Yazarlar Ak Partiden oy çalmak üzere kurulan partinin başındaki ismi izlerken içimdeki ses İnsan çiğ süt emmiş, artık şaşırmıyorum

“Ak Parti’den oy çalmak üzere kurulan parti”nin başındaki ismi izlerken içimdeki ses: İnsan çiğ süt emmiş, artık şaşırmıyorum

Hasan Öztürk
Hasan Öztürk Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

“İnsan çiğ süt emmiş. Onun için hayatta şaşırmamak lazım” derdi rahmetli babam. “Her şey insan için” diye de eklerdi. Biz de o gençlik heyecanıyla karşı çıkardık. “Hiç olur mu öyle şey, idealler, verilen sözler, ahitleşmeler ne olacak o zaman” diye itirazımızı yükseltirdik.

Yaşımız kemale erinceye kadar gördüklerimiz, babamı haklı çıkartmaya yetti de arttı bile. Bazen kendimi “İnsan gerçekten hayret ediyor” derken buluyorum… Bazense “Tıynetinin eseri. Hiç yadırgamadım” derken.

En son duyduklarımdan sonra yine dilimi ısırarak “Bunu da mı görecektik” dedim. Ama babamın “İnsan gerçekten çiğ süt emmiş” sözünü hatırladım. İnsanlar vefayı, ahdi, sadakati çoktan unutmuş. Bir de bunu meziyetmiş gibi anlatıyorlar! Şaşkınım ama aynı zamanda bir insanın gerçek yüzünün ortaya çıkmasından dolayı da mutluyum..!

“GÖRÜNÜR DEĞİLDİM AMA TAM GÖBEĞİNDEYDİM”

Siyonistler Mescid-i Aksa’yı kuşatmışken… Aksa’nın avlusunda direnen Filistinliler “Erdoğan” sloganları atarken… Halk Tv’de bir eski Ak Partili, Ak Partili olduğu dönemde Erdoğan’ı devirmek için kurulan tezgahta nasıl rol aldığını sırıtarak anlattı..!

Bir tarafta mazlumların dilinde slogan olan, bir yanda mazlum coğrafyalara umut olan isim… Diğer yanda onunla yan yanayken arkasından tezgah kuran isim..!

Hayatın cilvesi bu olsa gerek. Ya da “ihanet” böyle bir şey sanırım.

Veya vefasızlık mı demek lazımdı bilemedim.

***

Yıllarca kendisine ve inandığı değerlere hakaret edenlerin karşısına geçmiş sırıtarak 2018 cumhurbaşkanlığı seçim sürecine ilişkin ifşaatta bulunuyor.

“2018’de ortak aday çıkmadı, Türkiye 5 yıl kaybetti” diyor. O dönemde Ak Partili milletvekili olduğunu unutmuş olamaz. Ya da Erdoğan’ın adaylığına grup olarak imza verildiğini ıskalamış olamaz. Ama devam ediyor, ”Abdullah Gül’e teklif yapıldığında ben de masadaydım. Aday olsa kazanıyordu” diyor.

Karşısındakiler keyiften dört köşe, “İşte gündemi sarsacak haberi bulduk” edasındalar.

Gazetecilerden biri “Çok iyi bir konu açtınız. Sırlarınızı ortaya döktünüz” diyerek sırıtıyor. Eski Ak Partili siyasetçi de onunla birlikte sırıtıyor. Gazeteci ilave ediyor, “Biraz daha detay…”

Ak Parti’den oy çalmak için kurulan (İfade CHP’li gazeteci Gürkan Hacır’a ait) iki partiden birinin genel başkanı olan eski Ak Partili, o dönem ortak adaylık konusunda önce anlaşıp sonra anlaşmayı bozan siyasi liderlere de üstü kapalı sitem ediyor. Hedefindeki ilk isim belli ki İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener. Ancak ismini zikretmekten imtina ediyor. Hatta “İsim verin. Kimleri kastediyorsunuz” diye sorulduğunda soruyu taca atıyor.

Ama, Gül’ün adaylığı olsaydı Erdoğan’ın devrileceğini üstüne basa basa söylemeye devam ediyor.

Bir de “Türkiye’nin 5 yıl kaybettiğinden” söz ediyor.

2018 Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi adayların belirlendiği dönemde muhalefetin çatı adayı olarak ismi geçen 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül için kurulan pazarlık masasında olduğunu da ilan ediyor. “Görünür değildim ama tam göbeğindeydim.”

ÇIKRIKÇILAR YOKUŞUNDAKİ MAĞAZADA ÖĞRENDİĞİN İŞ AHLAKI BU MUYDU?

2018’de CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun çok istediği çatı aday Abdullah Gül’dü. Gül daha sonra yaptığı açıklamada partiler arası görüşme ve nabız yoklama görevini Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu’na verdiğini söylemişti. Karamollaoğlu son ana kadar umutla çatı adayı Gül’ün ismini bütün muhalefet liderlerine empoze etti. Ne var ki bu empozeye İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener karşı çıktı. Bu karşı çıkış, Gül’ün adaylığını suya düşürdü. Gül de bir merdiven başında gazetecilere, “Geniş bir mutabakat olsaydı adaydım. Ama geniş mutabakat yok. Aday değilim” deyip arkasını dönüp gitti. İşte o dönemde, muhalefetin çatı adayı olarak ismi masaya konulan Gül’ün masadaki savunucularından birinin eski Ak Partili yeni Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan olduğu ortaya çıktı.

Babacan, hem Erdoğan’ın yanında durup, hem de Erdoğan’ı “devireceğine iman etmiş” olarak Gül’ün adaylığını savunmuş.

Sayın Babacan’a sormak lazım, “Bu yaptığınız hangi siyasi ahlaka sığar? Ya da Çıkrıkçılar yokuşundaki mağazanızın tezgahında babanızın yanındayken size öğrettiği iş ahlakı bu muydu?”

BU KEZ ABDULLAH GÜL’E SADECE MERAL HANIM MI İTİRAZ EDER?

2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine gidilirken, muhalefetin çatı aday çıkarması fikrini CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu hala savunuyor. Kılıçdaroğlu’na bir destek de böylece Ali Babacan’dan gelmiş görünüyor. İşin ilginci iki siyasetçinin de gönlündeki isim hala Abdullah Gül.

Peki, Gül’ün muhtemel adaylığına bu kez sadece Meral Hanım mı itiraz eder?

Takipteyiz.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.