah Muradoğlu
Abdullah Muradoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

ABD Başkanı Joe Biden, 11 Eylül 2001’de gerçekleşen saldırılarda hayatlarını kaybedenlerin aileleri tarafından bir süredir baskı altındaydı. Saldırılarla bağıntılı olduğu gerekçesiyle Suudi Arabistan aleyhinde dava açma girişimi başlatan aileler, Biden’dan “11 Eylül” ile ilgili olarak FBI’ın yürüttüğü soruşturma belgelerinin tümüyle kamuoyuna açıklanmasını istiyorlardı.

Esasen Biden da “11 Eylül belgeleri” için şeffaflık vaadinde bulunmuştu. Biden Başkanlık koltuğuna oturduktan sonra Demokrat Partili bir grup senatör mağdur aileleri tarafından açılan davalarda kullanılmak üzere saldırı ile Suudi Arabistan’ı ilişkilendiren istihbarat bilgilerinin gizliliğinin kaldırılması için girişimde bulundular. Ailelerse Biden’ın belgelerin gizliliğini kaldıracak bir yürütme emri vermemesi durumunda bu yıl düzenlenecek 11 Eylül’ü anma törenlerine katılmasını istemediklerini duyurmuşlardı. Baskılar sonuç verdi ve Biden 11 Eylül soruşturmalarıyla ilgili belgelerin gizliliğinin kaldırılmasını için talimat verdi. Buna göre FBI Soruşturması’nda elden edilen gizli bilgiler altı ay içerisinde parça parça yayınlanacak.

Aslında mesele, 11 Eylül soruşturma belgelerinin neden kamuoyundan gizlendiği. “Kennedy Suikasti Davası”nda olduğu gibi 11 Eylül soruşturmasına ilişkin gizli belgelerin açıklanmasını kısıtlayan kararlar birçok soru işareti doğurdu. Hiç kuşkusuz niteliği ve kapsamı itibariyle 11 Eylül soruşturmaları çok daha fazla soruya yol açıyor. 11 Eylül saldırıları, ilkin Afganistan’ın, ardından Irak’ın ABD tarafından işgâl edilmesine gerekçe teşkil etti. ABD Kongresi 11 Eylül saldırılarının ardından savaş ilân etme yetkisini geçici olarak ABD Başkanına devretti. “2001 Askeri Güç Kullanma Yetki Yasası”yla ABD Başkanları doğrudan askerî güç kullanabiliyorlar. ABD Kongresi’nin savaş yetkisini Başkan’a devretmesinin sınır ötesi operasyonların ahlakî ve siyasî sorumluluğundan kaçma niyetlerinin bir sonucu olarak yorumladığını belirtmeliyim.

Bush, Obama ve Trump sözkonusu yasanın sınırları belli olmayan, geniş kapsamlı terör tehdidi tanımlamasını yabancı ülkelerdeki askerî eylemlere gerekçe göstermek için sık sık kullandılar. Zira Yasa, örgütlere ya da kişilere yönelik askeri güç kullanılmasına da izin veriyor. Nitekim Trump döneminde Bağdat’da “İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı” Kasım Süleymani’ye yönelik suikast saldırısı sözkonusu yasa çerçevesinde gerçekleştirilmişti. Trump’ın Başkanlığının son aylarında Temsilciler Meclisi “2001 Askeri Güç Kullanma Yetki Yasası”nı iptal kararı aldı. Tasarı Meclis çoğunluğunu temsil eden Demokratlar’ın oylarıyla geçti. Ancak sözkonusu yasanın yürürlükten kalkması için Senato’dan onay alması gerekiyor.

Bugünden geriye doğru baktığımızda “11 Eylül”ün, ABD’nin dünyanın herhangi bir noktasına müdahale etmesi için gerekçe olarak kullanıldığı açıkça görülüyor. Amerikan küresel hegemonyasının askerî yollarla sürdürülmesinde kılıf olarak kullanılan 11 Eylül saldırılarıyla ilgili soruşturma belgeleri üzerindeki gizlilik perdesinin kaldırılması bu bakımdan da önemli.

Afganistan ve Irak’ın işgaline karar veren George W. Bush’un sözde ‘Kötülük Ekseni’ söylemiyle perdelenen emperyalist savaş teorilerinin arkasında “Neoconlar” var. “Karanlıklar Prensi” olarak anılan Richard Perle ile Bush’un özel asistanı ve metin yazarı David Frum’un birlikte kaleme aldıkları “Şeytan’a Son: Terörde Savaş Nasıl Kazanılır” kitabı “Neoconlar”ın yol haritasıydı. “Kötülük Ekseni” tabirinin arkasındaki isim de Frum idi. Frum “The Atlantik” dergisinde 16 Ağustos tarihli yazısındaysa günah çıkarmaya çalışıyordu. Afganistan’ın işgali konusunda Cumhuriyetçiler’den çok Demokrat yönetimleri suçlayan Frum’a göre, 2001’de Usame Bin Ladin ele geçirilseydi ABD’nin Afganistan’daki askerî varlığı derhal son bulabilirdi.

Bunun doğru olmadığını Frum da biliyor. ABD’nin amacı Afganistan’daki askerî varlığını kalıcı hale getirmekti. Nitekim Bin Ladin 2011’de Pakistan’da düzenlenen operasyon sonucunda hayatını kaybetmiş olmasına rağmen ABD bir on yıl daha Afganistan’da kaldı. “Neoconlar” ABD’nin Afganistan’dan çekilmesineyse şiddetli tepki gösteriyorlar. Soru şu: Gizlilik kararı verilen 11 Eylül belgeleri Afganistan’ın işgâlinin arkasındaki gerçekleri ne kadar ifşâ edecek?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.