Yazarlar Büyük kesintiden birkaç fragman

‘Büyük kesinti’den birkaç fragman

Gökhan Özcan
Gökhan Özcan Gazete Yazarı

Büyük kesintiden sonra anlaşıldı ki, artık insanlar da elektrikle çalışıyor.

Elektrikler kesilince herkeste acayip bir şarj telaşı yaşandı; halimizi gören, hepimizin gerçekte birer android olduğunu ve birkaç saat içinde şarjımız biteceği için bir köşeye yığılıp kalmaktan endişe ettiğimizi sanırdı.
Yaşanan üç beş saatlik o teknoloji kıyameti boyunca milyonlarca şarkı, fotoğraf, video, espri, laf çakma, vs. paylaşılamadı ve gariptir, hiçbirimiz ölmedik!

Çok zamandır okumayı ihmal ettiğim birkaç uzunca yazıyı fırsat bu fırsat diyerek bu arıza vakitlerinde baştan sona okuyup bitirdim. Bu sayede, hayatımızdaki bütün o enerji oburu cihazların en temel işlevlerinin kültürel engelleyicilik olduğu bir kere daha kanıtlanmış oldu.

“Bu elektrik kesintisinin bir güzel tarafı da vardı” dedi yanındakine dönerek kır saçlı adam, “yeni nesillerin hiç değilse torunlarına anlatacak bir şeyi olacak!”

“Bizim neslimiz ‘Büyük Depresyon’u ya da ‘Büyük Savaş’ı yaşamadı. Bizim savaşımız ruhsal bir savaş. Bizim depresyonumuz kendi hayatlarımız!” diyor ‘Dövüş Kulübü’nde Tyler Durden.
Metruk tuşlar ve hasret ateşiyle yanan parmak uçları... İşte bunlar hep teknodram!
Anladık ki başka zamanlarda sağa sola onlarca gülücük işareti konduran insanların hepsi aslında gün boyu asık suratlı!

“Kısa mesaj yaza yaza” dedi sessizliği bozarak, “meğer konuşacak ne kadar az şeyimiz kalmış!
Şöyle bir iddia da var; bazı insanlar kesinti sırasında tabiatıyla pek fazla toplumsal içerikli tweet atamamışlar ve sırf bu sebeple göze neredeyse sevimli görüneceklermiş.
Birbirinden bir türlü elektrik alamayan kararsız çiftler, insanlık artık ne hissettiğinizi anlıyor!
Elektrik kesildiğinde bir süre sonra suların da akmaz oluşunu “fatura kardeşliği” ile açıklayabilir miyiz?
Sokak lambalarının altında kitap okuyan insanlar, neredesiniz?

Diğer bütün ekranlar kararınca birçok insan evlerindeki en büyük ekranların pencereler olduğunu fark etti, hem de hepsi güneş enerjisiyle çalışıyor.

“İki insan, ömürlerinin bir anında dahi olsa aynı şeyi hissederlerse, birbirlerini tümüyle anlayabilirler. İsterse biri tarihin başlangıcında, öbürü sonunda hüküm sürsün. Biri atom çağında, diğeri buzul devrinde yaşasın. Tümüyle... Mümkündür” diyor Tarkovski. Film böyle bir kafadan çıkacaksa, o zaman ışıklar sönsün!
Her küçük hikaye, büyük hikayenin gözeneklerinden biridir.

Şimdi söyleyin bana, bugüne kadar güneş bir kerecik olsun söndü mü? Başka sorum yok!

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.