Yazarlar İran için zor zamanlar

İran için zor zamanlar

Hatice Karahan
Hatice Karahan Gazete Yazarı

ABD Başkanı Trump’ın Mayıs ayında vermiş olduğu kararla birlikte İran’a yeniden yaptırım uygulama sürecinin ilk aşaması bu hafta devreye girmiş oldu. ABD’nin 2015 yılında güç ve akıl birliğiyle imzalanan JCPOA’dan, sunulan tüm anlaşmaya uyum dayanaklarına rağmen tek taraflı çekilmiş olması, bölgesel istikrara dair umutları zedelerken İran başta olmak üzere çok sayıda ülkeyi olumsuz etkileyen bir ekonomik boyut ortaya çıkarıyor.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Hatice Karahan : İran için zor zamanlar
Haber Merkezi 31 Temmuz 2018, Salı Yeni Şafak
İran için zor zamanlar yazısının sesli anlatımı ve tüm Hatice Karahan yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Özellikle İran açısından bakıldığında, yaptırımların yürürlüğe girmiş olan ilk safhasında ülkenin can damarlarından biri olan otomotiv sektöründe ciddi bir yansıma bekleniyor. Nitekim İran’da uzun zamandır faaliyetini sürdüren ve pazarın önemli bir bölümüne hâkim olan Avrupalı firmaların, gelişmeler neticesinde havlu atma kararı verdiğini biliyoruz.

Öte yandan havacılık sektöründeki dev beklentiler de, bu dönemde tuzla buz oluyor. Bilindiği üzere uzun süredir müthiş bir yenilenme ihtiyacı içinde olan İran’ın yaşını almış hava filosu nihayet yapmış olduğu 200’ü aşkın uçak sözleşmesinde, bu durumda karşı tarafların iptalleriyle karşı karşıya kalıyor. Yaptırımların uçak parçalarının ithalinin de önüne geçtiği mevcut ortamda, ülkenin havacılığını giderek karamsarlaşan günlerin beklediğini ifade etmek mümkün. Bu iki zorlu vaziyetin yanı sıra, ilk aşamadaki yaptırımların halı, gıda ve metal ticareti gibi birtakım diğer maddeleri de kapsadığını eklemek gerek.

Doğrusu zaten zor günlerden geçen İran ekonomisinde böylesi yaralar açmak, ABD’nin Tahran’ı dibe çekme niyetini açık ve net bir şekilde ortaya koyuyor. Yeni bir anlaşmaya vardırma söylemiyle süren baskılar, ülkede Mayıs ayında kararın açıklandığı günden bugüne bozulan psikolojiyle, protestolar eşliğinde giderek kötümser bir ortam yaratıyor. Halkın artan bir yokluk eşliğinde karaborsa ve fahiş fiyatlarla boğuşması, içeride zaten var olan huzursuzluğu da tırmandırarak mevcut kısır döngüyü büyütüyor. Yaptırımlarla daralan sektörlerde giderek artan işsizlik sorunu da, bu gerginliğe tuz biber olmaya devam edecek.

Durum bugün oldukça zor bir noktaya gelmişken, ABD İran ve birçok ülke açısından daha sıkıntılı bir süreci ise Kasım ayı başında yürürlüğe sokacak. Nitekim ikinci safhanın devreye gireceği o günlerde, İran ekonomisinin ve ithalatçılarının önemli ölçüde bağlı olduğu enerjiye dair yaptırımların tesiri sınanıyor olacak.

Tahran yönetiminin çok hassas bir şekilde yönetmesi gereken bu zorlu süreç JCPOA anlaşmasının diğer ortaklarının tutumuna da elbette bakarken, özellikle AB tarafının Washington ile aylardır yürüttüğü temaslar henüz bir netice vermiş değil. Dün Avrupa’dan söz konusu ABD yaptırımlarıyla mücadele ederek nükleer anlaşmaya dair çabaların sürdürüleceği yönünde bir ses yükselmiş olması ise, bu kararlılığın halen devam ettiğini gösteriyor.

Öte yandan büyük ortaklardan Çin de, İran ile ilişkilerini sürdürmeyi tercih edecek yönde sinyaller veriyor. Avrasya’daki planları açısından da Tahran’ı önemseyen Pekin yönetimi, enerji ithalatı konusunda Kasım ayı geldiğinde de yola devam edeceğine işaret ediyor. Dolayısıyla İran’da ekonominin ve buna bağlı olarak diğer iç gelişmelerin seyrinde, ABD’nin yaptırımları karşısında Çin başta olmak üzere diğer aktörlerin nasıl bir duruş sergileyeceği önemli bir etken olacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.