Yazarlar Yusuf Yazıcı ikilemi

Yusuf Yazıcı ikilemi!

Ali Kemal Yazıcı
Ali Kemal Yazıcı Gazete Yazarı

Türk futbolu sessiz sedasız kabuk değiştirirken bu değişimin en önemli halkasını hiç kuşku yok ki Trabzonspor oluşturuyor. Zorunluluktan ve ekonomik çıkmazdan dolayı genç futbolculara bel bağlayan ve bu anlayışı benimseyen Teknik Direktör Ünal Karaman ile geçen sezonun taraflı tarafsız her kesiminin beğenisini toplayan bordo-mavili takımın en önemli genç ayakları Milli takım formasını da giyerek bu değişimin en önemli ayağını hayata geçirdi.

Henüz sezon tamamlanmadan Yusuf Yazıcı ve Abdulkadir Ömür’ün Avrupa kulüplerinin radarına girerken değişimle birlikte gösterdikleri gelişimin bunda etkisi büyüktür. “Ne kadar kazandılar, karşılığında ne kadar verdiler” sorusunu bir kenara bırakırsak, bu oyuncuların bulundukları yeri ne kadar hak ettiklerini verilen değerden anlayabiliriz. Bu yaşta geldikleri yeri hak etmelerinin yanı sıra hazmetmeleri de önemliydi ve Yusuf Yazıcı profiline baktığımızda bunun da üstesinden gelmeyi başardıklarını görebiliriz.

KENDİNE ÖZGÜ ANAYASASI

Türk futbol tarihine kendi anayasası ile damga vurup değerleriyle 1976 yılından 1984 yılına kadar geçen kısacık süreçte 6 şampiyonluğa ulaşıp, ligin yanı sıra diğer kupalara da ambargo koyan Trabzonspor, bugün zorunluluktan o yıllara dönüşün sinyalini verirken aynı zamanda kendi anayasasına da dönüş yapma fırsatı buldu.

Altın dönemini yaşadığı bu 8 yılda sadece sportif anlamda değil ekonomik anlamda da kazanımları olan Trabzonspor, Trabzon halkının sokaklara dökülüp karşı çıkmasına rağmen Ali Kemal Denizci’yi Fenarbahçe’ye satıp ekonomik olarak kalan takımı dağıtmadığı gibi aynı uygulamayı iki sezon sonra Sardar Bali’yi Beşiktaş’a satarak hayata geçirdi ve yoluna devam etti.

BANKALAR ÇÖZÜM DEĞİL

Bu hatırlatmadan günümüze gelecek olursak; bugünkü tablo o dönemlerden ekonomik olarak da, sportif başarı olarak da çok gerisinde. Ekonomisi yerlerde sürünen bir kulüp, takım olma yolunda ne kadar ayağa kalksa da bunu ne zamana yayabilme, ne de ileriye taşıyabilme şansına sahip değil. Öyle ki; elindeki kadroyu ayakta tutup, yarışın içinde var edebilmek için hak edişlerini vermek zorundasın. Bugün belki bankalar yüksek kurulundan sevindirici olsa da sadece pansuman olarak kanamayı durduran önlemi alabilirsiniz ama bu yarayı tedavi etme anlamı taşımaz. Çünkü zaman su gibi akıyor ve o verilen 5 yıllık süre de bir gün tükenecek. O süre tükenmeden hem yarışın içinde olmak, hem de tedaviye devam etmek zorundasınız.

Anonim Şirket olmanıza rağmen gelirlerinizin de kısıtlı olduğundan yola çıkarsak, bu büyük maliyetleri tribün ve ürün satışlarından dengeleme şansına sahip değilsiniz. O zaman yapacağınız en önemli hamle sportif anlamda yakaladığınız ivmeyi paraya çevirmektir. Hem kulübü, hem de takımı aynı anda aynı kulvara sokamazsınız. Bu sadece Trabzonspor için değil, tüm kulüpler için geçerlidir.

Bu anlamda Trabzonspor’un yapacağı en önemli hamle sağlıklı düşünerek değerlerini değeri varken paraya çevirmesidir. Hani sizlerin dediği gibi 5 yıllık bir süreyi camiadan düzlüğe çıkarma adına istemişseniz bu süre içinde yapacağınız en önemli hamle ürününüzün değerini bulduğunda satmanızdır.

KONU SADECE PARA OLMAMALI

Bu kadar örneklemeden sonra gelelim konumuza… Lafı öteye beriye çevirmeye gerek yok. Diğer gençlere oranla Yusuf Yazıcı bu kulübün rol modeli olarak hem kültürel, hem de futbol anlamında kendisini bir yere taşımış bir isim. Lise takımı ile Dünya şampiyonluğuna uzanan futbol hikayesini Avrupa’da sürdürmeye kararlı bu oyuncuyu aynı metotla yeni sezona motive etmeniz çok zor olacaktır. Yusuf Yazıcı’nın önündeki tek motivasyon aracı Milli takım ve Trabzonspor’da yaşayacağı şampiyonluktur. Siz şampiyonluğu 5 yıl sonraya ertelediğinize göre gelin Yusuf Yazıcı’nın hayallerini ertelemeyin. Çünkü Yusuf Yazıcı da, sizde, bende biliyoruz ki önümüzde ki sezon ayağı biraz yan bastı mı tribünlerden homurtular yükselecek ve eleştirilerin merkezinde olacak. Çünkü kimin ne yaptığına değil Yusuf ve Yusuf Yazıcı gibilerin ne yaptığı önemlidir bizim buralarda.

Trabzonspor’un ülke genelinde rol modeli olan bu isim neden Türkiye’nin Avrupa’daki rol modeli olmasın!...

Çünkü gelecek sezonun garantisi yok…

Bu nedenle Yusuf Yazıcı’ya bir proje olarak bakmalı ve ona göre hareket etmeli ve konu “satıyorum” veya “satmıyorum” gibi sığ düşünceler içinde ele alınmamalı…

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.