Yazarlar Günümüzün Trumanı, Biden olacak diye bekleyenler

Günümüzün Truman’ı, Biden olacak diye bekleyenler

Hasan Öztürk
Hasan Öztürk Gazete Yazarı

Birkaç gündür nedense Keçecizade Fuat Paşa’nın Batılılara verdiği şu cevap zihnimde dönüp duruyor: “Yıllardır siz dışarıdan, biz içeriden yıkmaya çalışıyoruz ama bir türlü yıkılmıyor…!”

Paşa’nın Osmanlı devleti için kurduğu ve aslında “ne kadar da güçlüyüz” ifadesini de içeren cümle bugün de geçerliliğini koruyor.

Keçecizade Fuad Paşa 1867 yılında Padişah Abdulaziz’in Avrupa’ya gerçekleştirdiği seyahate eşlik etmiş. O esnada muhataplarıyla müzakereler yaparken kendisine bir ara “En güçlü devlet hangisi” diye sorulmuş.

Paşa, “Şüphesiz ki Devlet-i Aliye-i Osmaniye’dir. Çünkü yıllardır siz dışarıdan, biz içeriden yıkmaya çalışıyoruz ama bir türlü yıkılmıyor” demiş.

Kaynaklar Keçeci Zade Fuat Paşa’nın bu cümleyi kurarken dışarıdakiler kadar içerideki yıkım ekibine de işaret ettiğinin özellikle altını çiziyor.

153 yıl sonra soru bu kez Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na sorulsa inanın onun da vereceği cevap yaklaşık olarak Fuat Paşa’nınki gibi olacaktır.

Çünkü, Türkiye’nin dışarıdaki muhataplarıyla neredeyse kol kola girmiş içerideki aparatlar hala faaliyette, hala “yıkım ekibi” gibi çalışmakta, hala Türkiye’nin menfaatlerini değil dışarınınkileri öncelemekte…

DIŞARININ PARMAK SALLAMASINA İÇERİDE AMİGOLUK YAPANLAR VAR

Amerika’da seçim oluyor, seçimin sonucuna göre Türkiye’deki hükümete yol verenler oluyor; mesela.

Mesela, Avrupa Birliği’nden (AB) Türkiye aleyhinde bir ses yükseliyor, içerideki çevreler Erdoğan için “şimdi hapı yuttu” ifadelerini kullanıyor.

Rusya ile Türkiye’nin arasına örneğin Libya kara kedisi giriyor, aynı çevreler “Biz demedik mi Rusya’ya bu kadar bel bağlama şimdi ne olacak, yapa yalnız kalacaksın” diye saydırmaya başlıyor.

Dışarıdan parmak sallayanların tamamına içeriden alkışlı tezahüratla karşılık veren bir güruh var.

GÜNÜMÜZÜN TRUMAN’I, BİDEN OLACAK DİYE BEKLEYEN CHP’LİLER

Son günlerdeki en müşahhas örnek elbette CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun baş danışmanı emekli büyükelçi Ünal Çeviköz’ün çıkışları.

Azerbaycan’ın Karabağ’ı özgürleştirmek için başlattığı harekatta Türkiye’nin verdiği destekten rahatsız olmuştu aynı isim.

Son olarak Amerika’nın seçilmiş başkanı Biden’dan beklentilerini sıralamış;

“Biden yönetiminden ilk beklentimizin şu olacağını düşünüyorum: Hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, yargı sisteminin siyasetten arındırılmasına, güçler ayrılığına, demokratik reformlara, medya, ifade, toplanma özgürlüğü gibi tüm temel hak ve özgürlüklere çok güçlü bir vurgu yapması.”

Amerikan Başkanı’ndan Türkiye’ye müdahale etmesini istiyor Çeviköz. Hem de Amerika’nın “demokrasi götürmek için” işgal ettiği devletlerin hali ortadayken. Irak’ta 1 milyondan fazla sivil katledilmişken. Afganistan’da kamu düzeni yok olmuşken…

Peki bu açıklamayı Çeviköz nerede yapmış?

Sıkı durun!

Alman Marshall Vakfı’ndaki konferansta.

Marshall ismi size ne hatırlatıyor?

Elbette 2’nci Dünya Savaşı sonrası Amerika’nın Truman Doktrini çerçevesinde 1947’de geliştirdiği Avrupa ile birlikte Türkiye’yi de kapsayan Marshall Yardımları ve işbirliğini programını.

Yardım dedimse, işbirliği dedimse siz anlayın ki Amerika’nın “Türkiye’yi teslim alma dönemi…”

Zira Marshall yardımlarını alabilmek için Türkiye’de CHP yönetimi ağır sanayi hamlesini durdurmuş, tarımsal üretimi daraltmıştı. Amerika’ya ekonomik olarak doğrudan mahkum olduğumuz dönemin başlangıcı işte o meşhur Marshall yardımları dönemiydi.

Ünal Çeviköz, Marshall Vakfı’nda ülkesini Amerika’ya ve Batı’ya şikayet edip, Biden’den beklentilerini sıralıyor. Bu en hafifinden müstemleke kafasıdır. Mandacılıktır. Özgürlük ve bağımsızlık ruhuna sahip olmamaktır.

Peki Çeviköz’ün bu sözleri şahsi midir? Hayır. Partisi adına oradadır ve CHP adına konuşmuştur.

O zaman şu çıkıyor, CHP’yi müstemleke kafalılar yönetiyor. Aksini düşünmemiz için CHP yönetiminin şu ana kadar Çeviköz’e okkalı bir cevap vermesi lazım değil miydi?

Ne gezer...!

Hiçbir CHP’liden tepki gelmedi, maalesef.

BİZİ ANADOLU’YA YENİDEN HAPSETMEK İSTEYENLERLE KOLKOLA GİRDİLER

Doğu Akdeniz’de, Suriye’de Karabağ’da hatta Afrika’da, Asya’da, Balkanlar’da Türkiye varlığını hissettiriyor. Muhataplarıyla dişe diş göze göz bir mücadelenin içine giriyor.

Dışarıdaki muhataplarımız, bizi geriletmek, durdurmak ve hatta Anadolu’ya yeniden hapsetmek için olağan üstü çaba sarf ederlerken içimizdeki bazıları da onlara taammüden yardım ediyor!

Olanları görünce elbette aklımızda Keçecizade Fuat Paşa’nın Batılılara verdiği şu cevap gezinip duruyor: “Yıllardır siz dışarıdan, biz içeriden yıkmaya çalışıyoruz ama bir türlü yıkılmıyor…!”

Haksız mıyım?

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.