Yazarlar Finansman maliyeti konusu

Finansman maliyeti konusu

Levent Yılmaz
Levent Yılmaz İnternet Yazarı

Daha önceki yazılarımda sıklıkla vurguladığım konulardan bir tanesi yaygın medyada sıkça kullanılan “piyasa beklentisi” ifadesinin tam olarak ne anlama geldiğinin açıklığa kavuşmasıydı. Zira ekonomi kanallarında yorum yapan akademisyenler dahil pek çok aktör piyasa deyince; döviz kuru, faiz ve borsa seviyesi gibi oldukça sığ ve anlık hareket edecek veriler üzerinden yorumlar yapıyor. Oysa aynı kişiler büyüme verisi ile ilgili görüşlerine başvurulduğunda üretimden bahsetmeye de bayılıyorlar. Peki reel sektörü hiçe sayıp finansman maliyetlerini olumsuz etkileyecek öneriler getirip sonra üretimden bahsetmek ne kadar gerçekçi? Açıkçası bu hiç kimseye faydası olmayan bir yaklaşım ve içerikler magazin programlarını aratmıyor.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Levent Yılmaz : Finansman maliyeti konusu
Haber Merkezi 10 Haziran 2019, Pazartesi Yeni Şafak
Finansman maliyeti konusu yazısının sesli anlatımı ve tüm Levent Yılmaz yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


NEDEN BÖYLE?

Türkiye bir süredir yüksek faiz ve enflasyonla mücadele ediyor. Enflasyon tarafında dolarizasyonun etkisini ve finansman maliyetlerindeki artışın yansımasını kredi faizlerinden takip ediyoruz. Ancak tüm bunların sadece teknik nedenlerden kaynaklandığını iddia etmek ne kadar gerçekçi bir yaklaşım olur oldukça şüpheliyim. Elbette 2013 sonu itibariyle ABD Merkez Bankası FED’in para politikasındaki değişikliklerin etkisi yadsınamaz. Bu durum bizim gibi gelişmekte olan ülkeleri oldukça zorladı. Ancak Gezi, 17/25 Aralık, kazılan hendekler ve 15 Temmuz gibi olağanüstü olayları görmezden gelmek ne kadar doğru? Yapısal reformları hayata geçirebileceğimiz bir süreci ulusal güvenlik meseleleri ile geçirdiğimizi neden göz ardı ediyoruz?

MERKEZ FAİZE DOKUNMADI

Elbette faizlerin ve enflasyonun geldiği seviyelerin istenilen seviyeler olmadığı aşikar. Ancak geçtiğimiz yıl Ağustos ayındaki spekülatif atağın ardından enflasyonun geldiği seviyeden düşüşün başladığını da görüyoruz. Bunu hem TÜFE hem de Yİ-ÜFE rakamlarından takip ediyoruz. Öte yandan algısal olarak da Merkez Bankası’nın politika faizini takip ediyoruz. Burada Merkez Bankası Para Politikası Kurulu karar metnindeki her kelime bizim için önem arz ediyor.

Her ne kadar dün açıklanan Para Politikası Kurulu kararında faizlerde bir değişiklik olmasa da karar metnindeki ifadelere baktığımızda önümüzdeki toplantılar için aşağı yönlü sinyal veren yerler var. Örneğin; Merkez Bankası, son dönemde açıklanan verilerin ekonomideki dengelenme eğiliminin devam ettiğini gösterdiğini, iç talepteki gelişmelerin ve parasal sıkılaştırmanın etkilerinin enflasyondaki düşüşü desteklediğini belirtiyor.

REEL SEKTÖR İÇİN YENİ İMKANLAR

Enflasyonla mücadele kapsamında Merkez Bankası’nın faizleri bir süre daha yüzde 24’te sabit tutmasının finansman maliyetlerine olumsuz etkisi olduğu aşikar. Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanlığı da reel sektörü bu maliyeler altında ezilmekten kurtarmak için adımlar atmaya devam ediyor. Dün Merkez Bankası kararı açıklanmadan dakikalar önce bakanlık işletmeler için yeni bir paket ilan etti.

“Ekonomi Değer Kredisi” isimli yeni paketle beraber Hazine destekli Kredi Garanti Fonu kefaleti ile 12 banka 25 Milyar TL’lik yeni bir desteği hayata geçiriyor. 12 bankanın katıldığı paketin en önemli amacı işletmelerin üzerindeki finansman yükünü hafifletmek. Paketin kapsamına KOBİ ve KOBİ DIŞI tüm işletmeler alınmış durumda ve faiz oranı hesaplanırken kullandırım tarihindeki yıllık TÜFE oranı baz alınacak ve kullandırım tarihinden itibaren 6 ayda bir güncellenecek. Yani enflasyon düştükçe finansman maliyetleri düşecek.

Ekonomi Değer Kredi Paketi ile firma bazında ciroya göre 5 Milyon TL ile 50 Milyon TL arasında değişen tutarlarda kredi kullandırılacak ve 6 ay anapara ödemesiz toplam 36 ay vadeli krediler için TÜFE+4, 6 ay anapara ödemesiz toplam 48 ay vadeli krediler için ise TÜFE+4,5 faiz oranı belirlenmiş durumda.

Özetle her ne kadar enflasyonla mücadele kapsamında politika faizine dokunulmasa da enflasyon düştükçe reel sektörün finansman maliyetlerini düşürecek yeni bir model hayata geçirilmiş oldu.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.