Yazarlar Sağlık için evde kalın, ekonomide sakin kalın

Sağlık için evde kalın, ekonomide sakin kalın

Levent Yılmaz
Levent Yılmaz İnternet Yazarı

Bir süredir tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gündemi koronavirüs belirliyor. Oldukça ciddi ve maalesef tedavisi henüz olmayan bir hastalık olduğu için pek çok risk ile karşı karşıyayız. Ancak bu risklerin bazıları daha fazla ön plana çıkıyor. Elbette bu risklerin içinde ekonomi ile ilgili olanlar da var. Zaten tüm dünya hükümetleri de üç ana konuya odaklanmış durumda. Sağlık, eğitim ve ekonomi.

EVDE KALIN!

Koronovirüsün yapısı, yayılma süreci ve bulaşma şekillerine ilişkin farklı görüşler ve korunmak için farklı öneriler var. Ancak tüm uzmanların üzerinde hem fikir olduğu bir konu var ki, o da evde kalmak. Enfekte olmuş vaka sayısının artmaması ve toplumun genel sağlığını korumak için atılması gereken en önemli adım zorunlu olmadıkça kimsenin dışarı çıkmaması. Tüm dünya ülkelerinin yetkililerinin önlemler zincirinde ilk sırada olan evde kalma önerisi pek çok açıdan büyük önem taşıyor. Ancak evde kalmanın bazı ekonomik yan etkileri de olacağını göz ardı etmemek gerekiyor. Elbette insan hayatının değeri hiçbir ekonomik gösterge ile ölçülemez. Ancak tüm bu sıkıntılı süreç bittiğinde hala işleyen bir ekonomiye ihtiyacımız olacağını unutmamak gerekiyor. Bu açıdan tıbbi tarafta virüsle mücadele kapsamında atılacak adımlar kadar olmasa da ekonomi politikasında atılacak adımlar da kritik öneme sahip.

EKONOMİDE SAKİN KALMAK NEDEN ÖNEMLİ?

Küresel ekonomide ciddi bir panik havası var. ABD tarafında virüsün ekonomiye etkisini engellemek için ilan edilen paketin faturası şimdiden 6 trilyon Dolar’ı buldu. Avrupa Birliği ülkelerinde rakamlar artık yüz milyarlarca Euro şeklinde ifade ediliyor. Almanya stratejik sektörlerdeki şirketleri kamulaştırabileceğini söylerken ABD Merkez Bankası FED, sınırsız varlık alımı açıkladı. ABD’de her vatandaşa nakit para yatırma dahil pek çok radikal sayılabilecek öneri masada. En liberal ekonomistler ve yazarlar bile devlet müdahalesini öneriyor. Bu konuda ben de hemfikirim. Devletler mutlaka müdahale etmeli. Ancak dozu ve üslubu çok önemli. Ekonomi yönetimlerinin oluşturacağı panik havası işlerin kontrolden çıkmasına neden olabilir. Hatta sonradan telafisi çok daha zor süreçleri tetikleyebilir. Bu açıdan çok dikkatli olmak gerekiyor.

TÜRKİYE’NİN STRATEJİSİ NE OLACAK?

Diğer dünya ülkeleri gibi Türkiye de bir yandan virüse karşı tıbbi önlemler alırken diğer yandan da virüsün ekonomi üzerindeki olası etkilerini hafifletecek politikaları hayata geçiriyor. Türkiye’nin aldığı ekonomik tedbirlerde niceliğe değil niteliğe daha fazla odaklanarak hareket etmesi ve sakin kalması ise son derece olumlu. Zira panik havasının kimseye faydası yok ve günü kurtarmaya yönelik radikal politikaların sonradan kalıcı hasar bırakacağı aşikar. Ayrıca ekonomilerde yaşanan sıkıntıların sebebi ekonomik faktörlerden kaynaklanmıyor. Yaşadığımız sorun benim de yazılarımda sıkça ifade ettiğim üzere ekonomiye etki eden ekonomi dışı faktörlerden kaynaklanıyor. Son 7 yılı göz önüne alırsak ekonomiye etki eden ekonomi dışı faktörlerle mücadele konusunda Türkiye’nin oldukça ciddi tecrübe elde ettiğini görürsünüz. Elbette gelişmekte olan bir ekonomi olarak Türkiye’nin çözülmesi gereken sorunları var. Elbette küresel ekonomiye entegre bir ülke olarak yaşananlardan Türkiye de etkilenecek. Elbette bazı işletmeler ekonomik olarak sorunlarla karşı karşıya gelecek. Ancak panik yapmaya gerek yok. Ekonomi yönetimi aşama aşama iyi düşünülmüş kararlar alarak süreci yönetiyor ve yine süreci en az hasarla atlatacak önlemleri günü gelince ilan ediyor. Bu bakımdan virüsün yayılmasının önüne geçmek için evde kalmak ne kadar kritik öneme sahipse ekonominin kalıcı hasar almasını engellemek için de sakin kalmak o kadar önemli.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.