Yazarlar TEKEL işçisi Türk"se UZEL işçisi kim?

TEKEL işçisi Türk"se UZEL işçisi kim?

İbrahim Kahveci
İbrahim Kahveci Gazete Yazarı

Bugünlerde herkes bir paradır isteyip duruyor. Kimse nereden ve ne karşılığı istediğini sormuyor, ama istiyor.

Ben kamu işçisiyim ''haklarımdan vazgeçmem'' diyor mesela bir kesim. Ne de olsa kamu kesiminde çalışmak ayrı bir ayrıcalıktır ülkemizde. Ne kriz uğrar yanınıza ne de patron korkusu.

Hele bir bakın kamu kurumlarımıza. Mesela yargı diyor ki ''bağımsızlığımız'' artırılmalı. Veya diğer kamu kurumlarına bakın aynı istekler sıraya dizilmiş bekliyor. Herkes bir bağımsızlıktır isteyip duruyor.

Ama kimse ''sorumluluk'' istemiyor.

İş sorumluluğa gelince ortada doğru dürüst kimseyi bulamazsınız. Devlet kapısı bugün git-yarın gel memur zihniyetini bir türlü yıkamadı. Özel sektörde çalışıyor olsalar belki de ertesi gün kapının önüne koyulacaklar. Ama bir kesim kamu çalışanı sırf kamu imtiyazı nedeniyle hâlâ o koltuklarında emeklilik rüyalarını görebiliyor.

*Ama bu arada kamu kesiminde gerçekten büyük özveri ile çalışan büyük çoğunluğun da hakkını yemeyelim. Mesele sistemin çalışan ile çalışmayanı ne kadar ayırt ettiğidir.*

Bu ülkede sendikalar yıllarca işçilerin sırtından milyarlarca para toplayarak adeta ağalık sistemi kurmuştur. Ben doğru dürüst bir sendika görmedim ki gerçekten çalışanının menfaati için elini taşın altına koysun. Ama öyle sendikalar görüyoruz ki kendi ağalık sistemi için çalışanını sopanın altına itiyor.

Şahsen kendim uğrunda onca uğraş verdiğim Uzel Traktör Fabrikası''nda bu durumu gördüm. Türk-Metal Sendikası yıllarca aidat topladığı işçilerin haklarını değil beni protesto etmişti. Ama şimdi Uzel''de binlerce işçi işsiz olarak sokaklara salınmış durumdadır. Ne gariptir ki bir el sanki o sürece dokundurmuyor. Sendika ise topladığı o milyonlarca paradan sonra işçileri çoktan unuttu bile. İmzalatılan belgelerin hiçbiri uygulanamıyor, Uzel işçileri aç susuz sokağa atılmış öylece bekliyor.

Ama bakın bakalım hangi işçi sendikası Uzel işçileri için bir eylem yaptı veya bir söz söyledi. Şimdi bir tarafta iki yıllık çalıştıkları parayı bile alamayan Uzel işçileri bir yerde duracak, diğer yerde ise benim üniversite mezunu çalışanımdan bile daha fazla paraya razı olmayan TEKEL işçileri için yer yerinden oynayacak.

Sendikalarından medyasına kadar bu eylemin ekonomik bir yanının olmadığını veya bu eylemin hak taraflı bir eylem olamayacağını yeniden söylüyorum. Neden özel sektörde maaşını bile alamadan kovulanlara kimse bakmıyor-sesini çıkarmıyor? Neden Uzel işçileri örneği ortada iken varsa yoksa TEKEL işçileri için yanıp tutuşuluyor? Bu işte çok ama çok gariplik var.

Artık kamu kesimi bir imtiyaz alanı olmaktan çıkmalıdır. Özel sektör çalışanı olsun kamu kesimi çalışanı olsun aynı haklara sahip olmalıdır. Neden çalışanlar arasında bu kadar ayrıcalık yapılıyor?

Ama ayrımcılık sadece bu kadarla sınırlı mı? Hayır. Mesela eğitim sistemimizi bir türlü ekonomik yapıya uyarlayamıyoruz. Yargı yine meslek liselerinin yolunu kapattı. Ben açıkça söylüyorum ki Danıştay''ın önceki iptal gerekçesinin mantığını hiç mi hiç anlayamadım. Ne yapalım yargı da “BAĞIMSIZ''dır ülkemizde. Sorumluluk ise yürütmede, işlerini düz yapsınlar da bu genç nesil yarınlarını iş ve aş üzerine kurabilsin.

Belki de mesleksizleri de kamuya işe alma kararı hukuksal olarak verilir ve bu düz liselilerin önemli kısmı işe kavuşur.

Para mı, nasılsa Amerika dolar basıyor ya!

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.