Yazarlarİki tablet İki emekli öğretmen İki kırık kalp

İki tablet… İki emekli öğretmen… İki kırık kalp…

Faruk Aksoy
FarukAksoyGazete Yazarı

Sarı yapraklı, çizgisiz matematik defterlerini hatırlıyorsunuz, hani teksir kağıdına benzeyen ama o kağıttan bir kalite daha yüksek saman kağıtlı o defterleri.

Ya çizgili Türkçe defterlerini, satır başı belli olsun diye baş tarafta takriben bir parmak boşluktan sonra aşağıya doğru pembe bir çizgiyle hepimizin kalemini hizaya sokan, o Türkçe defterlerini, onları da hatırlıyorsunuz, değil mi?

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Faruk Aksoy : İki tablet… İki emekli öğretmen… İki kırık kalp…
Haber Merkezi01 Şubat 2018, PerşembeYeni Şafak
İki tablet… İki emekli öğretmen… İki kırık kalp… yazısının sesli anlatımı ve tüm Faruk Aksoy yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Kara tahtayı söylememe gerek yok sanırım, “kara tahta” derlerdi fakat birçoğu yeşildi, o koyu yeşil tahtaya kalkıp terlemeden, bir iki problem çözmeden hayata karışmış bir Allah’ın kulu var mıdır, şu alemde?

REKLAM

Bilgisayar yok, internet yok, slayt yok, teknolojiye dair hiçbir şey yok, yazılı kağıtları bile ispirtolu teksir makinalarından kol gücüyle çıkıyor, her yazılıda sınıfı ispirto kokusu kaplıyor, sanki reviri hatırlatan bir hava, bir koku… O havayı da, o kokuyu da hatırladınız, değil mi?

Yenilere sözüm yok, bizim nesil ne demek istediğimi anlıyor, biz o şartlarda, o imkanlarda okuduk, öğretmenlerimizden Allah razı olsun, onların sayesinde yapabildiğimiz kadarını yaptık, hayatımızı bir yere kadar getirdik, çok şükür.

Sonra yeni bir dönem başladı, her şey baştan aşağıya değişti, okullar değişti, sınıflar değişti, araç/gereçler değişti, eğitim, teknolojinin sağladığı imkanlarla bambaşka bir hal aldı.

REKLAM

Bu değişimin faydalı yanları da var, öyle her yeniliği de karşı çıkmamak lazım, özellikle ansiklopedik bilgiye ulaşma konusunda imkanlar sınırsız, önceden bir ya da iki ansiklopediden okunabilecek metinler şimdi internet ortamında sayısız seçenekle öğrencilerin hizmetinde, yeter ki merak eden olsun, isteyen olsun.

Teknoloji eğitime dahil oldukça masraflar da arttı, eğitim uğruna ciddi paralar harcandı, son yıllarda atanan öğretmen sayısı daha önceki dönemlerle kıyaslanmayacak kadar fazla, tabii bu arada ders kitaplarıydı, Fatih projesiydi derken bütçeden aslan payı da Milli Eğitim Bakanlığı’na ayrıldı.

Fatih projesi, öğretmenleri ve öğrencileri bir bütün olarak dijital ortama taşıdı, hem öğretmenlere, hem de öğrencilere tabletler dağıtıldı, kitap gibi, defter gibi o tabletler de ders araç/gereci oldu.

REKLAM

Bu tür yeniliklere genç eğitimcilerin adapte olması kolay oluyor, zaten bilgisayar kullanarak eğitimlerini tamamlayan genç öğretmenler hiç zorluk çekmeden yeni sistemi kullanıyor, fakat tecrübeli öğretmenler, yani bizim öğretmenlerimiz epey zorlandılar, bakanlığın dağıttığı o tabletleri kullanmadılar bile, fakat devletin imza karşılığı kendilerine verilmek üzere gönderdiği tabletleri de aldılar.

Şimdi öğreniyorum ki, Milli Eğitim Bakanlığı, emekliye ayrılan öğretmenlerden tabletleri geri istiyormuş, “Tabletleri okula getirin ve idareye teslim edin” diyormuş.

Ya bu olmadı ama, hiç olmadı, hiç yakışık almadı…

Bunca yıl emek vermiş, talebe yetiştirmiş, sonra emekliye ayrılmış bir öğretmenden 200 lira, bilemediniz 300 liralık tabletleri geri istemek, en hafifinden söylüyorum, hiç de nazik bir davranış değil.

REKLAM

Şimdi adam ne yapsın, belki o tableti çocuğuna, torununa verdi, muhtemelen de öyle oldu, emekliye ayrılan öğretmen dede, tabletten oyun oynayan torununu çağırıp, “Kusura bakma, bunu sana vermiştim ama okuldan geri istiyorlar, götürmem lazım, üzgünüm” mü desin?

Milyonlarca öğrenciye ders kitapları ücretsiz dağıtılıyor, tabletler ücretsiz dağıtılıyor, geri isteniyor mu ki, yıllarını okula, eğitime, insana adamış iki emekli öğretmene “Tabletleri geri getirin” deniyor.

Bir türlü yapamıyoruz şu işleri, güzel veda edemiyoruz, hak edene, hak ettiği gibi teşekkür edemiyoruz, maalesef bu işleri beceremiyoruz.

Daha dün iki emekli öğretmen gördüm, ellerinde tabletleri, okula doğru gidiyorlar, “Hayırdır hocam” dedim, “Yeniden mi başlıyorsunuz okula, vallahi şanslısınız, bizim zamanımızda yoktu böyle tablet mablet” diye takıldım.

REKLAM

“Yok, bu tabletleri verdiler, emekli olduk ya, şimdi geri istiyorlar, okuldan aradılar, tableti götürüyorum” dedi sevgili Hocam.

Üzüldüm… Vallahi de billahi de üzüldüm…

Yapmayın, bu kadar basit şeyler yüzünden insan kalbi kırmayın, ne olacak yahu iki tabletten, zaten toptan fiyatına alınmış, vermişsin adama, o da torununa bir jest yapmış, şimdi durup dururken ne arayıp rahatsız ediyorsun adamı?!...

Biri 40 yıl, öteki 35 yıl… Dile kolay, ders anlatmışlar, emek vermişler, gecen yaz da emekliye ayrılmışlar, köşelerine çekilmişler, torun torba seviyorlar.

Devletimiz aramış, “O küçük emaneti bizahmet…” demiş.

REKLAM

Keşke devletimiz herkesi böyle arasa yahu, herkese her şeyin hesabını sorsa, keşke devletimizin tek zararı emekli bir öğretmende kalan tableti olsa.

Keşke…