Yazarlar Etkileşim için Erdoğana daha neler söyleyeceksiniz?

Etkileşim için Erdoğan’a daha neler söyleyeceksiniz?

Ersin Çelik
Ersin Çelik Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Instagram’da bir tipleme var. Henüz 20’li yaşlarda bir genç. Belki sizin de önünüze düşmüştür. Sinir hastası olduğu her halinden belli olan babasına, uyurken saçma sapan şakalar yapıyor. Adam da öfkeyle yerinden fırlayıp, yakaladığı oğlunu tüm gücüyle dövüyor. İlk başlarda parodi, film sahnesi taklidi falan sandım ama değilmiş. Öyle böyle değil ama. Kafa, göz, tekme, yumruk. İnsanın hasmına vuracağı tüm darbeler bunlar ve bir baba oğluna indiriyor. Nasıl olur demeyin? Üç tanesini üst üste izleyemedim, dayağı yiyen genç tüm bu şiddet anlarını, babasının insanlıktan çıkmasını, yüzünde patlayan tokatları, sırtına inen tekmeleri bir dakikaya sığdırıp, eğlenceli bir video olarak sosyal medya hesabından paylaşıyor. Her yeni dayak yeme videosunu paylaşırken de takipçisini tahrik edici cümleler kuruyor. ‘Bu sefer öldürecekti’ diyor mesela. Ya da ‘geçenkinin üzerine bu çok hafif geldi’ notunu veriyor babasına. Şimdi diyeceksiniz ki, sen de bu şiddetin reklamını mı yapıyorsun? İsim vermedim. Takipçisi değilim. Keşfet denilen çukura düşen hemen herkes görebiliyor. Yazıyı yazarken genel bir tarama yaptım ve önüme düşenden ibaret olmadığını gördüm. Bu aile içi şiddet videoları TikTok’ta ve Instagram’da çok fazla izlenen formatmış meğer. Bir tanesinin izlenme ve etkileşim rakamlarına baktım. Akıl alır gibi değil. Sabredip üç-beş yorum okuyunca şunu gördüm; baba-oğul dayak ilişkisinin müdavimleri varmış. Video ne kadar irrite ediciyse yorumlar da bir o kadar seviyesiz. Babayı tutanlar, çocuğa yeni şaka fikirleri verenler, çılgınlar gibi eğlenenler, babasına benzer şakalar yapmayı planlayanlar, yeni videonun ne zaman geleceğini soranlar, ‘otorite işte böyle yerinden sarsılır’ diyenler…

Binlerce kullanıcının, bir babanın evladı tarafından rezil rüsva edilmesinden keyif alıp sadistçe eğlenmesi bir tarafa bir genç, sırf daha fazla etkileşim alabilmek ve haliyle daha fazla tanınmak için babasını vahşice malzeme yapıyor. Ruhsal hastalığını teşhir ediyor. Dediğim gibi sadece bir örnek verdim. Bu tarz içerikler çok fazla ve ortaya çıkan etkileşim yeni formatların da teşviki. Özellikle de sosyal medyadaki içeriklerin kalitesini alınan etkileşim belirliyor. Kalite ne kadar düşerse etkileşim o kadar yükseliyor. Etkileşimi ise gençler sağlıyor. YouTube’da 50 milyondan fazla Türk kullanıcı var. Instagram da 50 milyona dayandı. Tik Tok, Türkiye’de en fazla indirilen uygulama oldu. Kullanıcılarının çok büyük bir bölümü ise gençler. Bu nedenle de gençler neyi izliyorsa, neleri beğeniyorsa içerikler da ona göre şekilleniyor.

Sosyal medyada olmayan, haliyle de gençlerin önüne düşmeyen hiçbir içeriğin öyle büyük bir kıymeti yok artık. Televizyon kanalları da artık sosyal medyaya göre içerik üretiyorlar. Diziler, tartışma programları, politik açıklamalar, ana haberler, polemikler, gündemi yorumlamalar, anlık etkileşime göre şekilleniyor. Politikacıların ve gazetecilerin üslubu da bir süredir sosyal medya seviyesine düşmüş durumda. Bazı siyasetçiler gençlerde karşılık bulur diye argoyu gündelik konuşmaları haline getirmeye başladılar. Sözüm ona kutuplaştırma siyasetinden dert yanıp, her cümlelerinde ülkeyi ikiye-üçe bölüyorlar. Bazı gazeteciler de sosyal medyada popüler olmak, daha fazla takipçi kazanmak ve TT listelerinde dolanmak için muhalefet partisi mensubu gibi yayınlar yapmaya başladılar. İktidara ayar vermek, sopa göstermek kronik bir hastalıktı. Buna alışmıştık. Şimdilerde ise hakareti sistematik bir şekilde sakız gibi çiğnemeye başladılar. Sedef Kabaş son örnek. CHP’nin fonladığı Tele 1 ekranında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözleri canlı yayın kazası falan değil. Tekrar tekrar izledim. Bile isteye söylüyor. Peki ama neden? Hakareti, argoyu, küfrü, pespayeliği, bayağılığı olağanlaştırmak için kendine rol biçmiş. Biliyor ki milyonlarca ekrana düşecek, günlerce konuşulacak ve devasa bir etkileşimi olacak. Rolüne öyle kaptırmış ki kendini, ters kelepçe takılmış canlandırması bile yaptı. Daha fazla etkileşim alabilmek için yapabilecekleri daha neler var, onları da verdiğim örneklerden yola çıkarak tahmin etmek zor değil.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.