Yazarlar Erdoğanın TRT canlı yayını Kılıçdaroğlunun amiral gemisindeki köşebazları germiş olmalı

Erdoğan’ın TRT canlı yayını Kılıçdaroğlu’nun amiral gemisindeki köşebazları germiş olmalı…

Hasan Öztürk
Hasan Öztürk Gazete Yazarı

Salı gecesi TRT ekranlarından canlı olarak yayınlanan “Cumhurbaşkanı Özel Yayını”, bazı “eskimiş kalemler”e dert olmuş!

Kılıçdaroğlu’nun “bizim amiral gemimiz” dediği Sözcü’de köşe tutan “eskimiş kalem”, bir zamanlar Hürriyet’teyken dosya devşirdiği “Minik Kuş”un yokluğundan mı bilinmez ama gerçeği göremeyince, işi sanrılar ve hayallere dökmüş; iftira atmış.

Neymiş efendim, TRT’deki canlı yayın aslında canlı değilmiş, yayın esnasında Çankaya Köşkü’nün pençelerinden içeriye ışık huzmesi giriyormuş! Karşısında oturan gazetecilerin ne iş yaptığını bile bilmiyormuş! Falanmış, filanmış.

Hani derler ya “Bir deli bir kuyuya taş atmış, bin akıllı çıkartamamış” diye. Tam o misal.

Ancak yine de “minareyi düzeltmek” üzerimize farz-ı kifâyedir. Çünkü o canlı yayında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a soru soran gazetecilerden birisi bendim.

BÜLENT BEY İLE RAHŞAN HANIM MEZARDAN KALKSA “ESKİMİŞ KALEM”İN YÜZÜNE TÜKÜRÜR

“Eskimiş kalem”in ne olduğunu, ne çapta (çapsız mı demeliydim) olduğunu keşke hayatta olsalar da Bülent-Rahşah Ecevit çifti anlatsa. Hani o, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na, “Pislikten tırnakları uzamış” dediği, eşi için, “Bülent Bey’e bakamıyor” diye iftira attığı, operasyon çektiği günlerden söz ediyorum. (Merak edenler, 2 Temmuz 2002’deki Hürriyet gazetesindeki köşesine bakabilir)

MİNİK KUŞ ÖLÜNCE, MAVİ GÖZLÜ SAKALLI ESKİMİŞ KALEM, HAYAL GÖRMEYE BAŞLADI

Diğer meslektaşlarım kendilerini anlatacaktır. “Eskimiş kalem”e sadece bizimle ilgili şunu söyleyelim yetsin: Ülke TV GYY ve Yeni Şafak yazarı, 35 yıllık bir müktesebat ile son 5 yılı sürekli olmak üzere, 25 yıllık basın kartlı sahibi, bir gazeteci olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a soru sordum. Bugüne kadar “Eskimiş kalem”in yaptığı gibi Minik Kuş gibilerden dosya devşirmedim..! (Ünal İnanç mezardan kalksa da bu “eskimiş kalem”in yüzüne birkaç dosya daha çarpsa mı ne?)

Olanca şeffaflığı ile gazetecilik yapan biriyim. O kadar.

“Eskimiş kalem”e bir de “1998 yılında ‘Minik Kuş’un Ankara Kulisi’ yazılarında seninle ilgili neler vardı hatırlıyor musun” diye sorup, mavi gözlerindeki kaymayı da görmek isterim doğrusu!

BAK MAVİ GÖZLÜ, SAKALLI “ESKİMİŞ KALEM”, SANA SAAT SAAT CANLI YAYINA GİDİŞİMİ ANLATIYORUM ANYABİLİRSEN…

Gelelim, “Eskimiş kalem”in, TRT’deki yayının canlı olmadığı yönündeki yalan ve iftirasına..!

Bak, yeşil gözlü, sarışın, sakallı, “eskimiş kalem”, seni ikna etmek değil derdim ama en azından seni okuyanlara doğruyu söylemem lazım.

1 Haziran 2021 tarihinde, sabah saat 10.05’te Ülke tv’de canlı yayındaydım. Kayıtlara bakabilirsiniz. Yayın sonrası saat 13.06’da Vahdettin Köşkü’nün ana nizamiye kapısından giriş yaptım. Kayıtlara bakabilirsiniz. 13.10’da Covid 19 PCR testi için numune verdim. Katlara bakabilirsiniz. Sonra aracımla Ankara’ya doğru yola çıktım. 15.35’te Hendek’te Berceste’de mola verdim. İçtiğim çayların fişini isterseniz yayınlayabilir.

Saat 18.10’da Ankara’daki otelime giriş yaptım. Kayıtlara bakabilirsiniz. Saat 19.05’te TRT Oran’da Haber Merkezi binasına giriş yaptım. Kayıtlara bakabilirsiniz.

Saat 21.35’te Çankaya Köşkü 5 Nolu Kapı’sından giriş yaptım. Kayıtlara bakabilirsiniz.

Saat 22.37’de TRT ortak yayınında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a soru sormaya başladım. Kayıtlara bakabilirsiniz.

Bu “Eskimiş kalem”in, “Canlı yayın değil, aslında gündüz kayıt kapıp gece saatlerinde yayınladılar” dediği yalan ve iftiraya 1 kişi dahi inanmışsa, yukarıdaki saat ve mekanlarla ilgili kayıtları o kişiyle paylaşabilirim. Benim de soru sorduğum yayın bu verdiğim saatler arasında ne zaman kaydedilmiş olabilir sorarım?

Ancak, bu “eskimiş kalem” ve şürekasının huyları böyle! At yalanı, biri inanır nasıl olsa diye bakıyorlar.

İşte hodri meydan. Ey “eskimiş kalem”, senin yalanını yüzüne vuruyorum. Varsa bir cevabın yayınlamaya da hazırım!

Bir minik kuşun sadece bizim kalbimizi yumuşatmadığını gördüm

  • TRT ekranlarından yayınlanan programda “Hayvan hakları yasası” ile ilgili sorum ve o esnadaki diyalogların sosyal medyada gündem oldu!
  • Konunun siyak ve sibakını bazıları bilerek görmezden geldi.
  • Sanki, Cumhurbaşkanımızın “hayvan hakları” konusunda hassasiyetinin olmadığı gibi bir imaj oluşturulmak istendi.
  • Hakkaniyetli olmak gerekir. Bu konuda, işin talimatını veren de takibini yapan da Cumhurbaşkanımız. Ancak canlı yayında, “doğal” bir şekilde gelişen diyalog sadece “Sen mi öldürdün” cümlesine indirgendi.
  • Erdoğan’ın, bir canlının ölümünden üzüntü duymadığı yalanı türetildi.
  • Cumhurbaşkanımıza haksızlık yapılmıştır. Konunun doğrudan tarafı olarak o diyaloğun ilgili bölümünü buraya bırakıyorum:
  • “Hayvan hakları yasası”nın hangi aşamada olduğunu sorarken, “Hayvanların kalbimizi yumuşatmada insanlardan daha etkili olduğunu” da söyledim. Bunu üzerine, Cumhurbaşkanımız, “Sende kaç tane hayvan var” diye sorunca, “Geçen haftaya kadar iki taneydi ancak şimdi bir” dedim. Cumhurbaşkanımız o an “Öldürdün mü!” diyerek hayretini ifade etti. “Ben öldürmedim… Çocukların haberi yoktu, şimdi haberi oldu” dediğimdeyse, Cumhurbaşkanımız, “Hasan yapma…!” diyerek üzüntüsünü beyan etti ve “Sende muhabbetti ama maalesef bir tanesi öldü” diyerek üzüntüsünü bir kez daha paylaştı.
Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.