Yazarlar Ekonomide yapısal dönüşüm adımları

Ekonomide yapısal dönüşüm adımları

Ahmet Ulusoy
Ahmet Ulusoy Gazete Yazarı

Maliye ve hazine Bakanı Berat Albayrak 10 Nisan'da yeni ekonomi programı (YEP) kapsamında 2019 yılında yapılması planlanan yapısal dönüşüm adımlarını açıkladı.

Bu adımlar kapsamında finansman, enflasyon, vergi mimarisi ve ihracat-üretim ana başlıklarında bilgilendirme yapıldı.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Ahmet Ulusoy : Ekonomide yapısal dönüşüm adımları
Haber Merkezi 05 Nisan 2019, Cuma Yeni Şafak
Ekonomide yapısal dönüşüm adımları yazısının sesli anlatımı ve tüm Ahmet Ulusoy yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

Maliye ve hazine Bakanı Berat Albayrak 10 Nisan'da yeni ekonomi programı (YEP) kapsamında 2019 yılında yapılması planlanan yapısal dönüşüm adımlarını açıkladı.

Bu adımlar kapsamında finansman, enflasyon, vergi mimarisi ve ihracat-üretim ana başlıklarında bilgilendirme yapıldı.

Yine; sosyal güvenlik reformu, istihdam, eğitim planlaması, lojistik master planı, yargı reformu, ihracat master planı, turizm master planı, sanayide yerlileştirme programı, tarımda milli birlik projesi adı altında önümüzdeki aylarda daha detaylı açıklamalar yapılacağı belirtildi.

**

Programın finansman ayağında, özellikle bankacılık sektörü (kamu ve özel bankalar) ile ilgili atılacak adımlar verilerle ortaya konulmaya çalışıldı.

Bankacılık ve sigortacılık sektörlerinin güçlendirilmesine yönelik yapılacağı ifade edilen düzenlemeler; son dönemde sektörün karşı karşıya kaldığı zorlukların aşılması adına somut adımlar olarak görülmektedir.

Bu kapsamda bir taraftan kamu bankalarının 28 milyar liralık ikrazen özel tertip borçlanma senetleriyle güçlendirilmesi, diğer taraftan da özel bankaların özellikle batık kredilerinin mali yapılarını zarar vermeden nasıl yapılandırılacağı ile ilgili detaylandırma yapıldı.

Tahsili gecikmiş alacakların bankacılık sektörü için neden bir risk oluşturmayacağı verilerle ortaya konuldu.

Daha güçlü sermaye yapısı oluşturma ve sermaye yeterlilik oranlarını artırma için bir dizi önlemler alınacağı açıklandı.

**

Bir Başka konuda vergi sistemi ile ilgiliydi.

Uzun yıllardır gündeme getirilen klişe ifadelerin ötesinde çok da detaylı bir açıklamaya gidilmediğini görmekteyiz.

Aslında açıklamalarda bir takım çelişkiler de yok değil. Hem adaletli bir vergi uygulamasından bahsediliyor (az kazanandan az, çok kazanılan çok vergi alınarak bunun sağlanacağı), diğer taraftan kurumlar vergisinde indirim yapılacağı ve verginin tabana yayılacağı belirtiliyor.

Verginin tabana yayılması daha fazla düşük gelirlerin vergilendirilmesi anlamına gelecektir. Burada kayıt dışını kayıt altına alınması (verginin tabana yayılması anlamında) önemli ama kurumlar vergisindeki bir indirim (zaten toplam verginin yüzde 9’u gibi düşük düzeyde bir vergi alınmakta) bu aşamada doğru değil. Yani, vergilendirme ile ilgili söylemle (kurumlar vergisi indirimi ve vergiyi tabana yayma) vergi yükü dağılımında adaletin sağlanması hedefleri bir çelişkiyi ifade etmektedir.

Vergi reformu detayları ortaya çıkınca daha sağlıklı değerlendirme imkanı olacaktır.

**

Türkiye ekonomisinin en önemli kırılganlıklarından birisi de cari açık sorunudur.

Bunun altında imalat sanayi üretimin büyük ölçüde ara, yatırım ve hammadde yönünden ithalata bağımlılığı yatmaktadır.

Sanayileşmede yerlileştirme programı bu soruna köklü çözüm için düşünülmüş, yerinde bir tespittir. Böylesine önemli bir programın çok daha önceleri açıklanması ve devreye girmesi gerekirdi. Söz konusu programla ilgili detaylar da yine gelecek aylara ertelenmiş.

**

Enflasyonun en önemli nedenlerinden biri gıda fiyatlarının kontrol edilemeyişidir. Bu da tarım sektöründe yaşanan sorunlarla doğrudan alakalıdır (program sunumunda da belirtilmiş). Halen tarım reformu ile ilgili çok net, somut adımlar atılmış değil ve mayıs denilerek yeni bir beklenti oluşturulmuş.

Bir diğer enflasyon nedeni de ithal edilen enflasyondur (ithal malların fiyatları ile ilgilidir). Aslında sanayide yerlileştirme programı ile de söz konusu enflasyon geçişkenliğinin önlenmesi düşünülmektedir. Bu programın detayları da başka tarihe atılmış.

Oysa enflasyon bütün ekonomik dengeleri bozmaya devam ediyor. Başta faizlerin yüksekliği ve onun olumsuz etkilediği üretim ve istihdam, istikrarsız bir ekonomi algısı ve yatırımların dışlanması etkileri devam ediyor.

**

Reformların koordineli bir şekilde hazırlandığı, topyekün hükümet tarafından sahiplenildiği ve yürütüleceği izlenimi verilmesi (reformlarla ilgili bakanların birlikte açıklama yapmaları) piyasaların güveni ve desteği açısından çok daha olumlu karşılanırdı diye düşünmekteyim.

Açıklanan reform paketinin ekonomik sorunlara tam anlamıyla vakıf olunduğu izlenimi verdiğini, fakat çözüm noktasında somut adımları ifade etmede yetersiz kaldığını söyleyebiliriz.

Sadece finans sektörü ile ilgili yapılan açıklamaların tatmin edici olduğunu ve somut adımlar atılacağı güveni verdiğini görmekteyiz.

Aslında piyasaların açıklanan programa tepkisiz kalması, bekleyip görelim moduna girildiği anlamına da gelmektedir.

Bir an önce sektörel reform detayları (çözümler) somut önlemleri içerecek şekilde kamuoyuyla paylaşılmalı ve yasal karar süreçleri için harekete geçilmelidir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.