Yazarlar Aile için değer

Aile için değer

Faruk Beşer
Faruk Beşer Gazete Yazarı

Uzattık ama, hem aile için hem de aileyi konu alan sempozyum için değer.

Aldığım notları veriyordum.

Modern soru şudur: Bu çocuk kimin?

Demek ki biz hala tam modern olamadık, hamdolsun.

Kişiliği oluşturan iki kaynak: Aile ve diğerleri...

Akif"in aileye vurgu yapan muhteşem şiirinden sadece bir kaç beyitle yetinelim:

"''Biz ki her mevcudu yıktık, gayesiz bir fikr ile

Yıkmadık tek şey bıraktık, sade bir şey; aile.

Hangi bir bünyanı mahvettik de ıslah eyledik?

İşte viran memleket! Her yer delik, her yer deşik!

Bunların tamiri kabil, olsa ciddiyet, sebat,

Lakin, Allah etmesin, bir düşse şayet, ailât,

En kavi kollarla kalkamaz, imkânı yok,

Kim ki kalkar der, onun hayvan kadar iz"ani yok!"''

Bünyan: Bina, yapı. Ailât: Aileler

Akif"ten beri hala en güçlü kurumumuz ailemiz, bütün yıkma çabalarına rağmen.

Aile en önemli bilgilendirme ve eğitim kurumu. Aslında okuldan gelen bilgilendirme ile aileden gelen örtüşüyorsa bu tam da ulus devletin istediği şey olur. Oysa aile bütün yanlışlara karşı duran bir kurum görevi üstlenmeli.

Çocuk fıtratı temsil eder, filim izlerken hep iyilerin galip gelmesini, kötülerin yenilmesini arzular. Oysa fıtratı bozulan ve adi suçlardan hapse giren birisi aynı filmi izlese kötü adamların galip gelmesinden hoşlanır.

Aile her şey. Okullardan aklımızda kalanlar nedir ki? Ya samimi ve heyecanlı bir öğretmenin şefkatli uyarıları, ya da yaşadığımız arkadaşlıklar. Gerisi uçup itmiştir. (M. Hakkı Akın)

Ailenin en büyük düşmanı boşanmalar. Son yıllarda boşanma oranlarında tehlikeli bir artış gözlemleniyor. Boşanma sebepleri arasında iletişimsizlik ve sorumsuzluk çok etkili. Sadakatsizlik, geçim sıkıntısı ve kötü muamele öne çıkan boşanma sebepleri. Şehirleşme ve modernleşme bu sebepleri körüklüyor. Boşanmaların % 90"ı büyük şehirlerde.

Geç evlilikler de ailenin temellerini zayıflatıyor. Bugün evlenme yaşı ortalaması 26. Boşanmaların en yoğun olduğu yaşlar da 25-35 arası, ama ilk beş yıl en fazla boşanmanın olduğu devre. Aslında çaresiz hiçbir şey yok. Kuyu derin değil, ama ip kısa. (B. Can).

Bazen bir konuyu gözümüze çok yaklaştırıp bütünü göremeyebiliyoruz. Kadını sadece annelikle anlatma yanlış olsa gerek. Kadının "ben bütün hayatımı çocuklarıma adadım" demesi de yanlış. Bununla birlikte başka işler yapamaz mı? İslam"ın anlatılması mücadelesine katılamaz mı? Katılmalı. İlk inan insanın ve ilk şehidin kadın olduğunu unutmayalım.

Bizde kadın erkek çatışması yok. Oysa bugün erkeklere savaş açmış müslüman feminist kadınlar var. Bu bir marazi durum olmalıdır.

Hz. Peygamber döneminde mescitler her şey olduğu için kadınların da ısrarla mescitlere gelmeleri istenmiş. Kıblenin değişmesi sırasında kılınmakta olan namazda kadınların oranı % 40. % 10"luk fark, adetli kadınlar sebebiyle olmalı.

Kuranı Kerim"de, Mümtehine Suresi"nde Efendimizin kadınlardan da biat aldığı söyleniyor. Bugün biat almaya gitsek, kocalarımız ya da babalarımız, "biz aldık, sizin gitmenize gerek yok, siz de bizden alın" derler.

Klasik tefsirlerden birinde, "mallarınızı sefihlere vermeyin" anlamındaki ayette geçen "sefih", kadın ve çocuk olarak anlatılıyor. Bunu ancak bir erkek söyleyebilir.

Ev kadınlarının TV izleme oraları günlük ortalama 5 saat imiş. Bu durumda kadınlarımız evlerine dönsün demenin de anlamı kalmıyor. Adanmış bir kadın olmadıkça evde olsa ne olur?

Geleneksel toplumumuzda gelin eziliyordu. Modern toplumda ise yaşlı kadınlar eziliyor.

Erkekler bilmelidirler ki, mahremiyet konularında, kadın erkek ilişkilerinde sorumluluk sadece kadınlara ait değil. Kuranı Kerim önce erkeklere "gözlerinizi kısın" diyor.

Ben bir kadın olarak itaat kavramından sıkıntı duymam. Çünkü itaat adil olduğunda güzeldir ve gereklidir. Kadın, tefsir dersimiz var, derse gidiyorum dediğinde buna izin verilmemesi adil değildir. Çünkü kadınlar da tek başlarına Kuranı Kerim"in muhatabıdırlar ve sorumludurlar. Firavunun karısı Asiye, kocasına rağmen Allah"a inanmıştır. (Hülya Ş.)

Sonra sadece kadınlar evlerine dönmeli değil, erkekler de evlerine dönmeli, huzuru evlerinde aramalı. Unutulmamalıdır ki, kadınların en öncelikli talebi, değerli olduklarının hissedilmesidir. (Zuhal G.)

Aile de küçük bir idari birim ise oranın da ulü"l-emri olmalı. Babanın görevi bu. Ama anne de baba da güttüklerinden sorumlu birer çoban. O halde ulü"l-emr"in olduğu yerde mutlaka istişare de olmalı. Müslümanların işleri kendi aralarında şura iledir. (Hayriye B.).

Hasan el-Benna"nın dediği gibi, özlediği yönetimi kendi ailesinde kuramayanların hariçte kurma hak ve imkânları olamaz.

Bu gün aileler içeriden de tehdit altında. Görsel medya tek taraflı etki yapıyordu, şimdi sosyal medya dedikleri bozulmayı çift yönlü etkiliyor.

Mademki kişilik altı yaşa kadar oluşuyor, o halde örgün eğitim çocuğumuzu altı yaşından önce elimizden almamalı.

Okul kitaplarımızdaki aile modeli, doktor, hemşire, avukat ve benzerlerinden oluşuyor. Yaşlılar yok. Dede babaanne sanki ailenin bir parçası değiller. Bu bizim kültürümüze uygun değil.

Avrupa ailenin öldüğünü ilan edeli çok oldu, ama bizim son kalemiz olan aile düşmemeli. (Demet T.).

Erkekler, kadınların tesettürü bozduğunu söylüyorlar, ama bu kadınlar erkeklerin de kızları ya da eşleri değil mi?

Sadece kadının düzelmesiyle ailenin düzelmesi mümkün değil, en büyük aile olan devlet de düzeltilmeli. Devletimiz elimizden alınırken bu erkekler neredeydi? Seküler güçler "harsi de nesli de bozarlarken" bunlar neredeydi?

Modernleşirken mutluluk algısını bile ekonomik mutluluğa indirgedik. Hanım kardeşlerimiz her çıkan yeni şeyi almak zorunda olmamalıdırlar.

"Ahlak düşünce insan da düştü" diyor Seyit Kutup.

İslam ailesinde ilk söz de son söz de erkeğin değil, Allah"ın ve Rasulü"nün olmalıdır. (Sabiha Alpet A.)

Alıntı yapma imkanı bulamadığımız ehli ilim bizi bağışlasın.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.