Yazarlar İsrail Demir Kubbe Hava Savunma Sisteminin çökmesi ile yenilgiye uğradı

İsrail Demir Kubbe Hava Savunma Sistemi’nin çökmesi ile yenilgiye uğradı

Bülent Orakoğlu
Bülent Orakoğlu Gazete Yazarı

73yıldan bu yana Tel Aviv ve İsrail’in diğer şehirlerini koruyan hava savunma sistemi ‘Demir Kubbe ‘ çok büyük bir yara aldı. Çökmek üzere denilebilir. 73 yıldan bu yana Filistinli kardeşlerimizi çoluk çocuk demeden katleden Siyonist katiller ordusuna bu kez Hamas Hareketinin silahlı kanadı İzzettin El-Kassam Tugayları ve İslami Cihat, Gazze Şeridi üzerinden, Tel Aviv başta olmak üzere 10’yakın yerleşim birimlerini hedef alan füze saldırıları başlattı. İsrail’in çocuk katilleri olan üst düzey yöneticileri büyük bir korku ve endişeye kapılan 1 milyona yakın İsrailli sivilleri daha korunaklı alanlara yerleştirdi. Bizzat Tel Aviv’in hedef alınması İsrail’in onlarca yıl övündüğü Hava Savunma Sistemi ‘Demir Kubbe’nin güvenilirliği konusunda derin endişeler yaratmış görünüyor. Üstelik Filistin direniş gruplarının 220 km menzilli yeni geliştirilmiş roketlere sahip olduğunun ortaya çıkması İsrail’in tüm bölgeleriyle birlikte açık bir güvenlik zafiyeti ve tehdidi ile karşı karşıya kaldığını açıkça ortaya koyuyor. İsrail’in savunma gücünün çökmesi büyük bir yenilgiye uğraması demek!

İSRAİL SAVUNMA GÜCÜNÜN ÇÖKMESİ GÜVENLİK AÇISINDAN EN ZAYIF HALKASINI ORTAYA ÇIKARDI

Tel Aviv’in bombalanması Filistin İsrail çatışmasının seyrinde önemli bir gelişme olduğunu iddia eden Iraklı akademisyen Liga Mekki “Mevcut savaşın sonucu ne olursa olsun benzeri görülmemiş yeni caydırıcı bir durum yarattı” ifadelerini kullandı. “İsrail’in Gazze’yi bombalaması yıkımlara neden olacak ancak zafer getirmeyecek. İsrail, savunma gücünün çökmesiyle yenilgiye uğradı” iddiasında bulunmuştu. Hakikaten Gazze’den Tel Aviv’e atılan roketlerin ‘tek seferde gerçekleştirilen en büyük bombardıman’ sayılabileceği belirtilen bazı uzman görüşlerine göre bu durumun Gurion Havalimanı’nda uçuşların askıya alınmasına, hayatın felç olmasına yaralanmalara ve maddi kayıplara yol açtığına dikkat çekilmişti. Filistinli direnişçilerin tek seferde gerçekleştirdikleri bu büyük bombardıman ile, dünyanın en güçlü askeri cephaneliklerinden birine sahip, nükleer silahları bulunan ve diğer ülkelere silah ihraç eden İsrail arasında bir denge oluşturmasının, söz konusu ülkenin güvenlik açısından en zayıf halkasını ‘kırılganlığını ‘ ortaya çıkarmış olmasına işaret edilmişti. Hamas tarafından atılan roketlerin ‘Demir Kubbe Savunma Sistemi’nin başarısızlığını ortaya çıkardığı yeni nesil füze ve silahlara karşı İsrail’in bu demode olmuş eskide kalmış hava savunma sistemi ile daha fazla dayanmasının mümkün olmadığına da özellikle işaret edilmişti.

ABD Başkanı Joe Biden’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinde ABD’nin Filistinlilere karşı “İsrail’in meşru müdafaa hakkına sarsılmaz desteğini” iletmesi tam bir Siyonist dayanışması. Ancak Biden’in çocuk ve kadın katili Binyamin Netanyahu‘ya ‘’İsrail meşru müdafaa hakkını kullanıyor” sözleri Demokrat Parti’yi bile karıştırdı. Birçok Demokrat Partili Biden’ın açıklamasını eleştirirken, ABD basınında bu durumun parti içindeki İsrail kaynaklı çatlağı daha da derinleştireceği yorumları yapıldı.

HİÇBİR ÇOCUK GÖKYÜZÜNDEN ÖLÜM YAĞACAĞINDAN ENDİŞE ETMEMELİ

Filistin kökenli Kongre üyesi Rashida Tlaib, Başkan Joe Biden, Dışişleri Bakanı Anthony Blinken ve Savunma Bakanı Lloyd Austin ve parti liderlerinin açıklamalarının, Filistinlilere değinmediğine işaret ederek, söz konusu açıklamalarda “evlerinden çıkarılanlar, gözaltına alınanlar ve ibadethanelere atılan göz yaşartıcı bombaların” yok sayıldığına dikkati çekti. Tlaib, Filistin halkının yıllardır maruz kaldığı ırkçı uygulamalara dikkati çekerek, Filistinlilere yönelik on yıllardır devam eden insanlık dışı muamelelerin sorumlusu olarak nitelendirdiği “apartheid yönetimine”, Filistinlilerin, çocuklarını kaybetme korkusu altında yaşamak zorunda bırakılmasına, süresiz gözaltılara, ölümlere ve İsrail yasalarındaki Filistinlilere yönelik eşitsizliğe son verilmesi gerektiğini kaydetti. ABD’li bazı siyasiler tarafından Filistinlilere ayrımcı ve ırkçı uygulamalar yapıldığı gerçeğinin kabul görmediğine de değinen Tlaib, “Benim atalarım ve Filistin’deki ailem, dünyanın, onların tarihini engellemelerle karşılaşmadan duymasını hak ediyor. Acı çektiklerini, mülklerinin ellerinden alındığını, dünya seyrederken ve hiçbir şey yapmazken öldürüldüklerini anlatmaya hakları var.” değerlendirmesinde bulundu.

Demokrat milletvekili Ocasio-Cortez de “Doğu Kudüs’ün Şeyh Cerrah Mahallesi’nin Filistinli sakinlerinin yanındayız. İsrail güçleri Ramazan ayında aileleri evlerinden zorla dışarı atıyor ve şiddet uyguluyor. Bu insanlık dışı bir durum ve ABD Filistinlilerin insan haklarının korunması için liderlik göstermeli” dedi. İsrail’in eylemlerine tepki gösteren tek Demokrat milletvekili Ocasio-Cortez de değil. Birçok genç milletvekili partinin İsrail yanlısı duruşunu eleştirirken

Biden yönetimi ve Kongre’deki liderler üzerindeki baskılarını da sürdürüyor.

Ancak Washington Post’a konuşan Arap Amerikan Enstitüsü Başkanı James Zogby, yeni nesil Demokratların başını çektiği dalganın bugüne kadar görülmemiş bir şey olduğunu söyledi. “40 küsur yıldır tam zamanlı olarak bu işlerin içindeyim ve Filistinlilerin haklarına bu seviyede destek verildiğini ve statükonun bu kadar sorgulandığını hiç görmemiştim” diyen Zogby, Biden yönetiminin bu çatışmadan kaçınmak istediğini ancak bu noktada kaçacak yerinin olmadığını belirtmesi ilginç doğrusu!

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.