Yazarlar Erdoğan ile köprüler ne zaman, niçin atıldı?

Erdoğan ile köprüler ne zaman, niçin atıldı?

Markar Esayan
Markar Esayan Gazete Yazarı

Paralel yapı soruşturmaları ile bir kısım aydınlarımız yine gündeme geldi. Çünkü sanki son bir yıldır hiçbir şey yaşanmamış gibi, bu aydınlar iki tane “Demokrasiye darbe” bildirisine imza atmışlar ve tartışma yaratmışlardı.

Nitekim Gürbüz Özaltınlı Serbestiyet’teki köşesinde “Bu aydınları okumayı reddediyorum” başlıklı yazısıyla bu önyargılı tutuma isyan etti.

Ben Gürbüz’ün yazısını okurken, hükümetle söz konusu aydınlar arasında köprülerin ilk atıldığı tarihi hatırlamaya çalıştım. Hangi derin kriz bu aydınları bu noktaya kadar savurmuştu? 2010 referandumu mu, 2011 seçimleri öncesi mi, yoksa sonrası mı? Uludere mi, yoksa 7 Şubat 2012 MİT Darbesi mi? Tam emin olamadım. Ben de arşivlere baktım.

Şaşırtıcı biçimde, hadisenin kökü 2010’dan çok önceye, 2008 yılının başlarına kadar gitmekteydi. Liberal/sol aydınlarla Erdoğan arasındaki ilk çatlamayı nihayet bulmuş ve çok şaşırmıştım. Çünkü ilk çatlama, 22 Temmuz 2007 seçimlerinden sonra AK Parti’nin başörtüsü sorununu çözmek üzere harekete geçmesiyle baş göstermişti.

AK Parti hükümeti MHP’nin de desteğini yanına alarak 2001 yılında tabanına söz verdiği bu insan hakları gaspını gidermek için bir anayasa değişikliğine gitmişti. Hani Hürriyet’in o ünlü “411 el kaosa kalktı” manşetini attığı 10 Şubat 2008 günkü değişiklikti bu.

Mehmet Altan 13 Şubat 2008 gecesi bir televizyonda “Türkiye’de 12 milyon kişi günlük bir dolarla yaşıyor, türbandan acil sorunlar var” demiş, Başbakan Erdoğan’ın cevabı gecikmemiş “Biz geldiğimizde 18 milyondu, 12’ye düşmüş, onu niye söylemiyorsun. Milleti aldatmayın. Dürüst olun...” diye çıkışmıştı. (14.02.2008)

Krizi medyaya ilk taşıyan 16.02.2008 tarihli “Koalisyon çatladı, ama sorun bakalım neden çatladı” yazısı ile Fehmi Koru idi.

Bir gün sonra ise Ahmet Altan, Fehmi Koru’ya varolan durumu netleştirdiği için teşekkür ederken, Erdoğan’a yönelik sert bir yazı kaleme alıyordu. (AKP ve liberaller, 17.02.2008, Taraf)

Star başyazarı Mehmet Altan hemen ertesi gün Vatan gazetesine verdiği mülakatta şöyle diyordu: “Türkiye, tek mönülü fakir bir lokantaya döndü. Varsa yoksa türban... Madem özgürlükleri savunuyorsunuz, önce YÖK’ü kaldırın, üniversiteyi özgürleştirin. 301. maddeyi neden değiştirmiyorsunuz? Üstelik bunları yapmak, türban sorununu çözmekten daha kolayken...” (18.02.2008, Vatan)

(Bu nasıl diktatörlükse Mehmet Altan Star’dan bundan dört yıl sonra, 18 Ocak 2012 tarihinde ayrılacaktı.)

Western fimlerindeki cenaze levazımatçısına benzer şekilde Hürriyet 20 Şubat’ta “AKP liberal kavgasında flaş gelişme” başlığıyla bir haber yapıyor ve “AKP ile liberaller arasındaki gerilim, Başbakan’a yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak yazarı Fehmi Koru’nun, AKP’nin kendisine destek veren liberallerle arasındaki koalisyonunun çatladığını yazmasıyla başladı” alt başlığını kullanıyordu.

Bu arada kritik bir gelişme daha yaşanıyordu o günlerde. 13 Şubat 2008 tarihinde Marmara Üniversitesi’nde bir konuşma yapan Yargıtay eski Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, “Laiklik ilkesine aykırı eylemlerde bulunursanız kapatılmayı hak edersiniz” diyordu. Ertesi gün de Başsavcı Abdurrahman Yalçınkaya kapatma iddianamesini AYM’ye veriyor, mahkeme 31 Mart’ta iddianameyi kabul ediyordu.

27 Şubat’ta ise CHP Başörtüsü düzenlemesini AYM’ye götürmekteydi. Anayasa Mahkemesi 5 Haziran’da başörtüsü düzenlemesini iptal ederken, 30 Temmuz’da AK Parti’yi “laiklik karşıtı odak” olmaktan suçlu buluyor, partiyi kapatmıyor ama para cezası veriyordu.

Fehmi Koru bu konuya sık sık dönüyordu. 04 Nisan 2008 tarihli yazısında ilginç bir noktaya dikkati çekiyordu, şöyle ki...

“Ak Parti’’nin yeni dostları “Suyundan git, hatta gölgesine sığın” aklını veriyorlar. Hiç kuşkusuz bu da bir yöntem; bazen başarılı olmuş bir yöntem hem de... Vaatleri kestirmeden bu; “Uslu çocuk ol ve kurtul” diyorlar... Belki anlamamışlardır diye, Deniz Baykal, Aydın Doğan ve Ertuğrul Özkök’’ün öğütlerini bir kez de ben özetleyeyim dedim Ak Partililere.”

Koru’nun bahsettiği “yeni” dostlar liberaller değil, Hürriyet’in başını çektiği merkez medya ve CHP.

Yarın hafıza tazelemeye devam edelim.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.