|
İspanya"ya giderken...

Finalde ikinci kez karşılaştığımız Hırvatistan karşısında, yarı finalde yakaladığımız önemli değişim ilk çeyrekte açıkça görüldü. Oyun kurcularımız Engin ve Ender''in kendilerine güvenerek oynamaları tüm takıma her yönüyle olumlu yansıdı. Önemli olan bunun tüm maç süresine yansımasıydı.

Ancak savunmada uzun ve kısa yardımlaşmasında zaafiyet yaşadık. Kısalarımıza nazaran fizikçe üstün olan Planinic, Kus ve Popovic gibi Hırvat kısalarının sürekli penetrelerini uzunlarımız iyi zamanlamayla kapatamadılar. Sürekli turnikeler yedik. Hırvat sayılarının %40''ı penetrelerden geldi.

Ayrıca maça iyi başlayan Mehmet ve Hidayet gibi oyuncuların bir final maçında haddinden fazla dışarıda dinlendirilmeleri yanlıştı. Hido, tüm bir çeyrek unutuldu.

İlk yarıda Ersan''ın sorumluluk almamasını yine yadırgadık. Hırvatların devreyi 39-31 önde kapamasında ribaunt zaafiyetimizin de payı vardı.

İkinci yarıya düşen savunma direnci ve deorganize hücumla başladık. Düşük faul yüzdemiz de %40 ile dikkat çekiyordu. Unutmayalım ki İspanya''da 1 sayının altın değeri vardır.

Üçüncü çeyreğin ortalarında kenardan gelen Hidayet ve Kerem''in hücum ve savunmadaki katkılarıyla farka denge getirdiysekde oyun düzenimiz uyumlu değildi.

Maçı makine düzeninde oynayan Hırvatlar 77-69 kazandı. Fakat biz Memo, Hido ve Ersan gibi oyunculardan İspanya''da çok daha fazla verim alabilmenin yollarını kesinlikle bulmalıyız. Bu arada İzmir''in coşkun seyircisine teşekkür ederiz.

17 yıl önce
İspanya"ya giderken...
Müslümanların dünyevileşme ile imtihanı (II)
Hor görme iradeni, o sensin!
Kara dinlilerle milletin savaşı
Atatürk için birkaç damla gözyaşı
Kürtler Ortadoğu"nun korkulu rüyası mı?-1