Yazarlar Doğa maliyeti GSYHya yansıtılmalı

Doğa maliyeti GSYH’ya yansıtılmalı

Ahmet Ulusoy
Ahmet Ulusoy Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Ekonomilerin gelişimi, refahımızdaki artış, üretimimiz ve hatta tükettiklerimizden kalan atıklar için bile doğaya ihtiyaç duyarız.

Doğadan bahsederken onu bağımsız bir faktör olarak görmek yanlış olur. Çünkü bizler de insanoğlu olarak doğanın bir parçasıyız. Hayatımızı idame için zorunlu olan yiyeceği, suyu, barınağı, oksijeni v.s. doğadan sağlıyoruz.

Doğa bize böylesine cömert davranırken (Allah’ın lütfu) biz ise onu gün geçtikçe daha kullanılamaz hale getiriyoruz.

Hava kirliliğini önlenemez şekilde artırıyoruz.

Plastik atıklar başta olmak üzere gün geçtikçe artan atık-kirlilik sorununa çözüm üretemiyoruz.

İklim değişikliğini görmezden geliyoruz.

Yani doğanın evin kendisi olduğunu görmezden gelip arka bahçe olarak kullanmaya devam ediyoruz.

**

Kapitalist sistemin bize dayattığı tüketim ekonomisi evimizi yok ediyor.

Hem ulusal hem de uluslararası boyutta ekonomik gelişimi, refah artışını endekslediğimiz tek şey büyüme.

“Ne kadar fazla üretirsen (dolayısıyla tüketirsen) o kadar fazla büyür ve refaha sahip olursun” deniliyor.

Çok üretme-tüketme bir yarıştan çok bir savaşa (ticaret savaşları, doğal kaynaklara sahip olma ve erişme mücadelesi) dönüşmüş.

Gelişmekte olan ülkelerin önüne örnek olarak, gelişmiş ülkelerin refah seviyesi ve buna ulaşmak için daha hızlı büyüme adımları atılması konulmuş.

Bu yarışın ölçü birimi ise GSYH. Hangi ülkenin daha gelişmiş, yarışta daha üstün olduğunu gösteren tek gösterge bu.

**

Bu yarıştan, tüketime dayalı ekonomik büyüme modelinden, en çok zarar gören şey doğa.

Doğa sadece ekonomik bir mal değil.

Eğitim ve sağlık gibi doğa da bir ekonomik kaynaktan daha fazlasıdır.

Eğitim ve sağlık hizmetleri dışsal faydaları nedeniyle maliyetlerinden çok daha fazla fayda sağlamaktadır.

Doğa için ise tam tersi (gerçek maliyeti hesaplara girmemektedir).

Biyolojik kaynaklar fiyatlandırılamadığı için doğanın aşırı tüketimi dışsal maliyetler yüklemektedir.

Aşırı tüketim ile biyolojik çeşitliliği günbegün azaltma yanında arılar, sinekler, kelebekler ve diğer doğada aklınıza gelebilecek her canlının mülkiyet hakları yoksunluğu nedeniyle yok olmaları kimsenin umurunda değil.

Çünkü biyolojik çeşitliliği oluşturan bu canlılar piyasa fiyatlarına yansımazlar.

Doğadaki canlı dengesine aşırı müdahale neticesinde keneler artar, kırım kongo virüsü yayılır. Kuş gribi, SARS, MERS, COVİD 19 ortaya çıkar.

İklim değişikliği yaşanır, mevsimler değişir, kuraklık ve toprak kayıpları artar, mahsuller azalır. Arıların sayısı azalır, polenler bir yerden başka bir yere taşınamaz, ürün çeşitliliği azalır.

Ve bunun gibi binlerce doğal sürece farkında olmadan müdahale edilir.

Ülkeler asıl servete, gerçek sermayeye çok ciddi zararlar verirken, bu durum GSYH rakamlarına yansımaz. Yani, modern ekonomi, doğayı büyük ölçüde ekonominin tanımlarından ve ölçümlerinden dışlamıştır

**

Ekonomik büyüme rakamı yüzde 10 gerçekleşen bir ülke çok ciddi bir başarı elde etmiş sayılır.

Hele de bu yüksek büyümeyi arka arkaya gerçekleştirirseniz bütün dünya size imrenerek bakar. Çin’in son 40 yıldır gerçekleştirdiği büyüme örneği.

Fakat yok edilen doğal kaynakların (biyoçeşitlilik) değeri (dışsal maliyetler) hiçbir yerde geçmez.

1992 ile 2014 yılları arasında doğal sermaye stokunun yüzde 40 azaldığı tahmin edilmektedir.

İnsanlığın son yıllarda muazzam bir şekilde geliştiğini söylerken, doğada neden olunan yıkıcı etkiler fiyatlandırılamadığı için hesaba katılmaz.

Oysa bu süreç; daha fazla büyümek uğruna doğayı, biyolojik çeşitliliği yok etmeye devam ederse 1 dünyadan fazlasına ihtiyaç duyacağız.

**

Ülkelere düşen birçok değerin kapsamında yer almadığı GSYH’ye odaklanmak yerine doğanın da kapsandığı gerçek varlık portföyünü yönetmek olmalıdır.

Ülkeler mümkün olduğunca doğal sermayeyi de kapsayan ulusal hesaplarını oluşturma çabasına girmeliler.

Birleşmiş Milletler, önemli bir adım atarak doğal sermayenin ölçülmesi için standartlar belirlemiş. GSYH’yi ve diğer ekonomik göstergeleri ölçmek için kullanılan tanımları gözden geçirmeye yönelik bir süreç başlatmıştır.

Ülkeler bazında atılacak bu tür adımlar gerçek sermayeyi görmeyi ve doğal servet kaybı için çözüm üretmeyi kolaylaştıracaktır.

Unutmayalım ki sadece sağlıklı bir ekonomik anlayışla sağlıklı bir gezegen inşa edilebilir.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.