Yazarlar Tarımda fiyat oynaklığının azaltılması (2)

Tarımda fiyat oynaklığının azaltılması (2)

Ahmet Ulusoy
Ahmet Ulusoy Gazete Yazarı

Geçen yazıda patates özelinde tarımsal ürün fiyatlarındaki oynaklığın nedenlerine değinmiş ve bazı tespitler yapmıştık. Bu yazıda ise daha istikrarlı tarımsal ürün fiyatları için neler yapılabilir noktasında bir takım değerlendirmelerde bulunacağım.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Ahmet Ulusoy : Tarımda fiyat oynaklığının azaltılması (2)
Haber Merkezi 30 Haziran 2018, Cumartesi Yeni Şafak
Tarımda fiyat oynaklığının azaltılması (2) yazısının sesli anlatımı ve tüm Ahmet Ulusoy yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


1- Önceki yazıda kısaca özetlediğimiz ekonomi kuralının (Cobweb Teoremi), yani fiyatların gelecek dönem üretimi belirlediğinin, mantığı iyi anlaşılmalı. Her şeyden önce üreticilerin hangi ürünü, ne miktarda, hangi bölgelerde üreteceği, hangi dönemlerde ne üretimin devreye gireceği Tarım Bakanlığı tarafından iyi planlanması gerekiyor. Bu çerçevede Tarım ilçe ve il müdürlüklerinin çok daha fonksiyonel çalışmalı, TÜİK’e sağladığı tarımsal envanterin güven kaygısı asgariye indirilmelidir.

2- Özellikle potansiyelimizin çok yüksek olduğu ürünlerde tarımsal ürün ithalatı yapılması gelecek dönemlerde çiftçinin küstürülmesine, içerideki üretimin daha da azalmasına, ülkenin gıda ihtiyacının yabancılara bağlanmasına neden olacak bir yanlıştır. Zaten, temmuzun başlarından itibaren yaz ürünlerinin devreye girmesiyle fiyatlar makul seviyelere inecektir (Sandıklı, Ödemiş patatesi piyasaya inmiş ve fiyatlar gevşemiştir).

3- Fiyatların bu kadar yüksek seviyeye çıkmasına rağmen fiyat artışlarından çiftçilerin pek yararlandığı söylenemez. Çünkü raf fiyatıyla tarla fiyatı arasında çok yüksek farklar var. (Bunu herkes gündeme taşıyor ama halen çözüme kavuşmuş değil). Bu farkların giderilmesi ve satış fiyatlarının büyük ölçüde çiftçinin kazancına yansıması için yine düzenleme yapılması gerekiyor (hallere giren ve çıkan ürünün kesinlikle kayıt altına alınması, alış-satış arasındaki yüksek kârların vergilendirmesi bir çözüm olabilir).

4- Hükümet ya da Tarım Bakanlığı sadece patates ve soğanda değil, bütün tarımsal ürünlerde üreticinin maliyetlerini ve makul kârlılığını temin edecek bir fiyatlandırma sistemi tesis etmelidir. Bunu piyasaları yakından izleyerek, gerektiğinde müdahale ederek (daha çok dolaylı) gerçekleştirmesi gerekiyor. Örneğin, bugün tarlada patatesin fiyatı asgari 1.5-2 lira olması lazım ki üretici patatesten makul bir düzeyde kâr sağlayabilsin ve gelecek dönem patates ekmeği düşünsün.

5- Türk çiftçisinin (üretim yapan bütün çiftçilerin) ürün maliyetleri ile satış gelirleri farkının sürdürülebilirliği devlet tarafından sürekli olarak izlenmelidir. Tefecinin finanse ettiği çiftçilerin yoğun olduğu bir sektör her zaman spekülasyona açık olacaktır. Maalesef üreticilerin önemli bir kısmı bir sonraki dönem ürün karşılığı tefeciye borçlanmıştır.

Burada devletin sadece fiyatların yükseldiği zaman değil, fiyatların düştüğü zaman da çiftçileri koruyacak, onların tefecinin eline düşmesini önleyecek hamle yapması gerektiğini de belirtelim.

6- Sonuçta tarımsal ürün fiyatlarındaki dalgalanmaların istikrar kazanması için esnekliklerinin yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Tarımsal ürün arz esnekliği düşük olması nedeniyle ürünün fazla olduğu yıllarda (dönemlerde) fiyatlar aşırı düşmekte ve ürün elde kalmaktadır . İşte bu noktada devletin otomatik stabilizatör olarak devreye girip arz esnekliğini yönetmesi (stoklama imkânı sağlama, soğuk hava deposu, lisanslı depoculuk ya da ihracat imkanlarını zorlama v.s.) gerekiyor.

**

Tarıma sahip çıkmak ülkenin geleceğine, insanına sahip çıkmaktır. Olayı sadece üretici ve fiyat özelinde düşünmemek gerekir.

Olayın; gıda güvenliği, sağlıklı ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşma, çiftçilerin sürdürülebilir bir tarım yapısıyla üretime devam etmesi, değişen iklim koşullarına karşı olası ürün kaybını asgariye indirecek önlemlerin alınması, topraklarımıza uygun ve organik tohum geliştirilerek üretim yapılması, kırsal alan kalkınmasıyla şehirlere göçün önlenmesi, kullanılabilir tarımsal alanların boş kalmaması, tarımda dışa bağımlılığın asgariye indirilmesi gibi çok boyutu var.

Yani, kapsamlı-çok boyutlu (sosyoekonomik etkileri) düşünülerek gelecek planlaması yapmak gerekiyor.

Önemli olan sorun ortaya çıkınca tedbir almak değil, sorun ortaya çıkışını önlemektir. Bunun yolu gelişmelerin ve muhtemel sorunların önceden tahmin edilmesidir. Burada anahtar kavram sağlıklı veri envanterine (tabii ki vizyoner yöneticiye) sahip olmaktır.

Türkiye’nin yeni dönemde istikrarlı bir tarımsal ürün fiyatını sağlayacak, hem tarım üreticilerini, hem de tüketicileri memnun edecek bir üretim ve satış modelinin hayata geçmesini beklemekteyiz.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.