Yazarlar ABDnin suikast savunması çöktü

ABD’nin suikast savunması çöktü!

Abdullah Muradoğlu
Abdullah Muradoğlu Gazete Yazarı

ABD Başkanı Trump, Bağdat’ta düzenlenen operasyonda öldürülen İranlı general Kasım Süleymani’nin Bağdat dahil bölgedeki dört ABD Büyükelçiliğine saldırılar planladığını iddia ediyor. Trump yönetimi de Süleymani’nin ABD için ‘yakın tehdit’ oluşturduğu yönünde bir savunma yapıyordu. Suikastın üzerinden daha iki hafta bile geçmeden bu savunma çöktü.

Geçtiğimiz Çarşamba günü ABD Savunma Bakanı Mark Esper, Dış İşleri Bakanı Mike Pompeo, Genelkurmay Başkanı Mark Milley ve CIA Başkanı Gina Haspel’in “ABD Kongresi”nde düzenledikleri bilgilendirme toplantısı fiyaskoyla sonuçlanmıştı. Cumhuriyetçi Senatör Mike Lee bile bu brifingin 9 yıllık Senato hayatında gördüğü en berbat brifing olduğunu söylemişti.

Tekrar özetlemek gerekir ise, Trump yönetimi ‘yakın tehdit’ konusunda elle tutulur tek bir delil bile gösteremedi. Önceki yazımda brifinge katılan “Demokratlar”ın Milley ve Esper’in “suikast savunması” konusunda duydukları rahatsızlığın yüzlerinden okunduğuna dikkat çektiklerini aktarmıştım. Bu rahatsızlığın sebebi ellerinde herhangi bir delilin olmamasıydı.

Nitekim “CBS News” televizyonunda Margaret Brennan’ın programında konuşan Savunma Bakanı Esper, ‘yakın tehdit’ ile ilgili ellerinde somut bilgi olmadığını itiraf etti. Ancak bu itirafa rağmen Esper, Trump gibi düşündüğünü belirtiyordu. En üst düzeyinden gelen bu itiraf, “Süleymani Suikastı”nın tamamen varsayım veya vehim üzerine bina edildiğini gösteriyor. Üstüne üstlük hiçbir ABD Büyükelçiliğinin saldırı tehdidine karşı uyarılmadığı ortaya çıktı.

Bir diğer çarpıklık ise, Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brien’ın suikastin İran ile müzakere ihtimalini güçlendireceği açıklamasıydı. İran’ın en meşhur generallerinden birini ortadan kaldırarak, ardından yaptırımları ağırlaştırarak müzakere ihtimali güç kazanabilir mi? İran’ın “Süleymani Suikastı”na karşı orantılı misilleme yapması halinde neler olabileceğini bir düşünün isterseniz! Belki de Trump’ın etrafındaki “Neocon şahinler”in istediği şey de, buydu.

Senaryoya göre ABD İran’ı misilleme yapmaya icbar edecek saldırılar gerçekleştirecek, ABD de karşılık verecek. Misillemeler bir döngü halinde yükselerek ABD ve İran savaşacaklar. ABD medyasında yer bulan yorumlarda Neoconların “savaş senaryosu” bu şekilde anlatılıyor. Trump’ın “İran Nükleer Anlaşması”ndan ABD’yi çıkarması da bu senaryoya dahil ediliyor.

Amerikan medyasında Trump’ın suikast emrini vermesinde Dış İşleri Bakanı Pompeo’nun rol oynadığına dair yorumlar da yapılıyor. Pompeo’nun öteden beri İran’a karşı sertlik politikasını savunduğu biliniyor. Hatta ABD medyasında yer alan bir habere bakılacak olur ise Pompeo CIA Başkanıyken Süleymani’yi bertaraf etmeden kamu görevinden ayrılmayacağını söylemiş.

“Süleymani Suikasti”nden bir gün önce Yemen’de de İranlı general Abdülrıza Şahlai’nin hedef alındığı bir hava operasyonu düzenlenmiş. Ancak operasyon başarısızlıkla sonuçlanmış. Demokratlar, bu suikastların birbiriyle ilintili bir büyük plânın parçası olduğunu savunuyorlar. Buna göre Trump yönetimi İran Devrim Muhafızları Ordusunu ‘terör örgütü’ ilan ederek suikastlar için ‘gerekçe’ oluşturdu. Demokratlar yabancı bir devletin ordusuna yönelik bu yaklaşımı, Anayasa’nın Kongre’ye verdiği savaş ilân etme yetkisinin ihlâli olarak görüyorlar.

Şimdi Demokratlar ile Rand Paul ve Mike Lee gibi savaş karşıtı Cumhuriyetçi Senatörler, Trump yönetiminin İran’a karşı askeri güç kullanmasını önlemek amacıyla bir karar tasarısı üzerinde çalışıyorlar. Demokrat Başkan adaylarından Bernie Sanders tvitter’da yayınladığı mesajda Cumhuriyetçi Senatör Lee ile çalışmaktan gurur duyduğunu söyledi. Anayasa’nın savunulmasının partizan bir mesele olmadığını belirten Sanders İran ile savaşı önlemeye yönelik olarak iki partili çoğunluk kararları almak için ellerinden geleni yapacaklarını söylüyor.

İran “Süleymani Suikastı”ne orantılı misillemede bulunmayarak Neoconlar’ın ‘provokasyon senaryosu’nu şimdilik sekteye uğratmış gibi görünüyor. Tabii ki Amerikan Neoconlar’ı ve İsrail başta olmak üzere bölgedeki diğer sponsorları elleri boş oturmayacaklardır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.