Yazarlar Rantiye devlet, vergi ve demokrasi

Rantiye devlet, vergi ve demokrasi

Ahmet Ulusoy
Ahmet Ulusoy Gazete Yazarı

Doğal kaynaklardan düzenli ve önemli miktarda dış rant elde eden ülkeler rantiye devlet kabul edilmektedir. Daha çok petrol zengini gelişmekte olan ülkeler bu adı almaktadır.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Ahmet Ulusoy : Rantiye devlet, vergi ve demokrasi
Haber Merkezi 09 Haziran 2019, Pazar Yeni Şafak
Rantiye devlet, vergi ve demokrasi yazısının sesli anlatımı ve tüm Ahmet Ulusoy yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Rantiye devletlerde rantlar ekonomiye hakimdir. Devlet gelirlerinin %40’tan fazlasının petrol ya da diğer dış kaynaklardan elde edilmesi ve GSYİH içindeki oranının yüksek olması gerekmektedir.

Devlet gelirlerinin büyük kısmı içerdeki üretim sürecinden değil, dış dünyadan (dış rant) elde edilmektedir.

İşgücünün çok küçük bir bölümü rantın üretim sürecine dahil olurken, toplumun çoğunluğu söz konusu rantın kullanım ya da dağıtım sürecine katılmaktadır.

Dış rantlar doğrudan devletin elinde toplanmaktadır. Rantiye devletin ekonomik anlamda tek ihtiyaç duyduğu şey harcama politikalarının belirlenmesidir.

Rantiye devletler özel bir yönetim tarzı benimser ve kamu hizmetlerinin finansmanını vergiye dayandıran devletlerden farklı devlet–vatandaş ilişkisi geliştirirler.

Devlet, özel sektörü kullanır

Rantın doğrudan devletin elinde toplanması kamu sektörünü hızlı şekilde büyütür. Sanayileşme kısıtlı, istihdam alanı düşük olduğundan vatandaşlar uzmanlaşma aranmadan kamu sektöründe istihdam edilir.

Rantiye devlet ülke ekonomisini kamu harcamalarıyla korumakta, rant yaratan sektör ile ekonominin diğer alanları arasında aracı olmaktadır.

Ekonomik faaliyetlerin büyük kısmı hükümetin vereceği izin, sözleşme, destek ve korumaya bağlıdır. Böylece rantiye ekonomilerde devlet özel sektörü de kendi politik amaçları doğrultusunda kullanır.

Bağımlı, büyüyen bir bürokrasi

Rantiye devletin doğrudan üretim ve dağıtımda artan rolü kamu bürokrasinin işlev ve yapısını etkiler.

Devlet kurumları rant yaratan sektöre ve ondan elde edilen gelirin dağıtımına göre şekillenir.

İktidarın gücünü sağlamlaştıran rantlar bürokrasinin aşırı merkezileşmesi ve genişlemesine de neden olur.

Bürokratik düzen daha çok iktidara yakın kesimlerden teşkil edilir. Böylece rantiye devlette rantçı kültür, yolsuzluk ve demokratik başarısızlık kendini gösterir.

Rantlarla devletin ekonomideki ve toplum karşısındaki rolünün artması, rejimin istikrarını ve doğal olarak egemenliğini güçlendirmek için ihtiyaç duyduğu kaynakları arttırmaktadır.

Vergi, temsil ve demokrasi yok

Topluma çok az ya da hiç vergi yüklenmemesi rantiye devletin vatandaşlara karşı sorumluluğunu azaltarak siyasi gücünü yükseltir.

Vergiye ihtiyaç duymayan rantiye devlet, vatandaşlar karşısında özerklik elde etmektedir. Böylece yöneticiler siyasi süreç konusunda kamu baskısından muaf olur ve meşruiyet sorunu yaşamaz.

Kısacası rantiye devlette vergi yoksa temsil yok anlayışı hakimdir.

Vergi vermeyen vatandaşların da siyasi temsil talebi düşüktür. Bu durum toplumun temsil ilişkisine zarar verir, politik mobilasyon kısıtlanır ve demokrasinin gelişimi engellenir.

Böylece söz konusu ülkelerde demokrasi anlayışı (varlık ya da yokluğu) önemini kaybeder.

Rantın dağıtımında sadakat önemli

Rantiye Devlet yönetimleri sadık ve uysal bir toplum yaratmayı amaçlar.

Bu yönetimlerde para, yönetime bağlılığı maksimize eden nihai kontrol aracıdır.

Devletin elinde toplanan gelirler, patronaj ilişkilerinin de önünü açar.

Siyasi karar-alıcılar, emek ve liyakatten ziyade kendileriyle olan ilişkiye göre rantın dağıtımını gerçekleştirir.

Dağıtım; sadakat, yöneticiye yakınlık ve aile ilişkileri gibi siyasi kriterlere göre belirlenir.

Muhalefete hayat hakkı yok

Dağıtıcı politikalarla devlet mevcut muhalefeti yok etmeye ya da kendisinden bağımsız sosyal grupların dönüşümünü engellemeye çalışır.

Hükümet destekli partiler dışındaki siyasi partilerin faaliyetleri daha çok kültürel ya da ideolojik zeminde şekillenmektedir.

Yüksek rantlar devleti yönetenlerin muhalefeti bastırma ya da rüşvetle satın alma yeteneğini arttırmaktadır. Bu sayede otoriter rejimin demokrasiye evrilmesi kolayca engellenir.

Muhalefetin temsili kurumlar aracılığı ile seçmenlerle zayıf bir ilişkiye girmesine izin verilirken, devlet yöneticilerinin istediği zaman söz konusu kurumları kaldırabilmesi de mümkün.

Yönetici kesim gelir aktığı sürece devleti kontrol etmekte ve dağıtıcı gücüyle kontrolünü pekiştirmektedir. Böylece rantlar, uzun yıllar iktidarda kalmanın güvencesi olmaktadır.

Rantiye devlet ekonomik ve siyasi kalkınmaya zarar verir

Kısacası rantiye devlette, tüm rantlar dış dünyadan sağlanıp doğrudan yöneticinin elinde birikir, rantlar ekonomiye hakimdir ve çok az kişi rantın elde edilme sürecinde yer alır.

Bu sayede devleti yönetenlerin (iktidarın) iktisadi, siyasi ve toplumdaki nüfuzu artar.

Dış rantların doğası gereği ülkeyi siyasi, toplumsal ve ekonomik anlamda üretimden ziyade dağıtıma, demokrasi yerine otoriterliğe yönelterek ekonomik ve siyasi kalkınmaya zarar veren devlet yapıları ortaya çıkar.

Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın muhtelif yerlerinde doğal kaynak-petrol zengini, otoriter aile yönetimlerinin hakimiyetinde, azınlık yapıların ülke zenginliğine hükmettiği ve özgürlük talepleri olmayan geniş halk kesimlerinin yönetime sadakatle bağlı olarak hayatiyetini sürdüren toplumları (devletleri) rantiye devlet penceresinden değerlendirmek gerekir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.