Yazarlar Başbakan"a suikast planı da yaptınız mı?

Başbakan"a suikast planı da yaptınız mı?

İbrahim Karagül
İbrahim Karagül Gazete Yazarı
NSA olayını irdeleyin.

Angela Merkel"in dinlenmesi hikayesine iyi bakın.

Meksika"dan Uzak Asya"ya kadar dünya liderlerinin, şirketlerin, devlet kurumlarının, istihbarat teşkilatlarının nasıl dilendiğine, o küresel istihbarat skandalına bir daha bakın.

"Neden Türkiye yok" diye sormuştuk. "Yoksa Başbakan"ın ofisine konan böcekler bu operasyonun bir parçası mı" diye sorgulamıştık. 17 Aralık sonrası ortaya çıkan tabloyu; "NSA"nın Türkiye ayağı deşifre oluyor" diye yorumlamıştık.

Devleti ele geçirmeye çalışan örgütün aslında cemaat görünümünde bir istihbarat ağı olduğu ortaya çıktı. En mahrem bilgilerin dışarı servis edildiği, istihbarat bilgilerinin, ticari sırların, Başbakan-Cumhurbaşkanı konuşmalarının, devletin, ülkenin, milletin bütün bilgilerinin bu örgüt tarafından dosyalanıp yabancı kaynaklara gönderildiği ortaya çıktı.

Bir cemaatin nasıl örgüt haline dönüştüğünü, nasıl devlete ve millete meydan okur hale geldiğini, nasıl bir casusluk ağı olabildiğini tartışırken, bu ağ üzerinde Türkiye"ye diz çöktürme planları deşifre olurken bunun dış ayağına iyi bakın.

Proje efendileri dışarıda. Oyun kurucular dışarıda. Figüranlar, taşeronlar, tetikçiler içeride. Beni, seni, onu hepimizi efendilerine fişlemişler. ABD istihbaratının, İsrail istihbaratının hoşuna gitmeyen kim varsa onlara fişlemişler. İç politikadan ekonomiye, sermayeden güvenlik birimlerine ve siyasi partilere göre herkesi, her yapıyı yeniden dizayn etmek için onlarla ortak proje uygulamışlar.

Türkiye tarihinin en büyük casusluk operasyonundan, istihbarat operasyonundan biri deşifre oluyor. Bu operasyonun bütün ayakları, örtülü planları parça parça ortaya serilecek. Sanıyorum hepimiz, herkes bunları öğrenme fırsatı bulacak. Öğrenince nasıl bir infial ortaya çıkacak bilmiyorum. İl il insanlar ayağa kalkarsa, kendilerine yapılan kötülükleri öğrenirse bu işte rol alanlar nasıl bir savunma içine girecekler bilemiyorum.

BAŞBAKAN TEHDİT ALTINDA

Soruşturma dosyalarında öyle isimler var ki, öyle örgütler ihdas edilmiş ki, insanı şok edecek cinsten. "Örgüt üyesi" olmaktan dinlenenler içinde kimler yok ki. İnsanın hayal gücünü zorlayan isimler ve örgütler yan yana getirilmiş ve "tehdit" ilan edilip dinlenmiş, izlenmiş, kayda alınmış.

Ülkenin saygın işadamlarını kayda almışlar. Kim olduğuna, kimi desteklediğine bakmaksızın takip etmişler. Kendileriyle beraber hareket edenleri bile kayıt altında tutmuşlar.

Dosyalardan Başbakan"ın evinin krokileri, cell haritaları çıkıyor. Kendisi dinlenmiş, evi dinlenmiş, takip altında tutulmuş. Bunların hiç biri yasal değil. Bütün üst düzey yargı mensupları dinlenmiş. Hiç biri yasal değil. Bilal Erdoğan dinleniyor ama bir dinleme kararı, mahkeme kararı yok. Yasal olarak Başbakan dinlenemezmiş. Her hangi bir vatandaşın konutu dinlenemezmiş. Ama burada kural, etik, ahlak, yasa sınır yok. Her şey yapılmış.

Yüz bin insanın dinlemeye alındığı söyleniyor!

Bu ülkenin Başbakanı tehdit altında.

Bu ülkenin kaderine hükmeden, devlet iktidarını temsil eden herkes tehdit altında.

Biz tehdit altındayız. Ülkemiz, insanlarımız...

Başbakana diz çöktürmek istiyorlar. Türkiye"ye diz çöktürmek istiyorlar. Milletin boynuna tekrar boyunduruk takmak istiyorlar. Akıl hocaları, oyun kurucular, kendilerine ihale verenler öyle buyurmuş.

Başbakan üzerine yaptıkları çalışmalara bakınca dehşet verici bir sonuç çıkıyor ortaya.

Geri adım attıramazlarsa, pes dedirtip çekilmesini sağlayamazlarsa, ellerine kelepçe vuramazlarsa ortadan kaldıracaklarmış. Bunu hesabetmişler. Sadece ölümünü beklememişler. Ölmesini sağlayacak operasyonlara, hazırlıklara da girişmişler. Yakında buna ilişkin çalışmaları da görebilirsiniz. Resmin bütünü böyle bir görüntü veriyor.

UKRAYNA SENARYOSU

Başka bir tablo daha çıkıyor ortaya.

Hükümeti devirip Türkiye"yi birilerine altın tepside sunacaklarmış.

Bu olmazsa seçimi manipüle edeceklermiş.

Seçim sonuçlarını etkileyemezlerse binlerce insanı sokaklara yığıp Ukrayna senaryosu uygulayacaklarmış. Türkiye"yi tamamen ele geçiremezlerse belki Ukrayna gibi böleceklermiş.

Başka bir şey düşünemiyorum.

Hani diyorlar ya; "dinleme kararına ilişkin mahkeme kararı yok, soruşturma dosyası yok, bunlar uydurma" diye. Dosyalar da var, numaraları da var. Ama binlerce insanımızı yasadışı yollardan dinlemişler. Tamamen korsan, yasadışı, insanlık dışı bir şebeke eylemi var burada.

Türkiye Cumhuriyeti"nin bu kadar savunmasız kaldığı, mahremiyeti bu kadar ayaklar altına alındığı bir dönemi hatırlamıyorum.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.