|
Terör saldırıları ve istihbarat başarısızlıkları (1)

20 Ağustos 2012"de "Gaziantep"te, 11 Şubat 2013"te "Cilvegözü Sınır Kapısı"nda, arkasından 11 Mayıs"ta Reyhanlı ilçe merkezinde patlamalar gerçekleşti. Elde edilen istihbari bilgilere göre teröristler Ankara"da bir bomba patlatmayı planlamışlardı. Ne var ki patlama Ankara"da değil Reyhanlı"da gerçekleşti. Geriye baktığımızda, ortada kendini tekrarlayan bir model var. Şimdi herkes "Reyhanlı başımıza nasıl geldi?" diye soruyor. Benzer tartışmalar, 7 Ağustos 1998"de ABD"nin Kenya Büyükelçiliği"ne yapılan bombalı saldırı ile "11 Eylül 2001"deki uçaklı saldırılar sonrasında Amerika"da da yaşanmıştı. Tartışmalarda FBI ve CIA arasındaki çekişmeler, rekabetler ve koordinasyon eksiklikleri de dile getirilmişti.

11 Eylül sonrası yapılan birçok başarısızlık değerlendirmeleri arasında en çok dikkat çeken çalışma, John Miller, Michael Stone ve Chris Mitchel"in "The Cell: Inside the 9/11 Plot, and Why the F.B.I. and C.I.A. Failed to Stop" başlıklı ortak çalışmaydı. ABD Senatosu İstihbarat Komitesi Başkan Yardımcısı Senatör Richard Shelby de 11 Eylül soruşturma raporunda istihbarat başarısızlığını gözler önüne sermişti. "The New Yorker" dergisi yazarı Malcolm Gladvell, 10 Mart 2003 tarihli "Connecting the Dots: The paradoxes of intelligence reform (Noktaları birleştirmek: İstihbarat reformunun çelişkileri)" başlıklı makalesinde hem "The Cell" çalışmasını, hem "Shelby Raporu"nu yorumlamıştı.

Senatör Shelby"e göre ortada açıkça tekrar eden bir model vardı ama istihbarat kuruluşları yeterince dikkat etmemişler ve noktaları birleştirememişlerdi. "Shelby Raporu" büyük bir terör saldırısına işaret eden, ancak "atlanmış" ya da "yanlış yorumlanmış" tüm sinyalleri özenle gösterdiği açık seçik ve güçlü bir belge olarak kabul ediliyor Amerika"da. Gladwell"in vurguladığı gibi, istihbarat toplamanın temel zorluğu her zaman kirlilik sorunu olmuştur, gereksiz bilgilerin gerekli bilgilerden çok daha yaygın ve bol olduğu gerçeği yadsınamaz.

Gladwell"in aktardığı bilgilere göre CIA, iki El Kaide üyesinin ABD"ye girdiğini biliyordu, ancak FBI"ya ve "Ulusal Güvenlik Konseyi (NSC)"ne söylememişti. Bir FBI ajanı da, Usame Bin Ladin"in ABD"ye sivil havacılık üniversite ve yüksek okullarına girecek öğrenciler gönderdiğine dikkat çekmişti. FBI bu bilgi doğrultusunda hareket etmemiş, El Kaide"cilerin uçakları silah olarak kullanmak istediklerine ilişkin açıklamalarla bu bilgi arasında bağlantı kurmakta başarısız olmuştu. FBI, Zekariya Musa"yı uçuş okulundaki kuşkulu davranışları nedeniyle gözaltına almış, ancak iddiasını daha kapsamlı bir terörist davranış tablosuna entegre edememişti. İstihbarat birimleri noktaları birleştirmekte yetersiz kalmıştı.

11 Eylül"den geriye bakıldığında, bir modelin olduğu gün gibi ortadaydı, lakin göklere çıkarılan Amerikan istihbaratçıları onu kesinlikle görememişti. Başarısızlık çizelgesinde ana noktalardan biri radikal Hahamlardan Meir Kahane"nin 1990"da Manhattan"da Seyyid Nusayr tarafından öldürülmesi idi. Gladwell"e göre "Shelby raporu"nu ya da "The Cell"de Nusayr"dan Bin Ladin"e uzanan hikayeyi okumak, insanı FBI ve CIA"nın noktaları birleştirmiş olması durumunda "11 Eylül"de yaşananların hiç de sürpriz olmayabileceğine ikna ediyordu.

11 yıl önce
Terör saldırıları ve istihbarat başarısızlıkları (1)
Hicret yurduna veda: Dağına taşına kadar vefa
Hayaller ve gerçekler
En baştan kaybetmek
Osmanlı şehirlerinde imaret sistemi
‘İsrail Lobisi’nin ev ödevleri!