Yazarlar Saldırganın PKK-HDP binasında öldürdüğü Deniz Poyraz kurban mı edildi?

Saldırganın PKK-HDP binasında öldürdüğü Deniz Poyraz kurban mı edildi?

Bülent Orakoğlu
Bülent Orakoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

İzmir’in Konak ilçesinde HDP İl Başkanlığı binasında Onur Gencer tarafından düzenlenen silahlı saldırıda 38 yaşındaki Deniz Poyraz hayatını kaybetti. PKK-HDP’ye silahlı saldırı provokasyonunun ardından Mithat Sancar’ın yaptığı basın açıklamasında PKK-HDP’liler olayı devlete mal etmeye çalışarak devlet aleyhine sloganlar atmaya başladılar. Provokatif saldırıda hayatını kaybeden Deniz Poyraz’ın ailesinin PKK-HDP’nin yayın organı olan Mezopotomya Haber Ajansı’na yaptığı açıklamalar ise Türkiye’yi şok etti. Poyraz’ın anne ve babası devleti hedef göstererek PKK propagandası yaptı. “PKK’nın hakkını ödeyemeyiz” diyerek teröristlere övgüler dizen Poyraz’ın babası Abdülillah Poyraz, devletin Kürtleri öldürmek istediği şeklinde skandal ifadelerde bulundu. Abdülillah Poyraz, kızı Deniz Poyraz için “Deniz benim Deniz’im değil, Kürdistan’ın Deniz’i” dedi.

Türkiye’yi kaosa sürüklemek isteyen bir grup provokatör ise, Deniz Poyraz’ın cenazesinde tabuta, terör örgütü PKK paçavrası sermek istedi. Polisin izin vermediği olayda kısa süreli gerginlik yaşandı. PKK-HDP’liler İzmir saldırısını devletin gerçekleştirdiğini iddia etseler de, PKK-HDP İzmir il binası önünde 2 seneden bu yana ‘evlat nöbeti’ tutan Mehmet Laçin’in PKK-HDP’nin saldırıdan haberi olduğu yönündeki açıklamaları, provokasyonu gözler önüne serdi. Mehmet Laçin, saldırıdan önce partililerin binayı boşalttığını söyledi. HDP binasına giren HDP’lileri sima olarak tanıdığını belirtirken, saldırı öncesinde “gözlüklü, ufak boylu ve beyaz gömlekli” olarak tarif ettiği HDP’lilerin binadan ayrıldığını söyledi. Laçin, “Olay sırasında ben de dahil çevredekiler, emniyet filan içerinin dolu olduğunu zannettik. Demek ki kız yalnızmış. Yani o kızı kurban ettiler” demişti. Provokatif saldırıda ölen Deniz Poyraz’ın babası Abdülillah Poyraz’ın PKK terör örgütünü öven sözleri ölen kızını, güvenlik güçleri ile girdiği çatışmalarda ölen teröristlerle bir tutan açıklamaları Mehmet Laçin’in ifadelerini doğrular nitelikte.

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ise “Bu katliam aynı zamanda bir provokasyondur. Bunun çok tehlikeli bir provokasyon olduğunu herkesin çok net görmesi gerekir. Bugün İzmir İl Örgütümüzde saldırının gerçekleştiği saatlerde yaklaşık 40 kişilik yönetici grubumuzun toplantısı vardı. Eğer daha önce planlanmış yaklaşık 40 kişilik toplantımız ertelenmemiş olsaydı sadece Deniz kardeşimizi değil, bugün bu ülkeyi, derin acılara, halkımızı derin acılara boğacak, geleceğimizi boğacak daha büyük bir katliam yaşanabilirdi” ifadelerini kullandı. Sancar toplantının neden ertelendiğini ve saatini açıklanmamıştı. Ayrıca eylemi gerçekleştiren şahıs 40 kişiyi etkisiz hale getirecek silah ve teçhizata sahip miydi? DHA’nın yazdığına göre saldırgan Onur Gencer sabah 11.00 sıralarında İzmir’in Konak ilçesinde bir işhanının 2’nci katındaki PKK-HDP İl Başkanlığı’na girmiş, etrafa ateş açmış ve Deniz Poyraz’ı öldürmüştü. Demirören Haber Ajansı (DHA), HDP İzmir il binasına taksiyle giden Gencer’in elindeki çantada, bıçak ve bir miktar para olduğunun öğrenildiğini da bildirdi. DHA ayrıca Gencer’in saldırıyı, Amerikan yapımı olan Ruger marka 9 mm tabancayla gerçekleştirdiğini, şarjördeki 10 mermiyi de ateşlediğini aktardı. Habere göre 40 kişilik toplantı saati 15.00 olduğuna göre saldırganın bu toplantıdan haberi yoktu. Mithat Sancar’a önemli bir sorum olacak. Deniz Poyraz saldırı sırasında binada neden yalnızdı? 2 seneden bu yana parti önünde “evlat nöbeti” tutan Mehmet Laçin, saldırıdan önce partililerin binayı boşalttığını söyleyerek provokasyonun adresini mi göstermişti? Zira PKK-HDP’nin geçmişte gerçekleştirdiği provokatif saldırılarda da aynı taktiğin izlendiği biliniyor. Örneğin Suruç katliamında da aynı strateji kullanıldı.

20 Temmuz 2015 tarihinde Suruç katliamında PKK-HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ başta olmak üzere hiçbir milletvekilinin ve PKK- HDP il ve ilçe yönetiminden kimsenin olmaması oldukça manidar bir duruma işaret ediyor.

Suruç’ta 20 Temmuz 2015 tarihinde bir kadın terörist tarafından gerçekleştirilen intihar saldırısında 32 kişi hayatını kaybetmiş, 104 kişi de yaralanmıştı. Suruç katliamı DEAŞ, PKK/HDP, MLKP ve FETÖ işbirliği ile işlenmişti.

PKK-HDP ile işbirliği içinde olan illegal MLKP ve ESP’nin yayın organı olan Etkin Haber Ajansı’na konuşan SGDF (Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu) Eş Başkanı Oğuzhan Yüzgeç “Kobani’nin yeniden inşası projesinde yer almak için binlerce ESP(Ezilenlerin Sosyalist Partisi) gençlerinin Urfa Suruç’a gelebileceğini” açıklamıştı. Yüzgeç, Kobani’ye gitmek isteyen binlerce gence polisin engel çıkarabileceğini, bu nedenle olası engellemelere karşı PKK-HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ ve onlarca milletvekilinin de orada olacağı açıklamasını yapmıştı. Aslında Suruç’ta binlerce ESP’li genç katledilecekti. Ancak ne hikmetse yalnızca 300’ün üzerinde SGDF ve ESP’ye üye gençlerin katıldığı ‘’Kobani’nin yeniden inşası’’ projesinde yer almak üzere yoğun propagandaya inanarak Suruç’a gelen ve kanlı bir saldırının hedefi olan gençlerin yanında, PKK-HDP eş Başkanı Figen Yüksekdağ başta olmak üzere hiçbir PKK-HDP’li milletvekili il ve ilçe yönetiminden kimsenin olmaması bu gençlerin aynı Deniz Poyraz’ın ölümünde olduğu gibi kurban edildiklerini açıkça ortaya koyuyordu.

Yıllarca Milli İstihbarat Teşkilatı’nda çalışan rahmetli Mahir Kaynak ne diyordu, “Bir olayın failinin kim olduğunu anlamak için öncelikle ‘Bu olay kimin işine yarıyor?’ sorusunu sormak gerekir.”

Sizce bu eylem devletin veya AK Parti’nin işine yarıyor mu? Şüphesiz ki yüzlerce binlerce kez hayır. Peki kimin işine yarıyor Türkiye’de çökmekte olan PKK-HDP’nin ve muhalefetin işine yarıyor. Eylemci kim dersiniz bana göre tipik bir Gladyo saldırısı ile karşı karşıyayız. Hedef ise Türk-Kürt savaşı.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.