Yazarlar Top artık TFFde

Top artık TFF’de

Ali Kemal Yazıcı
Ali Kemal Yazıcı Gazete Yazarı

Dünya’nın en önemli liglerinden sonra bizde de alınan erteleme kararı aslında kimseyi şaşırtmaması gerekirken bu konuda boğazımıza kadar bilgi kirliliğine gömüldük. Bundan sonra yaşanacak hassas süreçte, UEFA uluslararası organizasyonları ertelerken, FIFA kendisine bağlı ülkelerde yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyor. Türkiye’de Trabzonspor, İngiltere’de Liverpool, İtalya’da Juventus, İspanya’da Barcelona lig lideri ve bu ligler ülkelerin federasyonları tarafından ertelendi. Liglerin erteleme açıklaması malumunuz. Umarız ve temenni ederiz ki sağlık konusunda bir sorun çıkmasın ve ligler planlandığı gibi 17 Nisan’da kaldığı yerden devam etsin ama bu pekte mümkün olmayacak gibi duruyor.

TFF ağırlığı kaldırabilecek mi?

Gönül istemez ama sağlık sorunları ve buna paralel panik ortamı devam ederse ligler yeniden ertelenir. Zamanın kısalığından bakarsak liglerin Haziran sonrasına sarkması söz konusu bile değil. Algı oluşturup play-offu savunanların bu düşüncesi hayalden öteye geçmez. Ligi ya oynatıp tamamlatacaksınız, ya da olduğu gibi tescil edeceksiniz. Topu sakın FIFA veya UEFA ya atmayın çünkü her iki kurumda sizin iç işlerinize karışmayacağı için sadece tavsiyede bulunacak. Hal böyle olunca karar verici doğal olarak ülkelerin kendi bağlı olduğu kurumları yani federasyonları oluyor. Kulüpler birliğinin de sadece tavsiye topluluğu olduğundan yola çıkarsak, top Türkiye Futbol Federasyonu’nda olacak. Kimse kendisini kandırmasın TFF’nin bu kararı kendi başına alma yetkisi olsa da ağırlığını kaldıracak gücü yok.

Çünkü TFF, ne karar vermesi gerektiğini değil, başkalarının ne karar vereceğini düşünmekle meşgul! Bu nedenle TFF alacağı prensip kararını üst makamı olan Spor Bakanlığına bildirecek, bakanlık da tavsiye kararını tekrar TFF ye bildirecek. Hani statüsü özerk ya o nedenle top dönüp dolaşıp yine TFF’ye gelecek. TFF ligi tescil eder mi, etmez mi bilmem ama hiç kuşku yok ki gelecek sezon FIFA Şampiyonlar Ligi’ne lig birincilerini davet eder.

Bu hiyerarşik düzen içinde yapılması muhtemel konunun birde arka yüzü var ki o bence daha sıkıntılı. Trabzonsporlu Obi Mikel’den yola çıkarsak, sürenin uzaması halinde ülkemizde oynamak istemeyecek futbolcuların durumu baş ağırtacak gibi duruyor. Teknik direktörlerin iş kanununa tabi olmaları nedeniyle bağlayıcılığı varken, futbolculara herhangi bir yaptırım uygulayamıyorsun. Hal böyle olunca takımların sayısal dengeleri ve buna bağlı performanslarında önemli kayıplar yaşanacak.

Kulüplerin ortak aklı olmalı

Her ne kadar varsayımdan hareket ediyor olsakta, kulüplerin uğrayacağı ekonomik kayıplar ancak milyon Euro’lara varan sözleşmelerden vazgeçerek biraz olsun giderilebilir. Hani son zamanlarda tartışılan ve ancak üç yılda sıfırlanabilecek 14 yabancı konusunu belki de bu illet sayesinde düzene oturtabilme şansı da yakalayabiliriz. Birkaç sezon kalite olarak fazla varlık gösteremeyebiliriz ama en azından ülke ekonomisini daha fazla zarar verilmez ve futbolun daha sağlam temeller üzerine oturması sağlanır. Yabancı saplantısından kurtulup kulüplerin yüzünün içe dönmesi ve alt yapıya daha ciddi sarılarak var olan potansiyelin ortaya çıkmasına yol açılır. Tabi ki bunlar futbolun akıbetinin ne olacağına bağlı. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Corona illetinden kurtulduktan sonra kulüpler kendi gerçekleriyle yüzleşip, önce yabancı futbolcularla yollarını ayıracak, sonra buna bağlı olarakta kulüplerin kanını emen simsar illetinden kurtulacak. Tabiki bunun için öncelikle kulüplerin ortak bir akılda buluşması gerekecek.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.