Yazarlar 2020 yılında ekonomik büyüme, cari açık ve enflasyon hedefi

2020 yılında ekonomik büyüme, cari açık ve enflasyon hedefi

Erdal Tanas Karagöl
Erdal Tanas Karagöl Gazete Yazarı

2019 yılının sonuna doğru gelirken, Türkiye ekonomisi için öne çıkan önemli göstergeler olan ekonomik büyüme, cari açık ve enflasyonda 2020 hedeflerine bakmakta fayda var. Bu göstergeler tek başına ne kadar önemliyse bu göstergelerden ekonomik büyüme-enflasyon ve ekonomik büyüme-cari açık göstergelerinin birbirleriyle olan ilişkisi de bir o kadar önemlidir.

EKONOMİK BÜYÜME- ENFLASYON

Yeni Ekonomi Programında 2020 yılında ekonomik büyüme ve enflasyon hedefinde 2019 yılına göre önemli değişiklikler var. 2019 yılında hedeflenen yüzde 0.5 oranındaki ekonomik büyüme oranı 2020 yılında yüzde 5 oranına yükseltilirken, 2019 için hedeflenen yüzde 12 enflasyon oranının, 2020 yılında tek rakama yani yüzde 8’e düşeceği öngörülmektedir.

Yani ekonomik büyüme hızlanırken enflasyonun da düşmesi öngörülüyor.

Ekonomik büyüme hedefinin yükseltilmesi, hem üretim kapasitesinin kullanılması hem de son dönemlerde artan işsizlik özellikle de genç işsizliğinin düşürülmesi açısından ciddi bir önem arz etmektedir. Çünkü yüksek büyüme ile istihdam arasında çok güçlü bağ var. 2019 yılında ekonomik büyümenin düşmesinin işsizliği nasıl arttırdığını bizzat görüyoruz.

Diğer yandan ekonomik büyümedeki artışın özellikle artacak kredi kolaylıkları nedeniyle yükselecek talep artışı ile birlikte enflasyonu yükseltme riski de vardır. Dolayısıyla kullanılacak kredinin tüketimi değil de üretimi artırıcı olması ve en önemlisi de özel yatırımları dışlayıcı olmaması çok önemli hale geliyor.

EKONOMİK BÜYÜME-CARİ AÇIK

Ekonomik büyüme artarken, artan girdi talebi ve özellikle de artan enerji talebinin sebep olduğu ithalat artışı, cari açığın da artmasına yol açıyor. Bu döngü Türkiye ekonomisinde yıllardır var olan önemli bir yapısal sorundur.

2019 yılı özellikle cari açık ve enflasyon ile mücadele yılı olarak öne çıktı. 2019 yılında hedeflenen cari fazlanın GSYH içindeki payı yüzde 0.1 iken, 2020 yılında hedeflenen yüzde 5 oranındaki ekonomik büyüme nedeniyle cari açığın GSYH içindeki payının yüzde 1.3 oranına çıkacağı öngörülmektedir.

Cari açık riskinin şimdilik bertaraf olması önemli.

Ekonomi büyürken cari açığın bir tehdit haline gelmemesi ve gerçekleşen yüksek ekonomik büyümenin sürdürülebilir olması için cari açığın sürekli kontrol altında tutulması önemli hatta zorunlu bir politika tercihi olmalı.

Çünkü cari açığın yol açacağı sorunların ekonomiye maliyeti maalesef yüksek. Geçmişte yaşanılan birçok ekonomik krizin tetikleyicisinin, Türkiye’nin IMF’ye gitmesinin ve yaşanan kırılganlıkların temel sebebinin cari açık olduğunu görüyoruz. Ayrıca cari açığın ekonomiye diğer büyük maliyeti de cari açık dolayısıyla ekonomik büyümeden vazgeçme tercihidir. Bu zorunlu tercih, Türkiye gibi orta gelir grubunda yer alan ve yüksek gelirli ekonomiler içerisine girmek için çabalayan bir ülke için çok ama çok büyük bir fedakârlık.

Diğer yandan cari açığın artma ihtimali nedeniyle artan risk primi dolayısıyla yükselen faiz oranları ve faizin tetiklediği kur-enflasyon-faiz sarmalının hızlı bir şekilde devreye girme ihtimalinin, elde edilen kazanımlar için bir risk oluşturacağı da açıktır.

Bu sarmalı 2018 Ağustos ayında bizzat yaşayarak gördük.

Bu nedenle, 2020 yılı ekonomik büyüme, cari açık ve enflasyon verisi için önemli bir yıl olduğu gibi yüksek ekonomik büyüme-düşük enflasyon ve yüksek ekonomik büyüme-düşük cari açık tercihi için de önemli bir yıl olacak.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.