Yazarlar Nitelikli beyinler neden göç ediyor? (1)

Nitelikli beyinler neden göç ediyor? (1)

Ahmet Ulusoy
Ahmet Ulusoy Gazete Yazarı

Bu yazımda beyin göçüyle ilgili, büyük kısmına katıldığım, gelen bir maili; noktasına virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşacağım. Sonraki yazılarımda konuyla ilgili daha detaylı değerlendirme yapmaya çalışacağım.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Ahmet Ulusoy : Nitelikli beyinler neden göç ediyor? (1)
Haber Merkezi 05 Ocak 2019, Cumartesi Yeni Şafak
Nitelikli beyinler neden göç ediyor? (1) yazısının sesli anlatımı ve tüm Ahmet Ulusoy yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


İşte gelen mail.

“ Beyin GÖÇÜ

beyin göçü neden olur.?

ne anlama gelir..?

niçin oluyor..?

sonuçları ne olur..?

en önemli çaresi ne olabilir hakkında,

*_nikaO_*’nun beyni yanmaya her zaman hazırdır..

ve şu an müthiş şimşekler çakmaya başladı bile..

nisan yağmurlarındaki gökyüzü gibi..

ve acısı hüzünlendiriyor..

yıllar önce bir dehşet beynin heba edilişine ithaf olarak yazdığım şiir gelir aklıma.. :((

yitik kabiliyetler idi şiir adı..

okumuş, yetişmiş, artık katkı vermeye, ülkesine-milletine bal sağmaya hazır bir beyin, neden bulunduğu ülkeyi,

büyüdüğü yuvayı,

yetiştiği ocağı,

beslendiği çanağı,

...

adeta tekmelercesine terk ile *göç* eder..?

bunu derinlemesine kazımak lazım..?

işin;

bir GÖÇ tarafı..

bir YÖN tarafı..

bir de MEDENİYET_lilik tarafı var..

beyin göçleri neden hep Doğu’dan Batı’ya olur..?

Afrika için de Kuzey olsa da BATI cephesidir..

AB ve K.Amerika onlar için de BATI’dır..

bir de MEDENİYET vechi var;

neden hep Batı Medeniyeti’ne doğru oluyor değerli ve kalifiye beyin GÖÇ’ü..?

cevaplar,

sorular peşinden kendiliğinden gelir..

ÇARE de zaten onları izler..

esas sebep ve çare kaynağı olarak;

tatmin olmama, huzur bulmama denilebilir..

ne demek bu..?

tane tane gidelim mi.?

duygu, düşünce, kabiliyet, yetenek, iz’an, vicdan, his, şuur, akıl, fikir, şeffaflık, hürriyet, adalet gibi *değer*’lerinizin tatmin olmamasıdır esas sebep..

evet temel ve esas mes’ele bu..

yoksa;

ne zenginlik

ne züppelik

ne çılgınlık

ne düşkünlük ya da sapkınlık... değildir..

evet mes’ele;

hinlik

hainlik

sinsilik

kalleşlik de… değildir..

evet mes’ele;

aptallık

kanmışlık

kandırılmışlık da… değildir..

vs..

bu tür alt talî etki ve etmenler her yerde ve her kesimde var..

herkesin hini de haini de çılgını da her zaman var..

bunu şimdilik bir yana bırakalım..

hem zaten esas sebep eğer onlar olsa idi;

BATI’dan da bu tarafa gelen GÖÇ mutlaka olurdu..

dense ki;

“Italya nüfusunun yüzde 8’i yurtdışına göç etmiş, son on yılda 1.5 milyon İtalyan başka ülkeye gitmiş..

üçte biri üniversite mezunu..”

evet ama;

nufüs göçü ile beyin göçü farklı şeyler..

hem bu göç de daha tatmin olacağı yer olarak yine BATI’yadır..

yani, Doğu ve Güneye değil..!

yine dense ki;

“ABD’den Çinliler ve Hintliler ülkelerine donuyor..!?”

ama;

gönülleri rahat döndüklerini hiç sanmıyorum..

homo economicus dönüşlerdir bunlar..;

orada rekabet zorluğu ve memlekette fırsat varlığı dolayısı ile..

bu şahsî menfaatleri yöneltebilir..

ya da;

duygusal özlemler ve millî mahcubiyetlerledir..

tabii ki istisnalar her zaman olacak..

ÇARE_leri belirtirsek daha net çerçeve ortaya çıkar..

evet;

sorunun aktörü de etkeni de etkileneni de

yani;

öznesi de nesnesi de sıfatı da zarfı da yüklemi de İNSAN’dır..

evet o insan ki;

tüm duygu ve istidatlarının tatminini isteyendir..

güzel çiçek istediği gibi;

güzel kokmasını da ister..

güzel saksıda olmasını da ister..

güzel emniyette devamını da ister..

güzel yaklaşım ve dokunuşunu da ister..

zemin ve zamana uygun değişim ve dönüşüm ve yenileşme ve başkalaşmasını da ister..

kendine aitlik ve sahipliğini de ister..

vs vs..

ama çok çok daha önemlisi;

o çiçeğe karşı hem çiçek hem kendi adına özgürlük ve fırsat eşitliği ve teşvik ile;

gücü ve kabiliyeti nispetinde ve hatta daha ötesine taşıyabileceği ortamı da ister..

özetle;

soru da sorun da çare de insan’ı tanımaktan geçer ve ondan ibarettir..

kim bu acûbe-i hilkat *insan* ve ne ister..?

herşey buradan başlar ve geçer..

*insan* ne ister..?

en basit cümle ile onu tatmin edecek durum;

içindeki tüm atların,

sağlıklı ve dengeli ve mükemmel ortamlarda serbest ve bağımsız ve hür olarak sonsuzluğa coşmasını ister..

bu mümkün değilse,

ona en yakın olan neresi ise, hangi ortam ve hangi yön ve hangi medeniyet ise;

oraya doğru meyleder,

arzu duyar,

yönelir ve fiziken de gider ve gidiyor..

çare;

meyillerin bize çevirebilmesinde olabilir ancak..

yoksa;

hiçbir caziplik icabı sağlanmadan;

din, vatan, millet, ecdad, Sakarya ile olmaz, olmadı ve olmayacak da..”

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.