Yazarlar Trump 2024e mi hazırlanıyor?

Trump 2024’e mi hazırlanıyor?

Abdullah Muradoğlu
Abdullah Muradoğlu Gazete Yazarı

Donald Trump 20 Ocak 2021’de öğle saatlerinde Başkanlık görevini rakibi Joe Biden’a devredecek. Trump tarafı birçok eyalette oy sayımlarıyla ilgili davalar açmış olsa bile sonuçların değişmesini beklemiyor. Ancak Trump, Aralık’ta Biden’ın “Seçici Kurul”da “Başkan” ilan edileceği güne kadar seçim sonuçlarına muhalefetini sürdürecek görünüyor.

Yorumlara bakılacak olur ise Trump 2024’te yeniden aday olmaya hazırlanıyor. Buna göre Trump seçimi kaybettiğini biliyor, ancak tabanını hareket halinde tutmak için Demokratlar’ın seçimi çaldıklarını savunuyor. Hakikaten anketler Cumhuriyetçi seçmenlerin çoğunluğunun Trump’ın seçimle ilgili ‘hilekârlık’ iddialarına inandıklarını gösteriyor. Trump seçimlerde hiçbir Cumhuriyetçi adayın hayal edemeyeceği oranda oy aldı. Üstelik “Beyaz Amerikan” olmayan seçmenlerden önceki Cumhuriyetçi adaylara kıyasla daha fazla oy almayı başardı.

Trump’ın seçimlerin ardından “Amerika’yı kurtarın” başlıklı Liderlik İçin Süper Politik Eylem Komitesi kurduğu ortaya çıktı. Bu tür komiteler daha rahat para toplayabiliyor, bu bağışları Kongre seçimlerinde adaylara yönlendirebiliyor. Trump politik faaliyetleri için bu bağışlardan harcama yapabilecek. Trump’ın liderlik eylem komitesinin imkânlarını kullanmak suretiyle 2022’deki Kongre seçimlerinde kendisine sadık isimleri destekleyeceği belirtiliyor. Halihazırda Trump seçim kaybetmiş bir Başkan gibi değil, mağdur edilmiş bir kitle lideri gibi davranıyor.

Öte yandan Trump’ın katıksız bir ”Trump medyası “ kurmak istediği söyleniyor. Trump yanlısı yayın yapan “Fox News”in Arizona’da Biden’ın kazandığını ilân etmesi Trump’ı çok kızdırdı. “Fox News”i sadakatsizlikle suçlayan Trumpçı kitle Biden’ın seçimi kazanmadığı yönünde yayın yapan “Newsmax TV”ye yöneldiler. Yorumlara göre Trump, Cumhuriyetçi seçmenler nezdindeki popülaritesini “Fox News”e rakip olacak bir medya için kullanmayı düşünüyor.

ABD’de “müesses nizam”a sadık kalmayı sürdüren siyasi kurum ve kuruluşlar ciddi bir kriz içerisinde. Bu kriz her iki partiyi sarmış durumda. İki partinin ana akım kanatları popülist kanatları tarafından ciddi bir meydan okumayla yüz yüzeler. Cumhuriyetçi Parti’nin yerleşik liderliğine meydan okuyarak siyaset sahnesine adım atan Trump ‘popülist Sağ’ bir söylemle seçmen desteği kazandı. Aslında Trump, Cumhuriyetçi Parti’nin sadık seçmenlerinin büyük şirketlerin ve “sonsuz savaşlar” isteyen iki partili savaş bloğunun taşeronlarına dönüşen elitlere duyduğu tepkinin ürünü. 2020 seçimlerinde Trump’ın oylarını artırması bu tepkinin geçici olmadığını tescil etti. Trump’ın Beyaz üst sınıf Amerikalı erkeklerde oy kayıplarına uğramasına karşın “Hispanik” ve “Siyahî” seçmenlerde oylarını yükseltmesi çok konuşuluyor.

Birçok Cumhuriyetçi siyasetçi ise Cumhuriyetçi Parti’nin geleceğinin “çok ırklı bir işçi sınıfı koalisyonu”na dayandığını savunuyor. Bu siyasetçiler Parti’nin büyük şirketlerin çıkarlarını önceleyen ve “küçük devlet”i savunan yerleşik çizgisinden koparak işçi sınıfı partisi olarak kendini markalaştırması gerektiğini vurguluyorlar. Cumhuriyetçiler 2012’de ikinci kez Obama karşısında yenilgiye uğradığında Parti içinde “otopsi” mahiyetinde bir rapor hazırlanmıştı.

Raporda partinin Amerika’nın değişen etnik nüfus yapısıyla iç barışını sağlaması gerektiği vurgulanmıştı. Partinin çeşitliliği kucaklamasını ve gençlere yönelmesini isteyen bu rapor yeniden tartışılıyor. Buna göre Amerika’nın değişen nüfus yapısıyla uzlaşan yeni Cumhuriyetçi Parti ‘ekonomik popülizm’ ile ‘sosyal muhafazâkârlığın’ etkili bir karışımı olabilir. “Beyaz Amerikan egemenliği”nin sürmesini isteyen çevrelerse bu yaklaşımın en ciddi rakipleri.

Amerikan Solu’nu temsil eden yayınlarda “Demokratlar Trump’a karşı savaşı kazandı, ancak Trumpizm’e karşı savaşı kazanamadı” gibi başlıklar ise Demokrat Parti’nin de popülist yönde dönüştürülmesini içeriyor. İki parti içinde “ekonomik popülizm”e öncelik tanınması ve “ABD’nın dışardaki savaşlarına son verilmesi” gibi başlıklar öne çıkıyor. İki partinin radikal kanatları Amerikan sorunlarının ‘eski normal’den kaynaklandığını savunuyorlar. Bu yüzden ‘eski normal’e dönüşü savunan Merkezciler parti tabanlarında sert bir direnişle karşılaşıyor.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.