Yazarlar Ötelenen kredi taksitlerinden faiz alınmasın

Ötelenen kredi taksitlerinden faiz alınmasın

Ahmet Ulusoy
Ahmet Ulusoy Gazete Yazarı

İnsanları evlerine hapseden, davranış biçimlerini değiştiren, yeni bir yaşam tarzını zorlayan, işletmeleri kilitleyen salgının verdiği ekonomik hasarın olası boyutu halen kesin olarak tahmin edilememektedir.

İşini kaybeden, işyerlerini açamayan, gelir akışı kesilen vatandaşların kredi, kredi kartı ve diğer ödemeleri adeta kilitlenmiş, çaresizlik içinde olağanüstü günlerin geçmesini beklemekteler. En önemlisi de asgari yaşam standartlarını yürütecek geliri temin etmeye çalışanların yaşadığı sıkıntılardır. Özellikle kredi borçları ve gelir gider dengesi bozulduğu dönemlerde vatandaşın sırtında büyük bir yük haline gelebilmektedir.

**

Türkiye’deki finansal istikrarın korunması ve yaşanan salgın sürecinin ekonomiye, piyasaya, üretime ve istihdama olumsuz etkilerini asgari düzeye indirme amacıyla ‘Finansal İstikrar Kalkanı’ olarak nitelendirilen birtakım tedbirler açıklandı.

Bu tedbirler kapsamında; salgın nedeniyle büyük sorunlar yaşayan, can güvenliği (sağlık) ve hayatta kalma derdine düşen hane halklarının ve küçük işletmelerin borçları öteleniyor ve nakit ihtiyaçları bir nebze de olsa karşılanıyor.

**

Bankaların, kamu bankaları öncülüğünde katıldıkları ekonomik önlem paketinde kredi borcu, kredi kartı ve artı paraya ait taksitlere öteleme imkanı sağlandı. 3 ayı bulan bu öteleme faizsiz değil. Buna rağmen işsiz kalanlar ve dükkanını açamayan esnaf mevcut kredi, kredi kartı ve artı paralarını yatıramayacak duruma geldiğinden öteleme hakkını kullanmak için bankalara akın ettiler.

Bankalar, kredi ertelemesi için son kredinin ödenmiş olması şartını koşuyor. Bu durum ise zaten zorda olan, evinden çıkamayan, para basma yetkisi olmayan (!) tüketiciyi isyan noktasına getiriyor.

Ayrıca, ötelenen krediler yeni vadeye yayılmayacaktır. Şöyle ki; 3 aylık öteleme sonrasında toplam vade uzamayacak, ötelenen taksitler ek faizle beraber kalan taksitlere eklenecektir.

Vatandaşlar, zor günleri aşabilmek ve takibe girmemek için bu esnekliği kullanmak istemekte ve karşılığında ise öteleme faizini kabul etmek zorunda kalmaktadır.

**

Esnaf/tüccar/işletmelerin kullandığı ticari kredilerin taksit ertelemeleri bankadan bankaya farklılık gösterse de, firmaların taksit/devre sonu faiz ötelemesi onlar için de gelecek dönemde daha önemli bir yük getirebilir. Çünkü ötelenen 31/03/2020 devre sonu faiz ödemesi veya Nisan 2020 taksiti ‘Spot Kredi’ gibi olabilmekte, 3 ay sonra tek kalemde ödenmesi beklenmektedir. Bazı bankalar mevcut vadeye ek vade uygulasa da, bazıları tek kalemde tahsil etme yoluna gidebilmektedir. Oysa, firmaların normalleşmeye kontrollü olarak geçeceği dönemde, eski iş potansiyelini yakalaması güç olacağı için, ertelenen ödemeler nedeniyle yeni kaynak ihtiyacı ortaya çıkacaktır.

Ekonomik İstikrar Kalkanı kapsamında kamu bankalarınca piyasaya sürülen KGF teminatlı ‘Can Suyu Kredisi’ aslında bu riski ortadan kaldırmaya yöneliktir. Ciro aralıklarına göre farklılık gösteren tutarlarda firmalara 6 ay ödemesiz olarak kullandırılmaktadır. Yıllık % 7.5 gibi bir faiz oranı uygun olsa da neticede firmalar için bir maliyet doğuracağı da açıktır.

**

Burada uygulamayı (ödemelerin ertelenmesi) vatandaş ve bankalar açısından olası etkileri noktasında kısaca değerlendirelim.

Vatandaş açısından avantajlı kısmı; normal şartlar altında kredi taksitlerini 3 ay ödememe durumunda yasal takibe ve hatta bazı bankalarda icra işlemine kadar varabilecek yaptırımların söz konusu kararlar çerçevesinde uygulanmayacak olmasıdır. Ayrıca, kredi çeken vatandaşların kredi skorları da bu öteleme nedeniyle olumsuz etkilenmeyecektir.

Vatandaşlara ödeme kolaylığının sağlanması, icra takip işlemlerinin uygulanmaması avantaj olarak değerlendirilebilir. Buna karşılık, kredinin geri ödeme tutarı öteleme faizinden dolayı artmakta ve vatandaşa yeni bir yük getirmektedir.

Bankalar açısından bakıldığında ise; bankaların nakit tablolarında kısa vadede kredi taksit geri ödemelerinde düşüşler görülecek, buna karşılık faiz gelirleri artmış olacaktır. Aynı zamanda bankaların kredi karşılık tutarlarında kısa vadede düşüş gerçekleşmeyecek ve kredilerin sabit maliyetleri bir süre daha devam edecektir.

**

İnsanlara asgari yaşam standardını temin edecek gelirin garanti edilmesi, ekonomide tekrar çarkların döneceği sürece (normal hayata geçiş) kadar her kesimin gücü ölçüsünde özveride bulunması gerekmektedir. Normal dönemde büyük karlar elde eden bankacılık kesiminin özellikle kredi erteleme sürecinde; vadelerin uzatılması ve 3 aylık vade ertelenmesine faiz tahakkuk ettirmemesi (şu an böyle bir şey yok) bankaların elinin taşın altına sokması anlamına gelecektir.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.