|
Kadın ve erkeklikten men edileceğimiz günler kapıda
Dijital medya tüketiminin kültürel yozlaşmanın baş aktörü olduğu tespitini yapmak için yıllar geçmesini beklemek ve geriye dönük izlemelerle analiz yapmak gerekmiyor. Sosyal medya ile birlikte an’ı yaşayıp anında uyguluyoruz. Kendilerine ait sanal dünyalar kuran dijital medya platformlarının tamamı ABD merkezli. Bu platformlar eğlenceli içeriklerle birlikte, kültürel değerler de dayatıyorlar. Bugün bunu söyleyeni hafife alıyorlar fakat ortada bir milli güvenlik sorunu var.
“Kültürel emperyalizm”
sosyal medya ve türevi platformlarla birlikte “dijital kültürel emperyalizm” aracı vazifesi görüyor.
Daha az maliyet, daha az efor, daha çok içerikle çok daha fazla
kişi
ye ulaşabiliyorlar.
Ukrayna’yı işgal eden Rusya’ya yapılan yaptırımların dijital ayakları bizleri aslında fazlasıyla ürkütmeli. Batı, Rus ordusunu durdurmak için Rusya halkını sosyal medyadan tecrit etti. Kültürel yaptırım uygulayarak Dostoyevski kitaplarını müfredattan çıkardı. Bu faşizan tutum dijital içeriklere de yansıdı. Netflix, Rus kültürü ile ilgili planlanan tüm içeriklerini kaldırdı. Netflix üzerinden gidecek olursak bu platformda Türkiye’ye de biçilmiş bir kıyafet var. Türkiye ve
Türklük konulu Netflix yapımlarında olumsuz bir Türk toplumu algısı inşa ediliyor.
LGBT propagandası zaten resmî ideolojileri oldu.
Eşcinselliği önce dizi ve filmlerde dayattılar.
Şimdi de kategoriler arasına “gay ve lezbiyen” sekmelerini eklediler. Dijital içeriklerdeki kültürel değer empozelerine sayısız örnek vermek mümkün. Birkaç gün önce iPhonei kullanıcılarına gönderilen güncellemedeki yeni emojiler arasında
hamile erkek emojisi de var.
Önceki güncellemelerde de aynı cinsiyetten iki “ebeveyn” ve çocukların yer aldığı aile emojileri eklenmişti. Bu baskının sonu c
insiyet beyan etmeyi yasaklamaya
gidecek gibi. Yani sosyal medya
platformlarında “kadın” ve “erkek” kelimelerinden men edileceğimiz
günler
yakında.
Türkiye bu dijital platformları en çok kullanan ülkelerin başında geliyor. YouTube, Instagram, Facebook, Netflix ve TikTok platformlarında günlük ortalama üç buçuk saat geçiren bir toplum olduk. Bu tüketim dilimi hızla artıyor. Dikkat etiniz mi hiç? Kültürel emperyalizmin en etkili silahı olan
televizyonlar bile hayatımızdan çıkmaya başladı.
Şu soru hemen gelecektir; madem bu kadar zaman geçiriyoruz, içerikler tüketiyoruz neden yerli platformlar üretmiyoruz? Aslında yerlileştirilmeye gidildi. Fakat Netflix’ten bir farkını göremedik. Acun Ilıcalı’nın kurduğu Exxen en etkin yerli platform. “Konuşanlar” isimli program da yerli talk-show. İçeriğinin
Türk aile yapısına ve kültürümüze ne kadar uyduğunu
çok sayıda örnekle gördük! İzleyicisinin yüzüne sövülen, anne-babalara hakaret edilen ve bunlara katıla katıla gülünen ‘yerli’ bir format var elimizde.

AK Parti hükümetleri 20 yılda Türkiye’yi hayal bile edilemeyecek seviyelere çıkardı. Fakat içinde bulunduğumuz dijital çağda; kültürü koruma, taşıma ve kültür inşa etmede büyük eksiklik var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “dijital faşizm” olarak da tanımladığı bu büyük tehlike, yani dijital tüketimin dinamikleri çözülemedi. İnsanımız ve özellikle de genç nesil bu içerikleri neden tüketiyor? Dijital platformların tüketimi teşvik etmedeki başarılarının sırrı neler? İnsanları saatlerce ekran başında tutan sebepler neler? Önce bu sorularının cevabını bulmak, sonuçları kabullenmek ve hamle yapmak gerekiyor.

Merhum
Teoman Duralı
Hoca, kültürden medeniyete geçişi anlatırken bugünlerde üzerine çokça kafa yormamız ve konuşmamız gereken şu tespiti yapar:
“Kişi, kültürü ancak başka insanlarla bir arada oluşturabilir. Bu da bize toplumu verir. Şu hâlde zamansız kültür, kültürsüz toplum; toplumsuz kültür, kültürsüz de zaman düşünülemez.”
(Çağdaş İngiliz-Yahudi Küresel Medeniyeti, s.33)
Yaş, nesil, zaman ve toplum ayırmaksızın artık herkes bu dijital kültürel emperyalizmin hedefinde. Çözüm tabii ki de yasaklamak değil.
Bir çıkış yolu bulmamız gerekiyor.
Nasıl ki savunma sanayiinde ve özellikle de insansız hava aracı teknolojisinde en iyisini yapan ülke olduysak, dijital medya platformları oluşturma ve özellikle de
kültürel kodlarımızla oluşturulan içerik üretiminde de bu
açığı kapatabiliriz.
AK Parti, geç kalınan ve uzun zamandır beklediğimiz
‘kültür üretme’
hamlesini tam zamanında yaptı.
Üç gün süren ve çok sayıda başlıkta
sunumların yapıldığı
‘Yerel Yönetimler Kültür Sanat Kongresi’
gelecek için bana umut verdi. Kongreye davetliydim. Bu yazıyı da dijital medya ve kültür konulu sunumumu hazırlarken kaleme aldım. Notlarımı daha sonra aktaracağım. Henüz geç kalmış değiliz lakin bundan sonrası için artık çok geç diyeceğimiz dönemin de eşiğindeyiz.
#Netflix
#Teoman Duralı
#AK Parti
2 yıl önce
default-profile-img
Kadın ve erkeklikten men edileceğimiz günler kapıda
Ne borçmuş arkadaş!
Kim daha çok biliyor?
Sözü senet kabul edilen âlim: İsmail Saib Sencer
Küresel Yahudi “beyin” network’ü
CHP ile DEM Parti şeffaflık sürecini yönetemedi