Yazarlar Amerika ile papaz olmamızı neden isterler

Amerika ile “papaz olmamızı” neden isterler

Hasan Öztürk
Hasan Öztürk Gazete Yazarı

Türkiye ile Amerika’nın arası bozulunca kimler zil takıp oynar? Ya da Amerika’nın Türkiye’ye karşı giriştiği ekonomik ve siyasal saldırıdan kimin ne beklentisi vardır?

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Hasan Öztürk : Amerika ile “papaz olmamızı” neden isterler
Haber Merkezi 12 Temmuz 2019, Cuma Yeni Şafak
Amerika ile “papaz olmamızı” neden isterler yazısının sesli anlatımı ve tüm Hasan Öztürk yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Bu sorulara cevap vermeden önce kısa bir hatırlatma yapmak istiyorum.

Haziran ayının sonunda Japonya’nın Osaka kentindeki son G-20 Zirvesi’nde Türkiye rüzgarı esmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan zirve boyunca görüştüğü dünya liderleriyle geliştirdiği ilişki biçimi ile dikkat çekmişti. Burada 3 örneği tekrar hatırlatmak istiyorum.

Bunlardan birincisi elbette Amerika Başkanı Trump ile olanı. Hatırlarsanız zirvenin birinci gününde Erdoğan ile Trump ayak üstü buluştuklarında “tamam” anlamına gelen işaret yaparak objektiflere poz vermişlerdi. Bu fotoğraf karesinin paylaşılmasından hemen sonra Türkiye’de bir taraf, “Siz bu fotoğrafa aldanmayın, asıl yarın resmi görüşmeden çıkacak sonuca bakın. Türkiye’ye yaptırım geliyor…” demeye başlamıştı.

Ertesi gün, Başkan Trump hepimizin şahit olduğu o anlamlı konuşmayı hem de kendi ekibine bakarak yapmıştı: “Türkiye’ye haksızlık ettik. Patriotları Obama hükümeti vermedi.”

İkinci örnek, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile Erdoğan’ın fotoğrafıdır. O fotoğrafta, Macron’a, “Doğu Akdeniz ile ilgili sizin söz söyleme hakkınız yok. Anladınız mı” diyen bir Erdoğan görüntüsü vardı.

MODİ NEDEN ERDOĞAN’A SIKI SIKI SARILDI?

Asıl size bahsetmek istediğim ise, Hindistan Başbakanı Modi’nin Erdoğan’a sarılma fotoğrafıdır.

G-20 Zirvesi’nde Modi’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sımsıkı sarılmasının anlamını merak ettik hep birlikte. “Destek mi istiyordu? Erdoğan’ı çok mu seviyor? Ya da Türkiye’ye ilgisi ziyadesiyle fazla mı” gibi sorular oluştu zihinlerimizde.

Çünkü iki devletin lideri olarak bir araya gelmiş olmalarına rağmen çok samimi bir buluşma anıydı ve Hindistan Başbakanı Modi sımsıkı sarılmıştı Erdoğan’a.

Geçtiğimiz Pazar günü Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Vahdettin Köşkü’nde bir araya geldik. S-400’lerin gelişi, F-35’lerin akıbeti, Suriye’nin kuzeyine ilişkin endişeler, Kuzey Irak’ta devam eden Pençe-2 Harekatı, Libya ve Türkiye’nin güvenlik politikalarına ilişkin merak ettiğimiz birçok konuya o gün Erdoğan açıklık getirdi.

Cumhurbaşkanı sözünün bir yerinde Hindistan’ın da S-400 almak istediğini ve bu konuda Türkiye’den destek beklediğinden söz edince 24 TV Genel Yayın Yönetmeni Murat Çiçek, “G-20’de Modi’nin size sımsıkı sarılması ondan mıydı” diye bir soru sordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan tebessüm ederek, “Gözünüzden hiçbir şey kaçmıyor” demekle yetindi.

Modi’nin o gün Erdoğan’a sımsıkı sarılırken şöyle düşündüğüne inanıyorum: “Siz başardınız. Biz de başarmak istiyoruz. Sizin öz güveninizin bir benzerine bizim de ihtiyacımız var.”

AMERİKA’NIN F-35 KARARI NEDEN BAZILARINI BU KADAR SEVİNDİRİR?

G-20’den sonra Türkiye Amerikan ilişkilerinin bir anda sütliman olmayacağını biliyorduk. Ancak bazılarının dediği gibi de kıyamet de kopmayacak.

Ne var ki, Türkiye’de bazıları Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ifadesiyle, “Adeta Amerikan’ın sözcüsü gibi davranıp konuşuyorlar.”

Yine Erdoğan’ın deyimiyle, “Siyasette bile şu anda S-400 konusunda maalesef adeta Amerika’nın temsilcileri gibi hareket edenler var. Onları (Amerikalıları) savunanlar var.”

Türkiye şu anda savunma sanayiinde yerli üretimde yüzde 70’lere ulaştı. “Yerli ve milli” kavramının en çok yerleşik hale geldiği alan belki de savunma alanı.

Hal böyleyken yine Erdoğan’ın deyimiyle, “Türkiye’de milli duruş ve yerli duruş sergileyenler var. Bir de bu millilik ve yerlilikten uzak olanlar var. Bunlar adeta ülke içinde, Gazi’nin geçmişte söylediği gibi ihanet şebekeleri. Bu ihanet şebekeleri, bugün olduğu gibi yarın da olacak.”

Yazının başındaki sorumuzun cevapları da bu cümlelerde gizli sanırım.

Türkiye’nin ortak olduğu F-35 savaş uçağı projesinden Amerika’nın tek taraflı olarak bizi uzaklaştırma girişimine zil takıp oynayanların millilik ve yerlilikle ne alakası olabilir?

Sonuçta, Türkiye bağımsızlaşmak için uzun zamandır bedel ödüyor. Bu bedelin en ağırını ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ödüyor. Zira kendisine yapılan karakter suikastları ortada. Karakter suikastlarını yapanların ne yazık ki önemli bir kısmının Türkiye içinden olması ise “dramatik.”

Amerika Türkiye ilişkileri gerildikçe, “Tamam şimdi Erdoğan’ın sonu geldi” diyenlerin son F-35 krizindeki aldıkları pozisyonu da bir yere not ettik.

Bağımsızlığın bedelini ödedik, ödemeye devam ediyoruz.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.