Yazarlar Minyeli Ekrem

Minyeli Ekrem

Hüseyin Likoğlu
Hüseyin Likoğlu Gazete Yazarı

İstanbul’da organize işler nedeniyle tekrarlanan seçimler için son haftaya girildi. Bu pazar günü İstanbullular yeni başkanları için sandık başında olacaklar. 31 Mart’ta olduğu gibi 23 Haziran’da da seçim, Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu arasında geçecek.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Hüseyin Likoğlu : Minyeli Ekrem
Haber Merkezi 10 Haziran 2019, Pazartesi Yeni Şafak
Minyeli Ekrem yazısının sesli anlatımı ve tüm Hüseyin Likoğlu yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Ancak bu seçimde bir fark var. 31 Mart seçimleri öncesinde CHP’nin adayı İmamoğlu ilan edildiğinde neredeyse İstanbul’un yüzde 70’i onun adını bile bilmiyordu. CHP’liler, İmamoğlu ismini duyunca şaşırmışlardı. İstanbul adaylığı için epey emek sarf eden Gürsel Tekin, İmamoğlu’nun adaylığının açıklanmasından sonra “İstanbul’da 10 mahalle ismi söylesem 10 gün süre versem bulamaz” diye tepki göstermişti.

CHP’liler başta olmak üzere İstanbulluların tanımadığı Ekrem İmamoğlu bir film başrol oyuncusu gibi çıktı karşımıza. Hiç CHP’liye benzemiyor, sürekli gülücükler saçıyor, başörtülü teyzelere sarılıyor, “Ben Erdoğan’dan başkasına oy vermem” diyen vatandaşlara neredeyse, “Ben de ona oy vereceğim ama bu, belediye seçimi” edasında cevap veriyordu. Hâsılı tam bir sevgi pıtırcığı vardı İstanbul sokaklarında.

Partisinin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile yan yana gelmekten imtina eden, partisinin İstanbul il başkanıyla aynı kareye girmeyen, toplumun hafızasında iyi yeri olmayan CHP’lilerle selamlaşmayan bir İmamoğlu vardı İstanbul sokaklarında.

Seçim bitti, tartışmalar, itirazlar yükselmeye başlayınca bu kez sürekli terleyen, elinden mendili eksik olmayan bir İmamoğlu belirdi ekranlarda. Biraz asabı bozulmuş ama yine de İstanbul sokaklarında tanıdığımız Ekrem İmamoğlu gibi duruyordu ekranlarda.

Derken, YSK İstanbul seçimlerinin yenilenmesine karar verdi. O da ne? Bambaşka bir İmamoğlu çıktı karşımıza. Hakaret, tehdit, küfür… “Bir insan seçim icabı biraz rol yapar, ancak bu kadar da olmaz” dedirtti İmamoğlu. “Hem… seçimin yenilenmesine karar verildi ve yine yarışacak bir isim biraz daha dişini sıkamaz mıydı, biraz daha rol yapmaya devam edemez miydi?” sorusunu sordurdu.

Minyeli Abdullah filmi muhafazakâr camiada büyük karşılık bulmuştu. Hekimoğlu İsmail’in romanından beyaz perdeye aktarılan, yapımcılığını Mehmet Tanrısever’in yaptığı bir Yücel Çakmaklı filmi olan Minyeli Abdullah, başörtüsü zulmünün had safhalarda olduğu 80’lerin sonu 90’ların başında büyük yankı uyandırmıştı.

Film her ne kadar Mısır’daki baskı ve zulmü anlatsa da Türkiye’deki benzer baskı ve katı laikçi uygulamalar nedeniyle herkes kendinde bir parça bulmuştu filmde. Filmin kahramanı Minyeli Abdullah, ideal bir Müslüman genç profiline sahipti. Pes etmeyen, inancı uğruna taviz vermeyen, yaşadığı haksızlıklar karşısında Allah’a sığınan kitapsever, iyiliksever, yaşadığı baskılara rağmen yüzünde tebessüm hiç eksik olmayan bir kahramandı Minyeli Abdullah.

Filmin başrol oyuncusu daha doğrusu Minyeli Abdullah karakterini canlandıran isim Berhan Şimşek’ti. Birçok muhafazakâr sinemasever, Berhan Şimşek’i o filmi ile tanıdı. Berhan Şimşek yıllar sonra CHP’den milletvekili oldu. Aaa… Bir de baktık ki o beyaz perdede gördüğümüz adam değilmiş Berhan Şimşek. Tam aksine filmdeki katı laikçi roldeki adamlara daha çok benziyormuş.

31 Mart seçimleri öncesi Ekrem İmamoğlu ile ilgili de bir senaryo yazıldı. “Efendim şöyle giyinirsen, şöyle, gülersen, şöyle durursan, elini şöyle kaldırırsan, hele hele bilindik CHP’lilerin aksine camiye gidip üstüne bir de Kur’ân okursan epey reytingimiz olur, gişe rekorları kırarız” dediler.

Hakkını yememek lazım, Berhan Şimşek kadar olmasa da rolünü iyi yaptı Ekrem İmamoğlu. Ancak seçimlerin yenilenmesi kararı, İmamoğlu’nun kamera arkası görüntülerinin ortaya çıkmasına neden oldu. Kamera önü İmamoğlu ile kamera arkası İmamoğlu arasındaki fark Minyeli Abdullah ile Berhan Şimşek arasındaki fark gibiymiş.

İmamoğlu’nun en önemli talihsizliği: 31 Mart öncesi senaryosunu yazanlar, seçimlerin yenilenebileceğini öngöremedikleri için 31 Mart sonrası bir senaryo yazmamışlar. Seçimlerin yenilenme kararıyla İmamoğlu sudan çıkmış balığa döndü, ne söyleyeceğine ilişkin senaryo metni olmadığı için spontane rol yapamadı ve gerçek Ekrem İmamoğlu ortaya çıktı.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.