Yazarlar Yabancı kelimeleri ne yapalım?

Yabancı kelimeleri ne yapalım?

Hayati Develi
Hayati Develi Gazete Yazarı

Yabancı kelimelere karşı durmayalım mı? Duralım! Ama bu karşı duruş aslında bir toplumsal özgüven arayışından başka bir şey değildir.

Dil biliminin yabancı kelime ve buna bağlı olarak doğan ''dil kirlenmesi'' kavramlarını tanımaması ne anlama geliyor? Bundan çıkaracağımız sonuç ne olabilir?

Şunu diyebiliriz: Bir dilde yabancı kelimelerin olması iletişimi aksatan bir husus değildir. Sadece öz ve arı kelimelerden oluşmuş bir dil de mümkün değildir. İletişimin gerçekleşmesi sürecinde insanlar kullandıkları kelimelerin kökenlerini düşünmezler. Kelimeler kafamızda kökenlerine, köklerine, gövdelerine göre raflara dizilmiş de değildir. Evet her dilde birbirinden türemiş kelimeler, ortak kökten türemiş kelime aileleri olabilir; ama biz kelimeleri bu akrabalık ilişkilerine bakarak kullanmayız. Kömür kelimesinden kömürcü, kömürlük, kömürleşmek, kömürlü, kömür karası, kömür tozu gibi yeni kelimeler türetebiliriz ve bunların hepsi kömür kökünden türediği için aynı rafta dizilmiş gibi gelebilir bize. Ama pek azımız kömür kelimesinin nereden türediğini bilebilir. Kömür''ün kökenini bilmiyor oluşumuz ''neyi gösterdiğini'' bilmemizi engellemez.

Yabancı kelimeler de böyledir. Kelimenin hangi sebeple türediğini (yani ilk anlamını) bilmesek de, kendi dilimizde hangi anlamda kullanıldığını biliriz. Yabancı kelimeler ayrıca alındıkları dildeki bütün anlamlarıyla, bütün çağrışım alanlarıyla girmezler dile. Çoğu zaman tek bir anlamıyla girer. Hemen etrafını görünmez bir yalıtkan madde çevirir, kelime izole olur. Bu izolasyondan dolayı zamanla ses yapısında, anlamında değişmeler oluşur, alındığı dildekinden farklı bir çehre kazanır. Dile yerleşen, yerlileşir.

Zaman zaman kullanılmasına itiraz etmiş olsam da size chat kelimesini örnek olarak vereceğim. Kelime internet ortamında hızla yayıldı. Tek hecelik olması da bu işi kolaylaştırdı. Oysa chat İngilizcede yeni türemiş bir kelime olmadığı gibi, bilgisayara mahsus bir terim de değildi. Kelime, "senli benli, resmiyetsiz sohbet" anlamına geliyordu ve ana dili İngilizce olanlar yüzyıllardır chat yapıyorlar, chat''leşiyorlardı! Dilimizdeki sohbet kelimesi chat için doğal bir karşılıktı. Ama sanırım chat, Türk insanı tarafından ''internette yapılan sohbet, sanal sohbet'' anlamında yeni bir kelime olarak kabûl edildi. Günübirlik sohbetler ile internetteki (aslında kendine mahsus bir dili, havası, halet-i ruhiyesi olan) sohbetin farkını chat kelimesiyle daha iyi ifade ediyordu kullanıcılar. "Ali''yle sohbet ettim" ile "Ali''yle chat yaptım" yahut "Filancayla chat''leştik" cümleleri elbette aynı anlama gelmiyordu. Şimdi bu kelime İngilizcedeki bütün öteki anlamlarından, çağrışım alanlarından soyutlanarak, izole edilerek, Türkçe''ye "internet ortamındaki sohbet" anlamıyla girmek üzeredir. Girip girmeyeceğini ise zaman gösterecek.

Yabancı kelimelere karşı durmayalım mı? Duralım! Ama bu karşı duruş aslında bir toplumsal özgüven arayışından başka bir şey değildir. Yabancı kelimelere asıl direnmesi gereken bilim adamlarıdır. Asıl Türkçeleştirme bilim dilinde olmalıdır. Bu yapılıyor mu? Hayır. Ne yapılıyor onun yerine? Yabancı dille eğitim veren ortaokullar, liseler, üniversiteler açılıyor. İşte asıl o zaman ana dil aşınmaya uğruyor, gücünü kaybediyor.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.