Yazarlar Amerikalılar ölümcül ikilem yaşıyorlar

Amerikalılar ‘ölümcül ikilem’ yaşıyorlar!

Abdullah Muradoğlu
Abdullah Muradoğlu Gazete Yazarı

Küresel salgının merkez üssü haline dönüşen ABD’de “sosyal mesafe” önlemlerinin kaldırılması ve hayatın işe yeniden koşulması konusunda şiddetli tartışmalar yaşanıyor. ABD Başkanı Trump ve “Cumhuriyetçiler” salgınla mücadele kapsamında alınan önlemlerin bir an önce kaldırılmasını istiyorlar. “Demokratlar” ise salgınla mücadelede umut verici aşamaya gelinemediğini ve önlemlerin gevşetilmesi için zamanın henüz erken olduğunu savunuyorlar.

Mart ayının ikinci haftasında ABD’de onaylanmış vaka sayısı “994”, hayatını kaybedenlerin sayısı ise “30” idi. 8 hafta sonra gelinen noktada ABD’de vaka sayısı “1 milyon 300 bin”i aştı. Virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısıysa “80 bin”e dayandı. Diğer yandan aynı süre içerisinde işini kaybeden Amerikalıların sayısı da 30 milyonu geçti. İşsizlik oranıysa yüzde 15’e dayandı. Bu rakam 1929’da başlayan “Büyük Durgunluk” döneminden bu yana en yüksek oran. Yanlış hatırlamıyor isem ABD’de işsizlik oranı yüzde 10’un üzerine hiç çıkmamıştı.

Kasım’da ABD’de seçimler var ve Trump iş hayatını bir an önce yeniden canlandırmak istiyor. Demokratlar ise Trump’ı salgına karşı geç tepki vermek suretiyle ABD’ye büyük bir zaman kaybettirmekle itham ediyorlar. Demokratlar’a göre Trump bilimsel görüşlere gereken değeri vermiyor, uzmanların ve ilgili birimlerin uyarılarına ise kulak asmıyor. Öte yandan salgınla mücadele önlemlerin gevşetilmesi durumunda ikinci bir dalga uyarısı yapıyorlar.

Önlemlerin gevşetilmemesini isteyenlerin gerekçesi ise test sayısının yetersiz olması geliyor. Uzmanlara göre Amerikalıları güvenli bir şekilde yeniden sosyal hayata açmak için daha fazla teste ihtiyaç var. Buna göre halihazırdaki günlük test sayısının üç katı kadar artırılması gerekiyor. Ekonomiyi yeniden başlatmanın tek yolu daha çok test, temasları izlemek ve enfekte olmuş kişileri hızla karantinaya alacak etkili bir sistem kurmaktan geçiyor. Mevcut haliyle ABD bu sistemden uzak. Bu sistem için yüzbinlerce kişiyi istihdam etmek gerekiyor.

Bir diğer tartışmaysa, maske ve koruyucu gömlek başta olmak üzere malzeme tedarikinde yaşanan sorunlar. ABD medyasında doktorlar için koruyucu gömlek olarak yağmurluk ve panço önerildiğine dair çıkan haberler hakikaten çok çarpıcı bir örnek teşkil ediyordu. Sözkonusu malzemeler sağlık çalışanları için çok ciddi bir ihtiyaç halini aldı. Öte yandan salgınla mücadelede en ön safta savaşanlar da sağlık görevlileri. Diğer mesleklere kıyasla, doktorlar, hemşireler en fazla ölüm riski taşıyan gruplar arasında ilk sıralarda yer alıyorlar.

Gıda marketlerinde çalışanlar, kuryeler, gıda işleme ve paketleme işçileri de aynı listedeki risk grupları arasındalar. Etnik gruplara göre kıyaslama yapıldığında ise risk listesinde ilk sırada “Siyah Amerikalılar”, “Hispanikler” ve diğer göçmenler ilk sıralarda yer alıyorlar. Göçmen gözetim kamplarında tutulan insanların da çok ciddi şekilde tehlike altında olduğu belirtiliyor. Öte yandan “ABD Kongresi”nde salgınla mücadeleden zarar görenlere yardım amacıyla çıkarılan yasaların gerçek mağdurlardan ziyade büyük şirketlere yaradığı tartışılıyor.

Sözkonusu federal malî yardımlardan aslan payını ise ‘enerji şirketleri’nin aldığı konuşuluyor. Bu yardımlara rağmen birçok büyük şirketten işçi çıkarmaları yapılması dikkat çekiciydi. Diğer bir tartışmaysa Amerikan milyarderler sınıfının salgınla mücadelede sınıfta kaldıklarıydı. Milyarder aile vakıflarının yasal en alt harcama oranını bile aşmadıklarına dikkat çekiliyor. Hatta milyarderler sınıfının ‘sosyal sorumluluk’ gereğince ellerini taşın altına koymak bir kenara dursun, daha çok ‘kendilerinin nasıl kurtarılacağı’ fikriyle ilgilendikleri ifade ediliyor. ABD’de çok çok ciddi bir sağlık ve ekonomik kriz yaşanıyor. Bu krizde de “ilk kurtarılacaklar” arasında yine büyük şirketler var. Salgının gerçek mağdurları olan kesimler ise “kırk satır mı kırk katır mı” misali, yaşamsal ihtiyaçlar ve “COVİD-19” arasında köşeye sıkışmış durumdalar.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.