Yazarlar Lafla peynir gemisi yürümez

Lafla peynir gemisi yürümez

Ali Saydam
Ali Saydam Gazete Yazarı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iki haftadır sessizliğe bürünmüştü. HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde oturma eylemi başlatan anneler konusunda ağzını bıçak açmıyordu.

Çocuklarının PKK tarafından kaçırıldığını iddia eden annelerin bazıları çocuklarının HDP binasına girdiklerini, bir daha da haber alamadıklarını söylemişti.

Bir yanda terör sorunu, diğer yanda annelerin acısı varken bu, bir ülkenin ana muhalefet liderinin sessiz kalacağı bir konu olamazdı.

Belki annelerin HDP hakkında suç duyurusunda bulunmasının etkisiyle, belki de toplum vicdanının kabullenemediği bir durum olduğu iyice açıklığa kavuştuğu için olacak Kılıçdaroğlu sonunda durumun vahametinin farkına varmış… Konuyla ilgili topa girmiş…

Eylemin başlamasının üzerinden iki hafta geçti. Geç de kalınmış olsa muhalefet lideri sıfatıyla Kılıçdaroğlu’nun anneleri ‘görmesi’ önemli ve olumlu bir gelişme…

Ancak bildiğiniz gibi lafla peynir gemisi yürümüyor! Toplumsal ‘gestus’ (bkz. 10 Eylül 2019 tarihli yazımız) yani ‘toplumsal vücut dili’, bin lafa bedeldir. Bugüne kadar kendisinin en az beş, bilemediniz üç kez annelerin yanına gitmesi, onların taleplerini dinlemesi, toplumun diğer kesimlerine anlatması gerekmez miydi? Seçilmiş bir kişi, taşıması gereken sorumluluğa uygun biçimde desteğini annelerden esirgememeli, teröre mesafesini göstermeli.

Denmez ya, hadi kendisi geç kaldı diyelim, partisi de oturma eylemi başladıktan ancak bir hafta sonra açıklama yapabildi. Onda da CHP Sözcüsü Faik Öztrak, çözümün yeri siyasi parti kapısı değildir, dedi.

Zaten CHP’li siyasiler o sıralarda HDP’li belediyelere ziyaretle meşguldü… Belli ki gündemlerinde HDP’ye destek varmış, anneler yokmuş.

CHP’nin kafası mı karışık; niyeti mi bozuk belli değil…

Ancak bir yandan HDP’ye destek verirken öte yandan annelerin yanındayız açıklamaları ne samimi ne de inandırıcı bulunacaktır. Bu durumu anlatan çok güzel deyişlerimiz vardır: Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu… Ne şiş yansın ne kebap (Bu durumlarda hem şiş yanar hem de kebap)… Hem şoför arkası olsun hem cam kenarı olsun hem Orhan Gencebay çalsın hem de 2.5 lira olsun… Bu işler öyle olmuyor işte.

Tavrın net, tarafın belli olacak. İlkeyse ilke. Teröre karşı tavır almayan taraflarla aynı cephede misiniz; değil misiniz? PKK’yı terör örgütü değil, gerilla olarak görenlerle ittifak hâlinde misiniz; değil misiniz? Kandil’e sırtını dayadığını açıkça ifade edenlere sırtınız dayıyor musunuz; dayamıyor musunuz? Annelerin sesini duyacak mısın; duyuyormuş gibi mi yapacaksınız? Elinizi taşın altına mı koyacaksınız; lafla peynir gemisi yürütmeye mi çalışacaksınız?...

HDP’nin yanında mı olacaksınız; HDP’ye oy veren halkın mı? Gazeteci İsmail Saymaz geçenlerde televizyonda söylemiş. Muhtemelen o anneler de HDP’ye oy verdi diye…

Yüksek ihtimalle doğrudur. 31 Mart seçimlerinde Diyarbakır HDP adayı yüzde 63’e yakın oy aldı. 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Selahattin Demirtaş’a Diyarbakır’dan çıkan oy oranı yüzde 64’ten fazla… Milletvekili seçimlerinde ise yüzde 65.5 oyla Diyarbakır dokuz milletvekili seçerek Meclis’e gönderdi.

Şimdi soru şudur: Diyarbakır’da gündem annelerin acısıyken siz siyasi partinin çıkarları peşinde mi koşacaksınız; halkın yanında mı olacaksınız? İkisi birden olmuyor çünkü!

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.