Yazarlar Zeka, akıl ve duygu

Zekâ, akıl ve duygu

Ali Saydam
Ali Saydam Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Bildiğiniz gibi günlük haberleri derleyen, ‘son dakika’ gelişmelerini aktaran birçok uygulama var. Ülke gündemine dair ya da etkisi büyük ve önemli haberlerin yanında sansasyonel bazı vakalar da ‘anlık bildirimler’ olarak telefonunuza geliyor. Hafta sonu bu uygulamalardan birinden ‘son dakika’ bildirimi geldi…

Haber, “Dünyanın en zeki ülkeleri açıklandı. Türkiye’nin IQ ortalaması da belli oldu” başlığıyla webtekno sitesinde yayınlanmış. Kaynak, world population review adlı başka bir web sitesi…

Araştırmanın künyesi ya da gerekli diğer bilgiler yazılmamış, daha çok ortaya karışık bazı ifadelerle yetinilmiş… Açıkçası bizdeki izlenim, “uydur-kaydır, sayfa doldur” yaklaşımından daha fazlası değil… Şöyle diyor bizim ‘uydur-kaydır’ haber:

“Açıklanan, dünyanın en zeki ülkelerinin arasında Hong Kong, Güney Kore, Tayvan, İtalya, Moğolistan gibi ülkeler yer alıyor. Türkiye’nin IQ ortalaması ise 90 olarak belirlendi. Bu, Türkiye’yi listenin 64. sırasına yerleştirdi. İşte en yüksek IQ’ya sahip ilk 10 ülke ve ortalamaları: Hong Kong: 108, Singapur: 108, Güney Kore: 106, Çin: 105, Japonya: 105, Tayvan: 104, İtalya: 102, İsviçre: 101, Moğolistan: 101, İzlanda: 101”

Haber uyduruk da olsa bozulanlar olacaktır… Rahat olunuz, bozulmayınız… Tıpkı listenin en tepesine yerleşsek bile çok sevinmememiz gerektiği gibi… Neden mi?

Çünkü hem insanlar hem de toplumlar akıl, zekâ ve değerler üzerine kuruludur. Asıl mesele bu üçü arasındaki dengedir… Bu dengeyi kuramayan toplumlar sarsılır ve yıkıcı saldırılarda kalıcı hasarlar alırlar… Toparlanmaları da çok kolay ve çabuk olmaz…

Türkiye’nin bu dengeyi koruduğunu söyleyebiliriz. Toplumumuzu iyi tanıyan İngiliz tarihçi Arnold Joseph Toynbee, Türkiye’nin kendisine kurulan tuzaklardan sıyrılabilmesine atıfta bulunarak Türkiye’nin bu değerlere dengeli bir şekilde sahip olduğunu ifade etmektedir. Her ne kadar Toynbee’nin ifadesi ile bizimki bire bir örtüşmese de yakın akraba oldukları söylenebilir…

Dengeyi koruduğumuz sürece saldırıları atlattığımız gibi, gelişip güçlenmeye de devam ederiz. Son yıllarımız buna en iyi örnektir.

Değerlerimizin neler olduğu malumunuz… Zaman zaman toplumun ‘ortak ruhi şekillenmesi’ diye de ifade ettiğimiz, Türkiye toplumunu oluşturan tüm katmanları dik kesen, başka bir deyişle herkesin üzerinde uzlaştığı, paylaştığı unsurlar…

Akıl ile zekâ ise sıklıkla birbirine karıştırılan iki kavram… Farklarını anlatmak için çok özetle, zekâ hamursa, akıl o hamurla neler yaptığınızdır diyebiliriz… Zekâ bireysel, akıl ise toplumsaldır...

Öte yandan bu ikisi her zaman doğru orantılı çalışmaz… Arada, hamuru bağlamak için ‘duygu’ya da ihtiyaç vardır.

Bir işi ‘şeytani bir zekâ’ ürünü yapacak ya da ‘vatana millete hayırlı kılacak’ olandır duygu… Tüm süreci baştan sona belirleyen ana unsur diyebileceğimiz duygunun gelişmesi ve zekâyı doğru yönlendirerek akıllıca sonuçlara yol açması da tekâmül ile mümkündür…

Yalnızca zekâsı ve yüksek IQ’suyla değil, aklı ve duygusuyla da ünlü Albert Einstein ile şoförüne atfedilen hikâye, aklını doğru kullanmanın ne demek olduğuna dair hoş bir espri:

Einstein’ın bütün konferanslarını izleyen şoförü bir gün şöyle demiş: “Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda oturup dinliyorum ve neredeyse söyleyeceğiniz her şeyi kelimesi kelimesine biliyorum.”

Einstein gülümseyerek ona bir teklifte bulunmuş: “Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç tanımıyorlar… O hâlde bugün palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benim yerime sen konuş, ben de arka sırada seni dinlerim.”

Şoför, çok başarılı bir konuşma yapmış ve sorulan bütün soruları doğru cevaplamış. Tam yerine oturacağı sırada bir profesör, o güne kadar konferanslarda hiç sorulmamış ağır bir fizik sorusu sormuş.

Şoför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye dönerek “Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten çok garip” demiş. Sonra da salonun arkasında oturan Einstein’ı işaret ederek şöyle devam etmiş:

“Şimdi size arka sırada oturan şoförümü çağıracağım ve sorduğunuz soruyu, göreceksiniz, o bile cevaplayacak.”

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.