Yazarlar Canı istediği için adam öldürenler gerçeği

Canı istediği için adam öldürenler gerçeği…

Fatma Barbarosoğlu
Fatma Barbarosoğlu Gazete Yazarı

“Türkiye'de bu hafta bir doktor daha öldürüldü.”
Böyle mi atacağız başlığı? Hayır.
Sağlık personeline uygulanan şiddetin ana haber bültenlerinde olabildiğince altı çizilerek verilmesiyle birlikte , “doktoru öldürmek” kahramanlık olarak algılanmaya başlandı.
En son Dr.Kamil Furtun cinayeti ile dağıldı bedenimiz, ruhumuz.
Cani, katil, zorba “Canım istediği için öldürdüm” dedi.
Canı istediği için…
En tehlikeli şey budur. Birilerinin birilerini canı istediği için öldürmesi.
Cani'nin bu ifadesini “haber” olarak yaydığımızda, potansiyel caniler için yol gösterici bir izlek sunmuş olmuyor muyuz?
Canı isteyen adam öldürebilir. Canı istediği için adam öldürenler böyle sırıtarak ekranlarda yer alabilir.
Ekranda görünmek için arsız, hırsız, yolsuz, cani olmaya aday kim bilir kaç kişi var aramızda!
Katillerin haberi yapılmasın da öldürdükleri yanlarına kar mı kalsın diyenler olacaktır derhal.
Adaletten umudumuzu kestikçe haberi adaletin yerine koyan yanlış bir tutum içinde tökezliyoruz.
Adaletten umudumuzu kestikçe, medyanın acılarımızı haberleştirmesi, bizim acımıza uzun uzun yer vermesi ateşin düştüğü yer için teselli gibi görünüyor.
Fakat meselenin asıl boyutunu gözden kaçırıyoruz.
Vicdan sahibi bireyler katilden nefret ederken; kişilik bozukluğu olanlar bu haberlerde, maktulden yana değil katilden yana saf tutarak kendileri için rol modeli buluyor.
Siyasi gündemin baskınlığı yüzünden sosyal meseleler üzerinde gerektiği gibi duramıyor, sosyal meseleleri sadece şiddetin kesişim kümesi içinde idrak ediyoruz
Tartışmamız gereken konu şu: Şahsiyet bozukluğu olan kişilerin topluma ve bireylere zarar vermesini engelleyecek mekanizmaları nasıl oluşturabiliriz?

Hatırlayacaksınız…Yanlış oldu, belki de haber gündeminize hiç girmedi bile.
O halde kısa bir özet sunayım müsaadenizle…
Sağlık Bakanlığı psikiyatri kliniklerine gönderdiği bir yazıyla alkol ve uyuşturucu bağımlısı ve akıl hastalarının kimlik ve ileşitim bilgilerini istemiş bu durum doktorlar tarafından hastalarının fişlenmesi olarak algılanmış ve tepkiyle karşılanmıştı.
Hastaların toplum içinde deşifre olması kötü bir durum elbette.
Fakat Dr.Kamil Furtuna'yı katleden kişi örneğinde olduğu üzere, kişilik bozukluğu olan şahısların okul, hastane kantinlerinde çalışması, servis şoförü olması, hatta öğretmen olması gerçeği karşısında elimiz kolumuz bağlı öylece bekleyecek miyiz?

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.