Katılım bankacılığının fon kullandırma çıkmazı (1)

Ahmet Ulusoy
Ahmet UlusoyYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 24/06/2020, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
Katılım bankacılığının fon kullandırma çıkmazı (1)

Cumhurbaşkanının İslam iktisadıyla ilgili bir toplantının açılış konuşmasında (IZU 12. İslam Ekonomisi ve Finansı Konferansı) “İslam iktisadı krizden çıkışın anahtarıdır” söylemi konunun tekrar gündem olmasına neden oldu.

İslam iktisadı ve finansı gündeme gelmişken özellikle yenilikçi girişimciliğin finansmanında İslami fonların kullanılabilirliği ve Türkiye katılım bankacılığı deneyimini değerlendiren bir yazı düşündüm.

**

İktisatçılarca bir ülkedeki üretim kaynakları; emek, sermaye ve doğal kaynak olarak üçe ayrılmaktadır. Bazen emeğin dışında telakki edilen girişimcilik 4. kaynak olarak zikredilir.

Bize göre girişimcilik en önemli üretim faktörüdür ve üretimin olmazsa olmazıdır.

Çünkü, çok zengin doğal kaynaklara sahip olabilirsiniz veya güçlü bir sermayeniz olabilir, hatta nitelikli emeğe de sahip olabilirsiniz ama eğer girişimci gücünüz yoksa, yeni iş, inovatif ürün fikri yoksa yeni ürünler üretemezsiniz. Klasik üretimle azgelişmiş ülke konumunu sürdürmek zorunda kalırsınız. Dünya üzerinde bu senaryonun çok sayıda örneklerini bulmak mümkün.

**

Girişimciliğin hayat bulması finansman yöntemiyle de doğrudan ilgili. Bilinen klasik bankacılık aracılığıyla yapılan finansman yönteminin risk almayan ve riski paylaşmayan yapısı girişimciliği caydırıcı/engelleyici bir özellik anlamına gelmektedir.

Dolayısıyla bu riskleri tek başına almak istemeyen ya da bankalardan kredi alabilecek bir yapı taşımayan yeni iş fikri olan girişimcilerin finanse edilmesi gerekiyor.

Burada bir noktanın altını çizmekte fayda var. Mesela ABD’de 1970’li yıllardan itibaren ve son zamanlarda Çin’de Capital Venture denilen risk sermayesi ile yenilikçi projesi olanları buluşturan finansman modelinin uygulandığını görmekteyiz. Silikon Vadisi sermaye sahipleriyle yeni iş fikirlerinin buluşması sonrası ABD’nin teknoloji üretim merkezi olmasını sağlamıştır.

**

Türkiye özeline döndüğümüzde 1980’li yıllarda başlayan katılım bankacılığının faizsiz finans sistemi iddiasıyla çalışma esaslarını belirlediğini ve ona göre de faaliyet araçları ve finansman yöntemleri belirlediklerini biliyoruz.

Aslında İslami finansmana veya İslam iktisadına uygun finansman yapma amaçlı kurulan katılım bankacılığı sisteminin dar bir alana sıkıştığı, klasik faizli bankalara benzer bir yapıya büründüğü, riski düşük karlılığı yüksek bir faaliyet alanını (murabaha) esas aldığı görülmektedir.

Katılım bankacılığının fonları değerlendirmek için 4 farklı yöntemi var: murabaha, müşareke, mudarebe ve icara-i sukuk. Risk sermayesi benzeri girişimciliği destekleyebilecek İslami Finans’ın ise iki uygulama şekli var; biri müşareke, diğeri mudarebedir.

Türkiye’deki katılım bankalarının topladıkları fonları nasıl kullandırdığına bakıldığında; yüzde 95’inin murabaha dediğimiz; müşterilerin ihtiyaç duyduğu mal ve hizmetin peşin alınarak üzerine kârı koyup vadeli satılması esasına dayalı bir sistem. Kârlılığı garanti, riski minimize eden bir finansman modeli.

Aslında İslam fakihlerinin çok da gönülden fetva vermediği, çok az kullanılmasını tavsiye ettikleri bir işlem şekli şu anda Türkiye’deki katılım bankacılığının ana gövdesini oluşturmaktadır.

Diğer ülkelerdeki (Malezya, Endonezya, Pakistan gibi) İslami Finans kurumlarında bu yöntem ağırlıkta olmakla beraber fon kullanım oranı yüzde 80’i aşmamaktadır.

Bu yapı katılım bankalarına vatandaşın konvansiyonel bankalardan farklı bakmamalarının önemli bir nedeni olarak da gösterilmektedir.

**

İslam iktisadı ve finansının temelinde kar-zarar ortaklığı müessesesi var. Katılım bankacılığının fon kullandırma araçları arasında yer alan müşareke ve mudarebe yöntemleri tam da bu alana (kar-zarar ortaklığını esas alan iki farklı fon kullandırma yöntemi) girmektedir. Teoride katılım bankacılığı faaliyetleri arasında yer alan bu fonlama biçimi doğrudan yenilikçi proje fikirlerini ya da girişimciliği destekleme potansiyeli taşıyan bir uygulama şeklidir.

Türkiye’deki Katılım bankalarının bankacılık sektöründeki payının yüzde 5 olması ve bunun klasik bankaların aleyhine bir türlü artmaması iki yanlı çelişkiyi barındırmaktadır.

Bir yanda faiz hassasiyeti taşıyan vatandaşların katılım bankalarına olan ilgisizliği. Diğer yanda katılım bankalarının yukarıda bahsedilen murabaha yöntemini esas alıp riski sıfırlama ve karı garantileme gibi bir odaklanma ile klasik bankalara benzemeye çalışmaları.

(Devam edecek)

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026